Platonov, pek çok çağdaşı gibi Dünya ve Rus tarihini etkileyen olaylara, tanıklık etmiş bir yazar.Dolayısıyla bu tanıklıklar eserlerine de etki etmiş.
Ülkesindeki baskı rejiminden de payını almış, sansürle uğraşmış.
Çevengur, Platonov'un kişisel yaşamından da izler taşır.Platonov'un çocukluğunda babası demiryollarında marangozluk yaparak, geniş ailesini geçindirir.
Evin en büyük çocuğu olan Andrey Platonov küçük yaşta babasına destek olmak için çalışmaya başlar.
Yoksulluk tıpkı Çevengur'daki gibi dilendirmeye gönderilen bir çocuk topluluğu yaratır o dönemde.
1918 yılında cepheye erzak taşıyıp, karları temizleyen bir lokomotifte babasına yardım eder Andrey.Bu deneyimini de Çevengur'a yansıtır.
1928 yılında Çevengur romanını tamamlar Platonov, ancak yazdığı bir öykü nedeniyle rejim karşıtı ilan edilmiştir bile.Çevengur, Platonov'un tamamlanmış tek romanı olur.1936'dan sonra ise takma adlarla yazar.
Çevengur'da hikâye bir köyde başlar. Platonov kitabın başında, ülkenin toplumsal, siyasal koşulları üzerine genel bir tablo çizer.
Zahar Pavloviç ve küçük yaşta annesini kaybeden, babasının intiharı ile de babasız kalan Dvanov ile tanışırız.
Dvanov, bir süre bir ailenin yanına sığınsa da yoksulluk öylesine büyüktür ki, önce çoğu çocuk gibi dilenmeye gönderilir, sonrasında ise kaderine terk edilir.
Zahar Pavloviç sürekli hareket halindedir, İnsanların bozuk aletlerini tamir eder, seyahatleri sırasında.Makinelere olan tutkusu, aklıma sürekli Nâzım Hikmet'in
"trrrrum,
trak tiki tak
makinalaşmak istiyorum!
mutlak buna bir çare bulacağım
ve ben ancak bahtiyar olacağım
karnıma bir türbin oturtup
kuyruğuma çift uskuru taktığım gün!
trrrrum
trrrrum