AKSAYAN DEVRİM
Puan vermedi·456 syf.··
2024 7. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2024 21:06
Seyatte olduğum için çok az bir kısım kalmasına rağmen kitabı bitirip sevgli @ipekdadakcı’nın #dünyakladikleriokumakulübü’nün kitaba dair toplantısına dahil olamadım ama kitap beni çok yordu. Açlık, sefalet, burjuvalara acımasızca yapılan kıyım ezilenin gücü eline geçirince uyguladığı zulum ve en fenası "CEHALET" tahammül sınırlarımı zorladı gerçekten. Üç beş ezberledikleri kuralla el yordamı bir devrim gerçekleştirdiklerini düşünerek, ellerine yüzlerine bulaştırdıkları prototip bir köy idealinin, sükut u hayale dönüşmesinin hazin hikayesi. Burada aydınların bu ideali genele anlatamamasının çok büyük etken olduğunu düşünüyorum. Kurtuluş savaşının akabinde aynı yoksulluk ve cehaletle Mustafa Kemal ve arkadaşları "DEVRİM" kavramını tam anlamıyla karşıyan topyekün bir dönüşümü gerçekleştirebilmişler. Evet eksikler, hatalar olmuş ama sonuç 100 yıl direnmeye gayret eden bir demokrasi. Oysa büyük umutlarla filizlenen Rus devrimi bilhassa Stalin sonrası tam bir facia olmuş. Bulgokov'u okurken bu faciayı derinden hissetmiştim. Platonov'un kitabında ise gerçekleştirilemeyen bir devrimin yolunu kaybetmiş bir avuç çapulcunun kakafonisi okudum. Bence onlar bir yıldız gibi parlayan Lenin'in ışığında gözleri kör olmuş birer zavallıydı. Çevengur zamanın devletin resmî gazetesi Pravda’da karşı devrimci olarak ilan ediliyor yazarın tüm kitapları gibi. Kitap,1928 yılında tamamlanmış.Karşı devrimci olduğu iddia edilmiş.Sebep olarak devrimi yanlış resmetmesi gösterilmiş.Bunun üzerine Platonov Stalin ve Gorki’ye mektuplar yazmış.Gorki’ye gönderdiği mektupta romanın bütünüyle karşı devrimci olarak anlaşıldığını, oysa kendisinin amacının komünist toplumun başlangıcının dürüst bir resmini çizme girişimi olduğunu belirtmiş.Gorki beğeniyor beğenmesine ve cevap olarak şöyle diyor:”Tüm
Edebiyat
ÇevengurAndrey Platonov · İthaki Yayınları · 2022197 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Platonov, pek çok çağdaşı gibi Dünya ve Rus tarihini etkileyen olaylara, tanıklık etmiş bir yazar.Dolayısıyla bu tanıklıklar eserlerine de etki etmiş. Ülkesindeki baskı rejiminden de payını almış, sansürle uğraşmış. Çevengur, Platonov'un kişisel yaşamından da izler taşır.Platonov'un çocukluğunda babası demiryollarında marangozluk yaparak, geniş ailesini geçindirir. Evin en büyük çocuğu olan Andrey Platonov küçük yaşta babasına destek olmak için çalışmaya başlar. Yoksulluk tıpkı Çevengur'daki gibi dilendirmeye gönderilen bir çocuk topluluğu yaratır o dönemde. 1918 yılında cepheye erzak taşıyıp, karları temizleyen bir lokomotifte babasına yardım eder Andrey.Bu deneyimini de Çevengur'a yansıtır. 1928 yılında Çevengur romanını tamamlar Platonov, ancak yazdığı bir öykü nedeniyle rejim karşıtı ilan edilmiştir bile.Çevengur, Platonov'un tamamlanmış tek romanı olur.1936'dan sonra ise takma adlarla yazar. Çevengur'da hikâye bir köyde başlar. Platonov kitabın başında, ülkenin toplumsal, siyasal koşulları üzerine genel bir tablo çizer. Zahar Pavloviç ve küçük yaşta annesini kaybeden, babasının intiharı ile de babasız kalan Dvanov ile tanışırız. Dvanov, bir süre bir ailenin yanına sığınsa da yoksulluk öylesine büyüktür ki, önce çoğu çocuk gibi dilenmeye gönderilir, sonrasında ise kaderine terk edilir. Zahar Pavloviç sürekli hareket halindedir, İnsanların bozuk aletlerini tamir eder, seyahatleri sırasında.Makinelere olan tutkusu, aklıma sürekli Nâzım Hikmet'in "trrrrum, trak tiki tak makinalaşmak istiyorum! mutlak buna bir çare bulacağım ve ben ancak bahtiyar olacağım karnıma bir türbin oturtup kuyruğuma çift uskuru taktığım gün! trrrrum trrrrum
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Reklam
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2023 23:57
Gülsarı, gençliğinde herkesin gözdesi olan ünlü ve cins bir yorga atıdr. Tanabay ise onun yetiştiricisidir. Kimi zaman birlikte macerelara atılmış kimi zaman yolları ayrılmıştır ama Gülsarı'nın yaşamının son dakikalarında yine yanında biricik sahibi Tanabay vardır. Bu son zorlu zamanda Tanabay geçmişe bir yolculuk yapar. Yaşadığı iyi güzel şeyler de gelir aklına, çektiği çilelerde. Gün Olur Asra Bedel 'deki gibi geriye dönüşlerle farklı zamanlarda yaşanılan olaylar anlatılır. Kitabın konusu bir at ile onun sahibi arasında geçen maceralar gibi görünse de Aytmatov'un birçok kitabında olduğu gibi ciddi anlamda sistem eleştirileri vardır. Gülsarı bir semboldür aslında. Onun üzerinden devrim ve devrim sonrası ülkede yaşanılanlardır asıl anlatılmak istenen. Tanabay, askere gitmiş, savaşmış; kendini devrime adamış, her zaman parti için durmadan çalışmıştır. Ama bu süreçte mutlululuğu yakalayamamıştır. Mutlululğu yakalayamadığı gibi emekleri hiçe sayılmıştır. Aytmatov, komünizmin aksayan yönlerini, her şeyin kitaplarda yazılan haliyle uygulanamadığını, alt ile üstün kopukluğunu çok güzel dile getirmiştir. Okuduğum diğer kitapları gibi yine çok içime işleyen bir kitap oldu. Diline, anlatımına hayranlığım katlanarak arttı. "-Sen komünist bir çoban olduğun halde kuzuların neden ölüyor? +Herhalde kuzular benim komünist olduğumu bilmiyorlar! diye patladı Tanabay." "Zaman kimseyi kayırmaz, her canlı yaşlanır, her şey eskir."
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,1bin okunma