Su yüksek yerden alçak yere akardı.Yerçekimi kanunu böyleydi.Duygular da yerçekimine göre hareket ediyordu.Bağınız olan,duygularınızı paylaştığınız birinin karşısında yalan söyleyip paçayı kurtarmak zordu.Gerçekler ortaya çıkmak isterdi.Bu,özellikle üzüntünüzü ya da hassasiyetinizi gizlemeye çalıştığınız zamanlarda geçerliydi.Üzüntünüzü bir yabancıdan ya da güvenmediğiniz birinden saklamak daha kolaydı.
Herkes birbirine “seni seviyorum” diyor.Oysa bu kelimelerin artık bi özelliği kalmadı.Çünkü bir yaşındaki çocuk bile “seni seviyorum”diyor.Gerçi bir yaşındaki çocuk bu kelimeyi içten söylüyor olabilir.Ama ne bileyim yani?Sevmeden söylemek çok acı,korkunç doğrusu bu kelimeye çok acıyorum.Çünkü önüne gelen boş boş sevmeden “Seni Seviyorum”diyor.
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin
Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin
Bir kalbim var et,kan,sinir
İki gözüm var seni görür
Ayaklarım sana gelir
Ellerim seni arar
Bir dünya ki kocaman
Bir evren ki sonsuz
Sen olmasan neye yarar?