İnsanların büyük çoğunluğu Kamala, düşen bir yaprak gibidir, kapılır gider rüzgârın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgâr varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.
Evden en uzak yerlerdeki meditasyonlarda bile kendisine babasının oğlu gözüyle, bir Brahman, yüksek sınıftan biri, ruhani bir kişi gözüyle bakmıştı. Oysa Siddhartha’dan başka bir şey değildi artık, uykusundan uyanmış bir kişiydi, o kadar.