Manipülasyon Medyası ve Algı Üreterek Aldatma Siyasetinin Sonu Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir yurttaşı yaşamı boyunca Cumhuriyet devrimlerine yönelik art niyetli yıkımın karanlık sicilini tutmuş, 1938 sonrası çok partili siyasetin, soyguncu sermayenin, medyanın kirli, kinli ilişkilerini askeri ve sivil darbelerle yapılan kanlı soygunların amacını görmüş, bir holdingin bankası içinde çalışarak 11 Eylül 2001 kur vurgunu ile servetleri kadar servet vurgunu yapanları suçüstü etmiş, 12 Eylül 2012 tarihinde özellikle böyle bir gün seçilerek işten sebepsiz çıkartılmış, yaşadıklarını video çekerek duyurmak istemiş engellenmiş, mahkemelere kamu davasına dönüştürmek için taşımış Anayasa mahkemesi görmezden gelmiş, yargıcı savcısı bu yaşananları duymamış, yetmemiş 12 Eylül 1980 ve 12 Eylül 2012 iki darbeye karşı sermaye, siyaset, medya destekli soygunun tüm unsurlarına kitap ile muhtıra vermiş yurttaşlık görevini yerine getirmiş. Kapitalizm Anadolu da bir Türk tarafından yıkılmış olmasına rağmen dünya ayağa kalkmış. Hadi diyelim son çeyrek yüzyılda özelleştirme talanı doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı vurgunu ile demografik yapı değişikliği dayatması yapan mevcut yönetimin işine gelmediği için görmedi. Bu ülkede tüm muhalefet ve işbirlikçi medya ve gazeteciler dünya da eşi benzeri görülmemiş bir şekilde kitapla bir yurttaşın muhtıra vermiş dünyada bir ilki gerçekleştirmiş olmasını bu soygun düzenin devamından yana tavır koymuş değillerse nasıl görmezden gelir ve duymazlar. Nereye kadar duymayacak ve görmeyeceksiniz. Yarın ikiyüzlülük ederek biz bunu nasıl kaçırdık dediğinizde bu yazılanlar sizi boğacak. O gün geldiğinde geçti borun pazarı diyecek bu yazılanlar dile gelen hakikat. Dünya bir Türk'e bedeldir o Türk işte bu Türk'tür. Bu bir bilinçtir. Bir kişi değildir.
Hayata Dair
Duygular; insanlara, durumlara ve içinde yaşadığımız çevreye algımızı etkiler. “Duygular “ biz” ve “dünya“ arasındaki filtrelerdir”.
Sayfa 70·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"İnsanların çoğu baktığı halde görmüyor..."
Sayfa 235 - Domingo Yayınları·Kitabı okuyor
İnsan olmak, dünyayı sürekli indirgeyerek anlaşılabilir ve basit bir anlatıya dönüştürmek demekti
Alıntı
Bazen görmek ve hatırlamak yetmiyor, düşünebilmek de gerek.
Sayfa 33 - Ketebe·Kitabı okudu
Öykü
Orijinalinde babunların sadece kısa süreli, anlık çiftleşme anındaki cinsel etkileşimini tanımlayan "eşleşme/eş" terimi, bilim insanları tarafından genişletilerek sanki tüm primatların "tek eşli uzun vadeli aile bağları" kurduğu yönünde sahte bir algı yaratmak için kullanılmıştır. Bu kelime oyunu yüzünden, primat dişilerinin aslında kabiledeki diğer tüm erkeklerle serbestçe yaşadığı o muazzam çoklu cinsel birleşmelerin evrimsel önemi tamamen görünmez kılınmış, sansürlenmiştir. Dil, doğanın çok eşli hakikatini evlilik kafesine tıkamak için bir manipülasyon aygıtı olarak işe koşulmuştur.