Puan vermedi·112 syf.··
2025 3. kitabı
Bu kitap bana Livaneli'nin bir yönüyle İstanbul şehrengizi gibiyken diğer bir yönüyle de bazı büyük isimlere karşı saygı duruşu gibi geldi. Kitapta mahlaslar kullanarak edebiyatımızda yer edinmiş şairler, yazarlar, devlet büyükleri, liderler, sultanların gölgelerinin bir sokak lambası altında toplanıp sohbet edip şiir okuyuşları anlatılıyor. Bu isimler; Avnî mahlasıyla Fatih Sultan Mehmet; Asım Us mahlasıyla Mustafa Kemal Atatürk; Halide Salih mahlasıyla Halide Edip Adıvar; Üsküplü Ahmet Agâh mahlasıyla Yahya Kemal Beyatlı; Saksağan mahlasıyla Reşat Nuri Güntekin; Orhan Selim mahlasıyla Nazım Hikmet; A.Metin mahlasıyla Sabahattin Ali; F.M. İkinci mahlasıyla Kemal Tahir; Raşit Kemali mahlasıyla Orhan Kemal; Mehmet Ali Sel mahlasıyla Orhan Veli Kanık; Kemal Sadık mahlasıyla Yaşar Kemal; Ali Kaptanoğlu mahlasıyla Attilâ İlhan; Cemasef, mahlasıyla Cemal Süreya; Ayhan Çağlar mahlasıyla Ece Ayhan ve William Flynn mahlasıyla Ülkü Tamer... Bu isimleri okuyor olmanın güzelliği bir yana kitap sıcak, sade bir dille yazılmış. Çok kısa olması biraz yarım kalmışlık hissi oluştursa da ben severek okudum ama beğenmeden de çok onu da söylemek gerek. Onları da anlamadım diyemem çünkü kitapta bir sürükleyicilik bir olay örgüsü ya da sonunu merakla bekleyeceğiniz bir kurgu yok. Ama başta da dediğim gibi adeta bir saygı duruşu olan bu kitapta hepsi ayrı ayrı özellikleriyle gönlümü fethetmiş bu isimleri bir arada okumak benim fazlasıyla hoşuma gitti.
Edebiyat & Roman
GölgelerZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20185,2bin okunma
8/10
·240 syf.··
2026 2. kitabı
Kitabın başrolü Hasan... Hasan aslında tam olarak "içimizden biri" gibi durmasa da, bir yanıyla size çok tanıdık gelecektir. Hani sokakta yürürken göz göze geldiğimiz ama dikkat etmediğimiz, kendi halinde, biraz gizemli ve tekinsiz insanlar vardır ya; işte Hasan tam da o. Hasan bir "kaçakçı". Ancak mesele sadece mal kaçırmak değil; o aslında hayattan kaçan bir adam. Zihni öylesine karışık ki... Ne tam köylü kalabilmiş ne de tam şehirli olabilmiş. İki dünya arasında sıkışıp kalmış bir ruh. Bu sıkışmışlık hissi, kitabı okurken sizin de boğazınızda bir düğüm oluşturuyor. Karakterin yalnızlığı o kadar somut ki, elinizi uzatsanız dokunacakmışsınız gibi hissediyorsunuz. Attilâ İlhan bu kitabı kaleme aldığında henüz çok gençmiş, fakat satırları okurken sanki o sokakları yüzyıllardır adımlıyormuş gibi bir derinlik hissediyorsunuz. Sinematografik Bir Anlatım: Kitabı okumuyor, adeta izliyorsunuz. Yazarın senarist yönü (Ali Kaptanoğlu takma adıyla yazdığı senaryoları hatırlayalım) burada kendini belli ediyor. Sahne geçişleri ve mekan tasvirleri tam bir film tadında. Kitabın farklı bakış açıları üzerinden anlatılan hikâyenin Hasan, Yakup, Ayhan, Meryem ve Leon karakterleri çevresinde şekillendiğini görüyoruz. Ara sıra anlatıya 'Sokaktaki Adam' da dahil oluyor ve onun bölümleri eserin en etkileyici kısımlarını oluşturuyor. Kasvetli ama Büyüleyici: Kitapta daima bir liman havası, gemi düdükleri, loş otel odaları ve dumanlı mekanlar hakim. İnsana sebepsiz bir hüzün yüklüyor ama bu hüzün rahatsız edici değil; aksine tuhaf bir keyif veren, derin bir melankoli. Açıkça belirtmek isterim ki, eğer "Her şey harika olacak, kahramanımız dünyayı kurtaracak" tarzında bir hikaye arıyorsanız, bu kitap size göre olmayabilir. Gerçekçilik: Bu eserde "hayat toz pembe değil" mesajı oldukça baskın.
Edebiyat
Sokaktaki AdamAttila İlhan · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021869 okunma
Reklam
Gölgeler Sohbeti...
7/10
·112 syf.··
2025 223. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 19:49
Konstantiniyye Otel'inde belli dönemlerde yaşamış ancak benzer hayatı yaşayan kendi olarak dünya da varolmuş şairler, yazarlar, devlet adamı lider ve sultanı insanlar bizim insanlarımız ve mâhlaslarıyla geçmişten günümüze, mücadelemize ışık tutan yüreğimizde ki cevahirlerimiz. *Avnî, gönlünü Galata'ya Firdevs'i ile bağlayan Fatih Sultan Mehmet... *Asım Us, bir çift mavi gözle sarışın kurt Mustafa Kemal Atatürk... *Halide Salih, ile adıyla Gölgeler arasında yer alan baştan ayağa Kuvayi Milliye'nin Kadın ruhu Halide Edip Adıvar... *Üsküplü Ahmet Agâh, İstanbul'un sessiz gemisi Yahya Kemal Beyatlı... *Saksağan, bir duruşla çürüyen insanların konakların köşklerin gözlemcisi Reşat Nuri Güntekin... *Orhan Selim, Mavi Gözlü Dev Memleket Şairi Nazım Hikmet... *A.Metin, yazar şair gazeteci dönemin en keskin kalemi başı öne eğilmeyen Adam Sabahattin Ali... *F.M. İkinci, Esir bir şehrin Yorgun savaşçısı Kemal Tahir... *Raşit Kemali, bereketli toprakların ekmek kavgasının kalemi Orhan Kemal... *Mehmet Ali Sel, İstanbul'u dinleyip anlatamamanın garip şairi Orhan Veli Kanık... *Kemal Sadık, Çukurovanın memleketin Kartal gözlü yazarı ve şairi yaşayan destanı Yaşar Kemal... *Ali Kaptanoğlu, Üçüncü bir şahısta bile ben sana mecburumun şairi Attilâ İlhan... *Cemasef, Uzaktan sevmenin kapalı yolların sevgili şairi Cemal Süreya... *Ayhan Çağlar, Martıların çığlıkları ile kanat çırpan şair Ece Ayhan... *William Flynn, Gölgelere katılan "Ne şairler sevdim;zaten yoktular" dizesi ile olmak istediği yerde olan Ülkü Tamer... Eşsiz ve sonsuz bir sohbette biraraya gelen bizi biz yapan umudun, sevdanın, memleketin, mücadelenin, âşkın temsilcileri... Gölgeler Zülfü Livaneli
GölgelerZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20185,2bin okunma
Puan vermedi
Eserimiz bir davet yemeğinde kendilerine bir masa bulamayan ve oradakilerin asla edebiyat sohbeti yapmadığını bu sohbetlerin sevilmediğini fark eden bir grup ile başlıyor.. Hatta bulundukları mekândan o kadar izoledirler ki şöyle bir cümle geçiyor: "Hayaletler gibiyiz" diyor "Bizi görmüyorlar."s.14 . . Önsözünde Zülfü Livaneli bu eserin Konstantiniyye Oteli nde 'Edebi ve Ebedi Gölgeler' bölümün genişletilmiş hali olduğunu belirtiyor.. ve devamında --->Bu kitapta yazar ve şairlerimizin asılları değil ama gölgeleri var; yani müstear isimleri. Hem varlar hem yoklar, hem ünleri çok yayılmış hem de sonsuza kadar gölge olarak kalmaya mahkumlar. Şeklinde yazılış amacını açıklıyor . . Bu Dünyaya izler bırakıp dönemin şartlarında bir gölgeye sığınarak buralardan geçip giden şairlerimizin yazarlarımızın sanki birebir kendisi ile konuştuğumuz bir eser olmuş. Kurgusu çok güzeldi ama içime dokunan bir şey var kitabın en başından en sonuna bir ' unutulma ' hissi var. (Her biri için )Belki eserleri okunmasa bile isimlerinin bilindiğini düşünüyorum. Bu kadar güzel izler bırakıp giden insanlar unutulmak hissiyle boğuşurken bizler iz bırakmak için neler yapıyoruz diye düşündüm. .. .. Kitapta geçen mahlasları buraya bırakıyorum onlarla konuşuyormuş gibi hissetmek isterseniz okuyabilirsiniz A. Metin: Sabahattin Ali Ali Kaptanoğlu: Attila İlhan Asım Us: Mustafa Kemal Atatürk Avnî: Fatih Sultan Mehmet Ayhan Çağlar: Ece Ayhan Cemasef: Cemal Süreya F.M. İkinci: Kemal Tahir Halide Salih: Halide Edip Adıvar Kemal Sadık: Yaşar Kemal Mehmet Ali Sel: Orhan Veli Kanık Orhan Selim: Nazım Hikmet Raşit Kemali: Orhan Kemal Saksağan: Reşat Nuri Güntekin Üsküplü Ahmet Agah: Yahya Kemal Beyatlı William Flynn: Ülkü Tamer
Edebiyat
GölgelerZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20185,2bin okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 148. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2024 10:58
Keyifle okudum. Zaten bir çırpıda bitecek bir eser. Zamanında kendi isimlerini gizleyip müstear ad kullanan kişilerin bir araya gelip ettiği sohbetler üzerine kurgulanmış bir eser. Asım Us, Ali Kaptanoğlu, Orhan Selim gibi kişiler. İyi okumalar dilerim:)
GölgelerZülfü Livaneli · Doğan Kitap Yayınları · 20185,2bin okunma
“GÖLGELER…”
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 59. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2024 23:25
Yine oldukça ilginç bir kitabın yorumuyla buradayım. Yazarı Ömer Zülfü Livaneli; Hem müzisyen, hem sinema yönetmeni, hem de müthiş bir edebiyatçıdır kendisi. Onun şarkılarıyla büyüdük, şimdi kitaplarıyla zenginleşiyoruz. ‘Gölgeler’ kitabı, yazarın ‘Konstantinniye Oteli’ romanının bir bölümünün genişletilmiş haliymiş. Kitapta tanıdığımız, dizelerini ve kitaplarını okuduğumuz birçok isim, yazar, şair, devlet adamı Takma Adlarıyla önümüze çıkıyor. Kimler var, kimler yok ki.. hatta kitapta adı geçenlerin bir listesini yaptım, Takma ve Gerçek Adıyla kim kimdir, ben şu an kimi okuyorum, unutmayayım diye (listeyi bu incelememin altına da paylaşıyorum ayrıca). Öncelikle Mahlas nedir; kitapta hep Mahlas’tan söz ediliyor. Anlamı: Gerçek isim yerine kullanılan Takma addır. Dilimize Arapçadan geçen bir kelime. Neyse dilbilim konularında derinleşmeden kitaba döneyim. Livaneli burada, edebiyat dünyasında Mahlas kullanan kimlerdir ve ne için bunu yapmışlar ve hangi adları kullandıklarını yazmış. Hepsi de çeşitli nedenlerden ötürü kimliklerini gizleyerek, takma ad kullanmışlar. Çoğu baskılardan, sansürden kurtulabilmek için, kimisi seçim derdinden, polis korkusundan, kimi de utangaçlıktan böyle takma adların arkasına saklanmışlar. Kısacası ‘Gölgeler’ yaratmışlar kendilerine. Edebiyat dünyası Gölgeler diyarı olmuş adeta. Birkaç örnek verecek olursam kitaptan: Fatih Sultan Mehmet’in kendine uygun gördüğü takma ad ‘Avni’ymiş. Bana çok ilginç geldi. Koskoca ve her şeyin mutlak sahibi bir padişah kendisine neden Avni desin ki yani değil mi. Ama ‘Avni’ kelimesinin anlamına bakınca, kendisine ‘yardım etmek isteyen, yardım eden kişi’ olarak bu ismi yakıştırmış olduğunu anlamış oldum. ‘Avni’ takma adıyla bir Rum dilberine akıl almaz övgülerde bulunmuş şiirlerinde. Kimsenin aklına
Duygu ve düşünceler
GölgelerZülfü Livaneli · Doğan Kitap Yayınları · 20185,2bin okunma
Reklam
Reklam