7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 22:58
Bir okuyucu olarak bu kitapta beni çeken şey, büyük cümlelerin arkasındaki sadelik oldu. Hacı Bektaş Veli’nin öğretisi insana yüksekten bakmıyor; aksine insanı kendi içinden yakalıyor. Okurken şunu hissettim: Tasavvufun özü hep,uzaklarda aranacak bir sır değil; insanın kendi içindeki dağınıklığı toparlayabilmesi, merhameti zayıflık sanmaması, adaleti öfkeyle karıştırmaması ve en önemlisi kendi içindeki zalimi fark edebilmesidir. Mevlânâ’da aşkın, İbn-i Sînâ’da aklın, Hacı Bektaş Veli’de ise insan olma ahlakının başka bir hâlini görüyorum. Her âlim, insanın başka bir kapısını aralıyor. Kimi kalbe sesleniyor, kimi akla, kimi vicdana… Bu yüzden böyle metinleri okumak benim için sadece bilgi edinmek değil; farklı zamanlarda yaşamış büyük zihinlerin dünyaya baktığı yerden bir anlığına bakabilmek gibi. Her âlimin görüşüne sahip olmaya çalışmak, onların hakikat arayışındaki inceliği anlamaya yaklaşmak bence bir çeşit sihir. Çünkü insan okudukça yalnızca yazılanı değil, kendi içindeki karşılığını da görmeye başlıyor. Hacı Bektaş Veli’nin bu kitabı da bende tam olarak böyle bir yerde durdu: Sade görünen ama insanın iç disiplinine ve vicdan terazisine dokunan derin bir hatırlatma olarak.
Alıntı
Hacı Bektaş Veli - Kuvvetini Mazluma Değil Zalime KullanMesud Topal · Destek Yayınları · 202590 okunma
Tüm İnsanlık Adına Yazılmış Tam Bir Baş Yapıt
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
GİRİŞ "Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı." 19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir. Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş. Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan "Grotesk" dediğimiz edebi
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir Head-Hunterin Anıları
10/10
·256 syf.··
2026 5. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 04:30
İnsan kaynakları, kariyer yönetimi ve kişisel gelişim alanlarına ilgi duyan herkes için değerli bir kaynak niteliğinde. Yazar, uzun yıllara dayanan akademik ve profesyonel deneyimini samimi bir anlatımla okuyucuya aktarıyor. Kitapta yalnızca işe alım süreçleri değil, aynı zamanda beyaz yakalı çalışma hayatının görünmeyen yönleri, kariyer yolculuğunda karşılaşılan zorluklar ve bunların nasıl aşılabileceği de ele alınıyor. Anılarla desteklenen anlatım, teorik bilgilerin daha anlaşılır ve etkileyici hale gelmesini sağlıyor. Özellikle insan kaynakları alanında eğitim gören öğrenciler ve kariyer planlaması yapan profesyoneller için yol gösterici bir eser. Kitap, okuyucuyu hem mesleki hem de kişisel açıdan düşünmeye sevk eden başarılı bir çalışma olarak öne çıkıyor. İlham Süheyl Aygül Bir Head-Hunter’ın Anıları
Kişisel Gelişim
Bir Head-Hunter’ın Anılarıİlham Süheyl Aygül · Akılçelen Kitaplar · 20241 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 32. kitabı
Herbert Uelss - “Görünməz adam” Siz heç görünməz olmaq istəmisiniz? Mən istəmişəm. Amma bu kitabdan sonra istəyimi bir daha nəzərdən keçirməyə qərar verdim. Çünki görünməzliyin insanın başına nələr gətirə biləcəyinə bu kitabda bir daha şahid oldum. Kitabı sonuncu uşaq festivalından əldə etmişdim, üz qapağı və adı diqqətimi çəkmişdi. Kitab gözləntilərimi tam qarşılamadı amma pis kitab da deyildi. Bir fizik alimi işıqla bağlı araşdırmalar edərkən təsadüfən görünməz olmağın yolunu kəşf edir və bunu öz üzərində yoxlayır. Lakin bu vəziyyət başına böyük bəlalar açır. Bir müddət sonra köhnə halına qayıtmaq istəyir. Kitab da bizə onun görünməzlikdən sonrakı həyatını və bu bəladan qurtulmaq üçün çəkdiyi əziyyətləri danışır. Kitab görünməz adamın Aypinq adlı qəsəbədəki mehmanxanada otaq tutması ilə başlayır. Məqsədi araşdırmalarını burada gizlicə davam etdirməkdir. Amma üz-gözünün sarğılarla bağlı olması, eynəyi və paltosu ilə dərhal diqqət çəkir. Görkəmi adama dəlini və ya polisdən qaçan birini xatırladır. Onun əslində kim olduğunu və niyə bu hala düşdüyünü isə ancaq oxuduqca öyrənirik. Kiçik həcmli bu kitabı (128 səh.) sanki iki hissəyə bölmək olar. İlk 60-70 səhifəsi elə bil ancaq səs-küylü, hay-küylü qaçdı-tutdu səhnələrindən ibarətdir: Onu tutun, öldürün, o yıxıldı, bu durdu, o vurdu, bu qaçdı... Adam sağ qalmağa çalışır, qəsəbə camaatı isə onu tutmaq istəyir. İlk hissə ancaq belə keçdiyi üçün mənə bir az sıxıcı gəldi. Amma ikinci hissədə bu insanın niyə bu günə düşdüyü, indi nə etmək istədiyi kimi bütün sirlər aydınlaşır. Buna görə də kitabın ikinci hissəsi mənə daha maraqlı gəldi. Kitab inandığı hər kəs tərəfindən aldadılan, avam kütlə tərəfindən qəddarcasına tənhalığa itələnən bir alimin həyatından bəhs edir. Bir tərəfdə çıxış yolu axtaran istedadlı alim, digər
Görünməz AdamH. G. Wells · Əli və Nino Nəşriyyatı və Qanun Nəşriyyatı · 010,6bin okunma
“Zaman değerlidir. Onu yitirme.”
9/10
·304 syf.·
2026 12. kitabı
Momo, bize distopik bir masal anlatısı sunuyor. Ve her masalın bir mesajı vardır günümüze. Momo’nun mesajı ise insanların insanlığını koruyabilmesi zamanının kıymetini bilmesine bağlıdır. ••• Yazar neden masal aracılığıyla modern çağa gönderme yapmayı tercih etmiş? Bunun birçok sebebi olabilir. Benim kanaatime göre masallar ve hikâyeler, hakikati doğrudan söylemekten daha etkili bir yol sunar. İnsanlar kendilerine anlatılan gerçeklere bazen direnç gösterebilir; fakat bir hikâyenin içine gizlenmiş hakikat, kalbe daha kolay ulaşır. Olağanüstü olaylar ve semboller sayesinde okuyucu, kendi hayatını fark etmeden sorgulamaya başlar. Momo da tam olarak bunu başarır. Bir çocuk masalı gibi görünürken aslında modern insanın zamanla, hayatla ve kendi ruhuyla kurduğu ilişkiyi anlatır. Kitabın en önemli mesajı: “İnsan, sevdiklerine, hakikate ve kendi ruhuna ayırdığı zamanı koruyabildiği ölçüde özgürdür.” ••• Kitap adeta çağımızın bir fotoğrafını çekmiş. Yazar, kitaptaki her karakterle çağın farklı bir sorununa vurgu yapmış. Beppo, Gigi, Kassiopea, Duman Adamlar, Hora Usta ve tabii ki Momo. Her bir karakterin yaşamından derin dersler çıkarıyoruz. Kapitalizm, hızlı yaşam, hedonizm, hayal gücünü kaybetme, tektipleşme, bireyselleşme, bencillik, vs. Sürekli vaktimizin yetmediğine şikayetle geçiyor günlerimiz. Hiçbir şeye yetişemiyoruz, hep zaman az geliyor. Şöyle dönüp baktığımızda “neler yaptık?” diye kendimize sorduğumuzda ise çok da ahım şahım işler yapmadığımızı görüyoruz. ••• Kitaptaki Duman Adamlar bana şeytanın insana verdiği vesveseleri çağrıştırdı. İnsan, hayatı boyunca farklı seslerin çağrısıyla karşı karşıya kalır. Bu sesler bazen hakka, bazen de batıla yönlendirir. Hak ile batıl arasındaki mücadele insanlık tarihi kadar eskidir ve kıyamete kadar da devam edecektir.
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
7/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 00:00
Daniel Goleman bu kitapta, başarı ve yaşam doyumunu belirleyen şeyin yalnızca IQ olmadığını; kişinin kendi duygularını tanıma, yönetme ve başkalarının duygularını anlama becerilerinin de en az bilişsel zekâ kadar önemli olduğunu savunuyor. Duygusal Zekâ (Emotional Intelligence-EQ), insanın yalnızca ne kadar zeki olduğunu değil, duygularıyla ne kadar sağlıklı bir ilişki kurabildiğini sorgulatan, okunması kolay bir kitap. Kitabın yayımlanmasından sonra "EQ" kavramı dünya çapında o kadar popülerleşti ki pek çok şirket işe alım süreçlerinde ve liderlik eğitimlerinde duygusal zekâ testlerinden yararlanmaya başladı. Ancak Goleman'ın da vurguladığı gibi, duygusal zekâ sabit bir özellik değil, yaşam boyunca geliştirilebilen bir beceri. Kitabın kapağında, "Q" harfinin içindeki gül ayrıntısı da benim duygusal zekâmı aşan bir ayrıntı olarak kalsın :) Kitaptan umduğumu tam olarak bulamadım.
Duygusal Zekâ EQDaniel Goleman · Varlık Yayınları · 20193,652 okunma