(...) Ama son zamanlarda Murat Bardakçı önderliğinde bir vaveyla koptu: “İskilipli Atıf Hoca aslında şapka kanunu yüzünden asılmadı, müslümanlar yalan söylüyor, asılmasının sebebi, Millî Mücadelede Yunanlıları tutması, yâni vatan haini olmasıdır.” Kemalistler de bu lâfa atladılar hemen. Zaten bunu bekliyorlardı. Önceden İskilipli Atıf Hoca‘yı, İstiklâl Mahkemeleri’ni vs Müslümanlardan duyuyorlar, ama verecek cevab bulamıyorlardı. “E ne yapalım, devrim kansız olmaz” diyorlardı. Bardakçı‘nın lâfından sonra, “İskilipli Atıf Hoca vatan hainidir” diye bir muhabbet aldı yürüdü.
Şimdi bu iddiayı savunan insanlara karşı aslında söylenecek bir şey yok. Çünkü onlar sadece Bardakçı‘nın lâfına ihtiyaç duyuyorlardı, artık sen ne söylersen söyle dinlemezler, aldıkları gazla devam ederler. Her konuda, hep böyle olmuştur. Onun için, bu düzlemde tartışmanın hiçbir anlamı yok.
Ama şükür ki, Atıf Hoca‘nın tutuklanmasına ve yargılanmasına ilişkin mahkeme zabıtları ortadan kaybolmadı. Neden tutuklandı Atıf Hoca? “Frenk Mukallitliği” kitabından… Neden yargılandı Atıf Hoca? “Frenk Mukallitliği” kitabından… Hattâ sadece o tutuklanıp yargılanmadı; kitabın tüm mevcutları toplatıldı, kitabı satan -aralarında bir Ermeni sahafın da bulunduğu- birçok kişi tutuklandı ve yargılandı. Atıf Hoca, hepsi de şapka kanununa muhalefet suçundan tutuklanan Uşaklı Hoca Süleyman, Antepli Salih Efendi, Bozkırlı Ahmet, Sultaniyeli Durmuş Hoca, Dağıstanlı Şeyh Şerafüddin ve bağlıları, Maraşlı eski mebus Hasip Efendi, âlim Tahirülmevlevî, gazeteciler Seyyid Tahir, Ömer Rıza (Doğrul) olmak üzere birçok kişiyle beraber Ankara İstiklâl Mahkemesi’nde hesaba çekildi.