9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 18:13
Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Hz Yusuf kıssasını belki de hepimiz defalarca okuduk, dinledik, izledik ama hiçbir zaman bize bakan yönüyle, biz olsak ne yapardık penceresiyle bakmadık. Fatma Bayram hiç sıkılmadan okuyabileceğiniz kıssaların en güzelinden alınacak dersleri ince ince işlemiş, yazmış bize de okumak düşer. Kalemine sağlık..
En Güzel KıssaFatma Bayram · Timaş Yayınları · 20231,649 okunma
John von Neumann - Bilgisayar ve Beyin Üzerine
7/10
·82 syf.·
2026 14. kitabı
İncelemeyi hak eden bir yazar ve kitap olduğunu düşünerek başlamak istiyorum. Bilgisayar ve Beyin John von Neumann Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en eski ve en seçkin akademik ders serilerinden biri olan Silliman Konferansları’nı vermek, tüm dünyadaki akademisyenler arasında bir ayrıcalık ve onur olarak kabul edilir. Geleneksel olarak öğretim görevlisinden yaklaşık 2 haftalık bir süre boyunca bir dizi konuşma yapması, ardından derslerin el yazmasını Silliman Konferansları’nın evi ve merkezi olan Yalze Üniversitesi’nin himayesinde yayınlanacak bir kitap haline getirmesi istenir. John von Neumann’da bu ayrıcalıklı kişilerden birisiydi. Neumann kariyer olarak Zürih Teknik yüksek okulu’nda ve Budapeşte Üniversitesinde kimya ve matematik okudu. 1927 yılında Berlin üniversitesinde doçent olarak atandı, bunların dışında Hamburg üniversitesinde bir yıllık misafir öğretim üyesi, Princeton’da akademik kadroya katılarak ABD’de kalıcı olarak yerleşti. Neumann’ın bilimsel ilgisi; kuantum, matematiksel mantık, ergodik, sürekli geometri, işlemciler, soyut matematik, kuramsal hidrodinamik, diferansiyel denklemler, nükleer fizik ve fiziğin uygulamalı alanları olmuştur. Yer aldığı projeler ENIAC, JONIAC. Neumann Joniac projesinde beyin ve işleyişi hakkkında çalışmalara başlayıp nöroloji ve psikiyatriye merak salmıştır. Çevresinde bu tür uzmanların olmasını istemiş ve bunlarla temaslar kurup konferanslar düzenlemeye başlamıştır. Silliman konferanslarıyla da bu işi geliştirmeyi ve büyütmeyi düşünmekteydi. 1955de talihsiz bir haber sonrası Neumann’a kemik kanseri teşhisi konuldu ve aniden hastalığın verdiği olumsuzluklarla donuklaştı. Silliman konferansları için hazırladığı notları bir yandan düzenlemeye çalışıp alanında çalışmalar yapmaya devam etmekteydi. 1956 ocak ayında tekerlekli
Bilim
Bilgisayar ve BeyinJohn von Neumann · Tübitak Yayınları · 202364 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·320 syf.·
2026 119. kitabı
Selamun aleykum. Hayırlısı ile 1000Kitap'taki ilk inceleme yazımı kaleme alıyorum. :) ​Kitabı platformda arattığımda sadece iki kişinin okuduğunu ya da kaydettiğini gördüm ve doğrusu buna biraz üzüldüm. Günümüz şartlarına, modern hayatın getirdiği problemlere hadisler ve kıssalarla bu kadar güncel ve canlı bir vizyonla yaklaşan bir eserin bu kadar az okunması üzüntü verici. ​Bu kıymetli kitapla katıldığım bir ders vesilesiyle tanışma nasip oldu. Kitap, bugün dünya gündeminden düşürülmek istenen Filistin’in mücahitlerinin, Hamas birliklerinin bazı fotoğraflarında kadraja girmişti. Yazarın da aslen Filistinli (Edhem Şarkâvi ) olduğunu düşünürsek bu durum aslında çok şaşırtıcı değil; fakat bizim için büyük bir merak kaynağı olmuştu ve bu vesileyle okuma listemize girdi. ​Kitap hakkında söylenecek o kadar çok söz, ibret alınacak o kadar çok ders var ki... İnsan hangisinden başlayacağını bilemiyor. Okurken "Biz bu detayları daha önce nasıl kaçırdık, nasıl fark edemedik?" dediğim pek çok yer oldu. Kısa kısa alıntılarla bu hissi paylaşmak istedim ama inanılmaz derinlikli olduğu için alıntılara sığdırmak bile zor oldu. ​Yazar, Efendimiz aleyhissalatu vesselamın bize ulaşan sahih hadislerinden ve kıssalarından günümüze dair harika dersler çıkarıyor. Her hadis ve kıssadan ortalama 6 ders süzülmüş; bazılarında bu sayı daha fazla, bazılarında ise biraz daha az. ​Bu kitabın en güzel yönlerinden biri de çok işlevsel olması. İçindeki kıssaları ve hadisleri; evlerinizde, dost ve arkadaş meclislerinizde, taziyelerde ya da bulunduğunuz herhangi bir toplulukta anlatarak harika, şuurlu ve feyizli konuşmalar yapabilirsiniz. ​İlk incelemem ve ilk kitap tavsiyem olarak burada dursun. Kısmet olur da okursanız, ne hissettiğimi çok daha iyi anlayacaksınız inşallah. ​Keyifli ve ufuk açıcı okumalar
1000Kitap
Resul'ün İzindeEdhem Şarkâvi · Nida Yayıncılık · 20253 okunma
"Mutlu Azınlığa"
Puan vermedi·114 syf.··
2026 79. kitabı
"Bu benim hikâyem. Kusursuz sanılan kusurlunun hikâyesi. Ve ölümün trajik finali. Yani hayat." (s.40) Guillermo Rosales kaleminden Felaketzedeler Evi 1987’de yerel bir edebiyat yarışmasında Oro Roman Ödülü’nü kazanan ve bugün Küba edebiyatının kült kitaplarından biri olarak kabul edilen kitabı İspanyolca aslından Gökhan Aksay sayesinde çevrilen ve son zamanlarda çok fazla okunmasıyla da dikkatleri üzerine çeken bir kitap. Yazar 47 yaşında yoksul yapayalnız ve unutulmuş biri olarak öldü. Eserlerinin büyük bölümünü yok etti. Gerekçesi bizim o satırları cidden anlayamayacağımızdı. Hayatı yaşayan kişinin cektiği acıyı çektiği kadar satırları okurken hayatımızı da düşününürsek ne kadar da anlayabilirdik ki zaten... Ama yine de yaşarken kısa otobiyografik tek bir roman yayımladı. Felaketzedeler Evi'nde hayatın insanı dehşete düşüren bir boyutunu aktardı bizlere ve bu kitabı okurken yok edilen diğer kitaplarını merak etsem de hak vermeden de geçemedim kendisine. Zamanında verilmeli bazı değerler kör ölünce badem gözlü kel ölünce sırma saçlı demesinler ve herkesin acısı kendine... "Dışarıdan bakımevi diyorlardı oraya, ama mezarım olacağını biliyorum ben. Hayattan umudunu kesmiş insanların sığındığı, kıyıda köşede kalmış barınaklarından biriydi. Kaçıklar çoğunluktaydı. Yapayalnız ölsünler, kazananların başına bela olmasınlar diye aileleri tarafından bırakılan yaşlılar da vardı." Direksiyonunun başındaki halam "Burası iyi gelecek sana, göreceksin; bundan iyisi can sağlığı." diyor. "Görüyorum. Dengini sırtlamış kir pas içinde, park köşelerinde, bankların üzerinde gecelemek zorunda kalmadığım için, bana bu mezbeleyi bularak hayatımı sürdürmemi sağladığı için neredeyse teşekkür edeceğim." "Bundan iyisi can sağlığı." Bu cümlelerle başlıyoruz kitaba zaten de bu cümleler tüm okuyacaklarımızın
1000Kitap
Felaketzedeler EviGuillermo Rosales · Jaguar Kitap Yayınları · 20173,426 okunma
Puan vermedi·298 syf.··
2026 768. kitabı
Çok iyi bir destan. Enkidu ile hikâye bambaşka yere gidiyor. Sonra Enkidu ölünce Gılgameş de ölümsüz olmaya çalışıyor. Her satırıda bir sürü ders alınacak bir destandı.
Gılgamış DestanıJean Bottéro · Yapı Kredi Yayınları · 2005190 okunma
Bazı insaları karanlık yapan ten renkleri değildir!
8/10
·192 syf.··
2026 593. kitabı
Bu kitabı yüksek lisans yaptığım dönemde, bana göre oldukça marjinal ama bir o kadar da saygı duyduğum, fikirlerini ilgiyle dinlediğim bir hocamın önerisiyle okumuştum. Açıkçası kendi başıma kitapçı raflarında görsem elime alır mıydım emin değilim. Ama bazen bir kitabı değerli kılan sadece içeriği değil, onu hayatımıza sokan insanlardır. Köle de benim için biraz böyle bir kitap oldu. Hans Kirk’in Köle adlı eserini okurken sürekli aynı düşünce zihnimde dönüp durdu: İnsanlar neden birbirlerine bunu yapar? Bir insanın başka bir insan üzerinde böylesine bir hak iddia etmesi, onu satın alınacak, satılacak, çalıştırılacak bir nesne gibi görmesi nasıl mümkün olabilir? Kitap, siyah ve beyaz insanlar arasındaki ayrımı, kölelerle efendiler arasındaki uçurumu, lordların ve güçlülerin sahip olduğu ayrıcalıkları bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Ancak bana göre anlatılan yalnızca kölelik değil. Bu eser aynı zamanda sınıfsal farklılıkların, eşitsizliğin, adaletsizliğin ve gücün insanı nasıl değiştirebildiğinin hikâyesi. Okurken zaman zaman kendimi hikâyenin dışına çıkarıp bugüne baktım. Aradan yüzyıllar geçmiş olsa da dünyanın birçok yerinde güçlü ile güçsüz arasındaki mesafenin hâlâ ne kadar büyük olduğunu düşündüm. Belki yöntemler değişiyor ama adaletsizlik çoğu zaman biçim değiştirerek yaşamaya devam ediyor. Ben dünyaya biraz farklı bakıyorum sanırım. Her insanın bu hayata yalnızca bir kez geldiğini düşünüyorum. Bu yüzden doğduğu andan itibaren birinin her şeye sahip olması, bir başkasının ise daha en baştan kaybetmiş olması beni hep üzmüştür. Bir çocuğun aç doğduğu, bir insanın sırf ten renginden, sınıfından ya da doğduğu yerden dolayı daha değersiz görüldüğü bir dünyayı anlamakta zorlanıyorum. Kitabı okurken içimde çocukça bulduğum bir istek de yeniden ortaya çıktı. Bazen
KöleHans Kirk · Yordam Kitap · 2018363 okunma