Sonra elini uzattı bana, elimi tutmak istiyor sandım, ben de elimi uzattım. Avcuma beyaz bir mendil bıraktı, etrafı sarı dantelli. “Aslında bende var,” dedim. “Biliyorum, belki eskimiştir,” dedi. Gençliğimde ikinci defa orda ağladım.
Ama en azından Cemal Süreya'yı dinleyin: “Yoksuluz, gecelerimiz çok kısa, dört nala sevişmek lazım.” Sonrası geriye kalan aşktır, baki kalan aşk. Aşkın Kürtçesi “evîn”dir. Ve senin evin dünyadaki en güvenli yerindir.