Ali

Ali
Baskıyı yiyen dürtü taşar.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Goodbye Sweet Day - Janet Spencer
Gökyüzü gül rengine dönerken tepeler kızıllaştı. Gül rengi ışık etraflarını sararken Ruth, “Goodbye Sweet Day” aryasını okumaya başladı. Elleri ellerinde, kalpleri birbirinde, Martin’in kollarının beşiğine yatmış, yumuşacık bir sesle söylüyordu.
Sayfa 189 - Arya: operada solocuların seslendirdiği ezgi; beyaz ırkın eskiden hint, iran ve avrupa'da yaşayan kesimi.·Kitabı okudu
Alıntı
Köprü.
Sonra bir gün, hiç işaret vermeden aralarındaki uçurumun üzerine bir köprü kuruldu; bunun sonrasında o boşluk varlığını sürdürmekle beraber artık küçülmüştü. Kocaman, lezzetli, koyu şarap rengi suyu olan vişnelerden yiyorlardı. Ruth ona “Prenses” şiirini okurken Martin’in gözüne, kızın dudaklarını boyayan vişne suyu koyusu ilişti. Bir anda kızın bütün dahiliği paramparça oldu. O da topraktandı netice itibariyle, Martin’le ve topraktan meydana gelen herkesle birlikte aynı yasalara tabiydi. Onun da dudakları Martin’inkiler gibi ettendi, vişnenin suyu kendi dudaklarını nasıl boyuyorsa, onun dudaklarını da öyle boyuyordu. Bu durum dudakları için geçerliyse her tarafı için geçerliydi. Kadındı o, bütün kadınlar gibi bir kadındı. Aniden gelmişti bu fikir. Martin’i afallatan bir keşifti. Sanki güneşin gökten düştüğünü görmüş, sanki taptığı masumiyetin kirlendiğine tanık olmuştu. Sonra bunun önemini kavradı; yüreğinin deli gibi çarpmasıyla birlikte başka âlemlerden inmiş bir ruh olmayan, vişne suyuyla dudakları boyanan herhangi bir kadın olan karşısındaki şu kadınla âşıkların oyununu oynamaya cesaret etti. Kendisi bu düşüncenin cüreti ve küstahlığı karşısında titrerken ruhu şarkılar söylüyor, zafer çığlıkları atan aklı onu rahatlatarak haklı olduğuna ikna etmeye çalışıyordu. Ondaki bu değişim bir şekilde Ruth’a geçti, okumasını kesti, dönüp Martin’e baktı ve gülümsedi. Martin’in gözleri Ruth’un gök gözlerinden ağzına kaydı; dudağındaki vişne boyası çılgına çevirmişti onu. Kolları, eski umarsız hayatında yaptığı gibi sarmak için bir anda kıza uzandı. Kız da ona meylediyordu sanki, onu bekliyormuş gibiydi; ama Martin, bütün iradesiyle savaştı ve kendini geri çekti. Ruth, “Şiiri takip etmiyordunuz,” diye dudak büktü. Karşısındakinin sersem halinden keyif alarak gülen kızın içten
Sayfa 105 - Ruth, Martin·Kitabı okudu
Kapalı Kapılar Ardında
3/10
·127 syf.··
2024 59. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2024 19:51
Gotik Edebiyatın mimarı olarak anılan Poe'nun hikayelerine bi heves başladım. İlk üç hikayeden sonra gotik atmosfer bir kenara bırakıldı. Kalan hikayelerse ne yazık ki... Üzücü diyelim. Hikayeleri puanlama arsızlığına yine giriştim :') Buyrun: 1: Geveze yürek 6/10 (Gotik) 2: Amontillado Fıçısı 6/10 (Gotik) 3: Kara Kedi 8/10 (Gotik) 4: Kızıl ölümün maskesi 1/10 5: Şişeden çıkan mektup 1/10 6: Morg sokağı cinayetleri 2/10 (Polisiye) 7: Altın böcek 3/10 (Çözümleme, Gizem) Sevdiğim Hiçseverler ilk 3 hikaye dışında altını çizmeye değer bir eser, mmmh şey pek yok. Ah ah. Geveze yürek, Amontillado Fıçısı ve Kara Kedi hikayelerinin tümünde Poe, döşemelerin, veya duvarların ardına ceset gizlemeye kafayı takmış. Kapalı kapılar ardında kalan isteri, eninde sonunda ortaya çıkacak diyor. Bunu bize karanlık aracılığıyla anlatıyor. Hikayelerin Gotizm izleri taşıyan tek ayrıntısı buydu. Poe, Black Sabbath'a benziyor. Bir tarzın öncüsü olmak sizi en iyi yapmıyor. Okunmalı ve dinlenmeli ancak çok da bir şey beklenmemeli. Telling you now of my state I tell you to enjoy life I wish I could but it's too late - Dear B. Sabbath
Gotik
ÖykülerEdgar Allan Poe · Epsilon Yayınevi · 1998394 okunma