Savaşın hiçbir yüzü güzel değildir. Savaş kelimesi belki yetersiz kalıyor, düzeltiyorum; "Adaletsizliğin hiçbir yüzü güzel değildir". Çünkü savaş da kökünde adaletsizlikten gelir. Sovyetlerin işgali, mücahitlerin iç savaşı ve Taliban kadar Amerikan sömürgeciliği de adaletsizdi. Ama nedense yazara göre sonuncusu umut ve gerçekleşen hayallerden ibaretti!
Neden adaletsizlik biliyor musunuz? Çünkü bu kitapta her şeyden çok adaletsizlik var. Olaylarda değil demek istediğim, yazarın gizli mesajlarında.
On beş yıl boyunca kulübede yaşayıp ona ölçülü biçimde giyinmesi, başını kapatması gerektiği aşılmış bir kadın, kısa elbiseli, saçları açık ve elinde sigarasıyla kadınları gördüğünde onlara özenir mi yoksa onlardan tiksinir mi? Acaba yazar böylesi kadınları idol olarak tanımlamayı neden seçti?
"Şeriat" Kanun ve yol demek, insanların hayatlarında ilkeleri çerçevesinde ilerleyeceği yol demek. İslam takip edeceğimiz yolu aydınlattığı gibi yoldaşlarımıza nasıl davranmamız gerektiğini de altını çizerek öğretiyor. Bir kızın şerefine geçip sorumluluktan kaçınmanın, bir kızı rızası olmadan evlendirmenin, bir kadına bebeği olmadığı için hayvan muamelesi yapmanın, bir kadını erkek çocuğu olmadığı için aşağılamanın ve bir evlattan erkek olmadığı için vazgeçmenin, Allah'ın kattında ve islam şeriatı çerçevesinde günahtır, zulümdür ve adaletsizdir.
Bu kitapta islamın şeriatına uyacak tek adam Molla Feyzullah'tır. Ancak belki yazar onu değil, Raşit'i görmemizi istiyordur.