Ömer Faruk

Ömer Faruk
10 kütüphaneci puanı
620 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
9/10
·43 syf.·
2018 82. kitabı
Merhabalar kısa olabilecek incelememe hoş geldiniz. Arkada keman sesiyle hoş olabilir. Gerçi sadece keman yok sanırım. youtu.be/vBWCphAu8ik İlk önce şu Duino da nerdeymiş, Google Haritalar'ı bilgi amaçlı kullanayım dedim. Ne de göreyim minik tatlı bir kasabaymış, uydudan görünümü de çok hoş yaşamak istediğim bir yer olurdu, arkadaşıma da Duino'ya gidelim diye direttim ama sonra aklıma okulun açıldığı geldi. (Ağlama sesleri gelmiyor tabiki abartmayın.) Okuduğum ikinci çeviri şiir kitabı olma özelliğine sahip oldu bu kitap ve nedendir bilmem Rilke'yi kendime yakın hissettim. Ama belirteyim okumadan önce öyleydi. Çeviri şiirleri bilen bilir ana dilindeki anlam pek verilemez, ben okuyamıyorum falan der hatta birkaç arkadaşım. Ama ben tek tük çeviri şiir okumayı seviyordum yine, ilk okuduğum çeviri şiir kitabı da Illuminations kitabıydı. Pek bir şey hatırlamıyorum kitaptan ama birkaç dizesinin beynimden vurulma etkisi yaptığını hatırlıyorum. Neyse bu kitaba geçelim, Rilke bu kitaba 1912’de Adriyatik kıyısındaki Duino Şatosu’nda başlayıp, 1922’de Muzot’da (İsviçre) tamamlamıştır. Şato falan da deyince acaba Rilke denize bakarken de yazdı mı ya da sahil yürüyüşlerinde mi yazdı bu dizeleri diye geldi aklıma. Ama 10 yılda yazmak gerçekten üstünde düşündüğünü belirtiyor. 10 tane ağıttan oluşuyor, birinci ağıt en iyisiydi bence. Nedeni ise: "Kim, bağırsam, duyardı çığlığımı melek saflarından?" diye başlaması sanırım. Şato'da yazdığı hissiyatı tahmin etmeye falan uğraştım hatta 10 yılda yazmış sonuçta! Duino sokaklarına daldım dizelerini okurken ve bir günde bitti ağıtlar, zaten bitebilecek bir kitap. İlk okuduğum Illuminations'dan farklı olarak daha yakın buldum dizeleri kendime ama yine de çeviri olmasından kaynaklı sanırım,
Duino AğıtlarıRainer Maria Rilke · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20153,283 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·152 syf.·
2018 53. kitabı
Necip Fazıl etkinliği olacağını görünce hemen bir kitapla katılmak istemiştim ama kitabı okuyacağımın bu kadar uzun süreceğini bilmiyordum. Sanırım Necip Fazıl okumak için uygun zaman değildi gibi diyelim. Tiyatro oyununu önceden okumuştum 2 tane birisi muhteşem olan 'Bir Adam Yaratmak' diğeri de tarihin önemli bir dönemini anlatan "Abdülhamid Han"... Ikisinde de Necip Fazıl'ın tiyatro alanında da ne denli maharetli olduğunu bana gösterdi. Reis Bey'i listeme almıştım ileride okumak için... Reis Bey; katı, kanunlara körü körüne katı bir şekilde bağlı, merhametsiz, acımasız, yalnız yaşayan yaşı 65'e dayanmış ama hala emekli olmayan birisidir. Ömrü otellerde kalarak geçmiştir. O davadan bu davaya bakarak... Reis Bey'in kaldığı otele kadar gelir yardıma muhtaç 'adalet' isteyenler ama Reis Bey kaskatı olduğu için bazı şeyleri anlayamaz(?) Çünkü merhamet etmeyi ve ağlamayı bilmiyordur. Bir davadan sonra onu çok etkileyen ama etrafı da çok etkileyen bir olay yaşanır. O olaydan sonra Reis Bey öyle bir değişir ki etraftakiler şaşar kalır. Kaskatı, merhametsiz olan adam etkileyici bir şekilde değişerek merhametli, her şeyde kendini suçlayan Amerika'da bile bir cinayet olsa kendini suçlayan birine dönüşür. Bu olaylardan sonra kendini değiştiren Reis Bey, insanları da aydınlatmak için uğraşlar vermeye başlar. Çabalar, çabalar... Reis Bey karakteri yine birçok karakteri gibi Necip Fazıl'ın Onu yani Necip Fazıl'ı anlattığını düşünüyorum, ki baya belirgin bir şey bu sanırım öyle.Hocasıyla tanışmadan önceki ve sonraki hayatı yani... Olaylar kısmından çok manevi yönünü anlamak için çok uğraştım ama pek bir sonuca varamadım sanırım... Ağlamak sırrını bir gün ben de, tüm insanlık da çözer umarım ve anlarız o "bilmeceyi".... Beni şaşırtmayan edebi yönden yine ustalıkla yazılmış bir
Edebiyat
Reis BeyNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20239,9bin okunma
9/10
·64 syf.·
2017 97. kitabı
Alan Moore tarafından yazılan ve Brian Bolland tarafından da çizimlerinin yapıldığı muhteşem bir çizgi roman klasiği... Klasik diyorum zira çizgi roman ilk kez 1988 yılında basıldı ve o günden bugüne çok sevildi... *SPOILER* Öldüren Şaka'ya öncelikle Batman'ın Arkham'a girmesi ile başlıyoruz Joker'le konuşmak için gelmiş ancak görüyoruz ki usta psikopatımız yerine başka birini koyup kaçması über imkansız yerden kaçmış... Joker'i bir lunaparkı satın alırken görüyoruz arada tabi ki geçmişten Joker nasıl oldu sahneleri var, ve hüzünlenmedim değil açıkçası o flashback sahnelerinde! Şimdiki zamana döndüğümüzde Batman'ı kışkırtan Joker bununla da yetinmeyip Komiser Gordon'ın evine zorla giriyor ve Barbara Gordon'ı öldürüp Komiser'i satın aldığı lunaparka doğru götürüyor... Geçmiş sahnelerinde bir eşe sahip ve sanırım para sıkıntıları var ve Geçmişteki Joker bunun için kötü adamlarla işlere girmeye başlıyor ve bir fabrikaya gizlice bir şey çalmak için giriyorlar... Şimdiki zamana döndüğümüzde Joker'in kölelerinin Komiser Gordon'a işkenceler yapıp onu soyduklarını görüyoruz ve bir yere götürüyorlar onu... Ve karşımızda Joker... Joker, Komiser'e Barbara'yı vurduktan sonraki görüntüler ve hastalıklı Joker'in kıza işkence görüntüleri gözüküyor... Ve Joker'in Komisere dediği şu "Öcünü alma, delir!" Geçmişe dönersek fabrikaya giriyorlar 3 kişi Joker olacak kişinin kafasına da Redhood maskesi takıyorlar çünkü o zamanlar Batman'le çalışmış sonra ayrılmış olan biriydi Redhood sanırım ve ondan korkulduğu için de hırsızlar vb. onun maskesini takıyorlardı sanırım... Batman mekana intikal ediyor hırsızlık olayından dolayı ama diğer iki kişi kaçmış ve "Joker" de bir kuyu gibi yere düşüp fabrika atıklarının aktığı suların kıyısında uyanıyor ve görüyor, hissediyor ki fabrikadaki o
Batman - Öldüren ŞakaAlan Moore · JBC Yayıncılık · 20151,116 okunma
9/10
·292 syf.·
2017 61. kitabı
PANİĞE KAPILMA! (DON’T PANIC) Öncelikle bu incelemede sadece ‘Çoğunlukla Zararsız’ kitabı için değil ‘Otostopçunun Galaksi Rehberi’ isimli beş ciltlik üçlemeyi ele alacağım.Eğer zaman ayırıp okursanız teşekkürler... İlk olarak serimiz aynı ismiyle radyoda yazarımız Douglas Adams tarafından sunulan bir programdı.Ancak beklenti ve dinleyici çok olunca kitap olarak da yazmaya başladı Adams. 1.kitap bana göre seriyi okuyucuya güzel bir şekilde tanıtan eser.’Arthur Dent dünyadaki sorunlarıyla uğraşırken uzaylı arkadaşı Ford Prefect ona havlusunu almasıyla başlayıp otostopla devam edecek bir uzay macerasına dahil ediyor.İlerleyen olaylarda Ford’un kuzeni Zaphod Beeblerox Dünyalı Trillian’ın ve (Atarlı) Marvin’in de katılmasıyla sürükleyici bir eser.’Kitabın bitmesiyle 2.ve hatta 3. kitabı da sipariş etmiştim. 2.kitap ise ‘Evrenin Sonundaki Restoran’ ki serinin açık ara en sevdiğim kitabıdır bana göre.Bu kitapta mekanlar ve karakterler diğer kitaplara göre hep bir aradaydı .Olaylar ise iyice kafa karıştırır olmuş ve daha çok güldürmeye başlamıştı.Kitabın sonunda evet mutlu son bitti falan desem de 3.kitapta olaylardan 4-5 yıl sonra geçiyor ve bu sefer ciddi ciddi kainatı kurtarıyorlardı.Kitap başlarda durağan olsa da sonlara doğru olaylar çığırından çıkmış ve şaşırıp kalmıştım. Bence biraz zorla yazılmış bir kitap olan 4.kitapta mekan olarak çeşitlilik ve karakter bakımından da az olmasıyla dikkatimi çekti.Ancak ilk üç kitapta dünyada geçmeyen olaylar en azından bu kitapta ve son kitapta bolca vardı. Son kitap ve Rehber’e veda kitabında karakterlerin son sayfalarda eski günlerdeki gibi birleşmesi seriye güzel bir nokta koydu benim için.Ayrıca bu son kitabı bitirmemek için uğraştım baya.Çünkü böyle bir seriye veda etmek beni üzdü. Genel olarak ele aldığımda kitaplar bir o
Çoğunlukla ZararsızDouglas Adams · Alfa Yayıncılık · 20171,127 okunma