10/10
·247 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:41
Öncelikle şiir yazmayı ve okumayı çok seviyorum. Hep şiir kitabı almak istemiştim ve geçen hafta bu kitabı aldım. İnsan bir kitap alınca nasıl mutlu olur ya ben alınca öyle havalara uçtum ki anlatamam... Şiir en güzel sanat ya duygularını söyleyebildigin en iyi şey. Orhan Veli Kanık gayet şiirleri mükemmel di . Bütün Şiirleri Orhan Veli Kanık
Kitap İncelemesi
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,4bin okunma
Bu kitap neden milyonlarca insanın başucu kitabı oldu?
Puan vermedi·112 syf.··
2026 6. kitabı
Bu kitap çocuklar için yazılmadı. Sadece çocuklar büyürken unuttuklarımızı hatırlatmak için yazıldı. Bazen bir kitap okursun. Hikâyeyi bitirirsin ama kitap seni bitirmez. Küçük Prens tam olarak böyle bir kitap. Sayfalar ilerledikçe anlıyorsun ki; en büyük yalnızlık tek başına kalmak değil, kimsenin seni gerçekten anlamamasıymış. Bir gülün sorumluluğunu almak... Bir tilkiyi evcilleştirmek... Ve sonunda sevginin, sahip olmak değil emek vermek olduğunu fark etmek... Belki de bu yüzden yıllardır milyonlarca insan aynı kitaba tekrar tekrar dönüyor. Çünkü her yaşta başka bir cümlesi kalbine dokunuyor. Bu kitabı okurken en çok yetişkinlerin çocukluklarını nasıl kaybettiklerine üzüldüm. Belki de büyümek; hayal kurmayı bırakmak değil, içimizdeki çocuğu susturmakmış. Peki ya sen? Küçük Prens'i hangi yaşında okudun ve sende en çok hangi cümle iz bıraktı? Yorumlarda buluşalım.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gece Açan Çiçekler
10/10
·312 syf.··
2026 8. kitabı
Gece Açan Çiçekler kitabı çıktıları: Boğaziçi Kitap Kulübü'müzün 12. kitabıydı. Yani ilk sene sonumuzu bu kitapla taçlandırdık. KONU: Vefa'da bir Konak Can Feda Konağı ve orada geçen hayat hikayeleri, tiplemeler karakterler, olay örgüsü içinde birçok metafor ve semboller yüzleşmeler, Türk edebiyatının çağdaş ve özgün isimlerinden senarist yazar Tarık Tufan'ın kitabı çok etkileyiciydi. Kitaptan ziyade insanlığa, günümüze, modern insanın yalnızlığına içine düştüğü çıkmazlara, handikaplara da değinen geçmişle gelecek arasında bir denge kurarak konuşan yazar, hepimizin düşüncelerine olumlu yönde etki etti. Dijital kültürün, teknolojinin ve yapay zekanın en üst düzeyde olduğu bu modern çağda, aslında her şey kolaylaşırken insanın kalbine ve ruhuna dokunulmadığını ve bireyin yabancılaştığına da değinildi. Sevilen yazar, Türk aile yapısı olarak, birey olarak, değişen değerler ve kültürel yozlaşma ile ilgili nereden nerelere geldiğimizin de başından geçen olaylar ve çeşitli örneklerle farkına vardırdı. Yasemin çiçekleri akşamüstü açar, kokularını karanlıkta yayarlar. Yazar Tarık Tufan'ın eserinde de, gecenin gizemini, insanın geceye açtığı iç dünyasını buraya atıfla görürüz. Dolayısıyla eser kapağındaki gibi müze bahçesi kamelyasındaki yaseminlerin kokuları eşliğinde yaptık biz de bu söyleşiyi. Ve unutulmayacak anlar yaşandı, eserdeki imgeler pekişti. Eserdeki teknik inceleme: Roman, modern ve postmodern teknikteki klasik aile dramıyla modern anlatı örneği. Yazarın tüm romanlarındaki gibi varoluşçu felsefesinin izleri var. Zaman açısından geçmişe gidip günümüze çıkışıyla iki farklı zaman katmanını paralel ilerletiyor (Nonlineer). Ve geri dönüş (Flashback) tekniğinde. Sembolist eser. Yani konak geçmişin yükünü, bastırılmış aile sırlarını, toplumsal çözülmeyi temsil eder. Gece
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,3bin okunma
savaşın gölgesinde bir aşk hikayesi..
9/10
·512 syf.··
2026 21. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 15:40
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Almanya’da geçen etkileyici bir tarihî kurgu eseridir. Yazar kendi hayatından anlatılardan yola çıkarak anlattığı Romanın merkezinde, Alman bir genç olan Christine Bölz ile Yahudi genç Isaac Bauerman arasındaki aşk hikâyesi yer alır. Çocukluklarından beri birbirlerini seven bu iki genç, Nazi rejiminin yükselişiyle birlikte büyük zorluklarla karşı karşıya kalır. Nazi ideolojisi, Yahudileri toplumdan dışlamaya ve onları insanlık dışı uygulamalara maruz bırakmaya başladığında Isaac ve ailesinin hayatı tamamen değişir. Christine ise sevdiği insanı ve onun ailesini koruyabilmek için büyük riskler almak zorunda kalır. Roman, aşk ve insanlık temalarının yanında Nazi Almanyası’nın Yahudilere uyguladığı zulmü de güçlü bir şekilde gözler önüne serer. Yahudilerin işlerinden çıkarılması, temel haklarının ellerinden alınması, mallarına el konulması, toplumdan dışlanmaları ve sonunda toplama kamplarına gönderilmeleri ayrıntılı biçimde anlatılır. Özellikle Nazi yönetiminin sistematik ayrımcılığı ve nefret politikaları sonucunda milyonlarca Yahudi’nin yaşadığı acılar, karakterlerin deneyimleri üzerinden okuyucuya aktarılır. Tarihte Holokost olarak bilinen bu süreçte yaklaşık altı milyon Yahudi hayatını kaybetmiştir. Roman, savaşın yalnızca cephelerde yaşanmadığını; sıradan insanların hayatlarını, ailelerini ve ilişkilerini nasıl derinden etkilediğini gösterir. Christine ve Isaac’ın hikâyesi üzerinden sevginin, umudun ve insanlığın en karanlık dönemlerde bile var olabileceği vurgulanırken, Nazi zulmünün bireyler ve toplum üzerindeki yıkıcı etkileri de çarpıcı bir şekilde ortaya konur.
Erik AğacıEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 20163,812 okunma
Tefeci olmak mı? Nerden nereye? :)
Puan vermedi·704 syf.··
2026 179. kitabı
Bazı kitapları okursunuz, olay örgüsünü unutursunuz. Bazı kitapları okursunuz, karakterleri unutursunuz. Bazıları ise yıllar geçse de içinizde bir duygu bırakır. Suç ve Ceza benim için tam olarak böyle bir kitap. Anadolu Lisesinde hazırlık sınıfındayken edebiyat öğretmenimiz bizden bir dünya klasiği seçmemizi, okumamızı ve ardından kitapta hangi karakter olmak isteyeceğimizi açıklamamızı istemişti. Çok sevdiğim, çok saygı duyduğum bir öğretmendi. Bana biraz baba figürünü hatırlatan bir enerjisi vardı. Ama alışılmışın dışında düşünen bir insandı. Sanırım ben de lise yıllarındaki o yaramaz hâlimle dikkatini çekmek istedim. Sınıfta söz alıp, kitaptaki kahramanlardan olmak istesem tefeci kadın olmak isterdim demiştim. Hatta işi biraz daha ileri götürüp “Ben de büyüyünce tefeci olacağım.” gibi şeyler söylemiştim. Bugün düşününce hâlâ gülüyorum. Neden söyledim gerçekten bilmiyorum. Belki öğretmenimi şaşırtmak istedim, belki dikkat çekmek istedim, belki de “Benim de kafam biraz farklı çalışıyor.” demeye çalışıyordum. Ama kitabın kendisi bende şakadan çok daha derin bir iz bıraktı. Dostoyevski, Raskolnikov’un işlediği suçtan çok, suçtan sonraki ruh hâlini anlatıyor. Vicdanı, korkuyu, paranoyayı, yalnızlığı ve insanın kendi zihni tarafından nasıl köşeye sıkıştırılabileceğini öyle güçlü veriyor ki lise çağında okumama rağmen o duygular bana bütünüyle geçmişti. Aradan yıllar geçti. Okuduğum yüzlerce kitabın ayrıntılarını unuttum. Ama Suç ve Ceza denince hâlâ aklıma aynı şey geliyor: sıkışmışlık hissi. Sanki odadaki hava azalıyor, duvarlar daralıyor ve karakterle birlikte nefes almak zorlaşıyor. Dostoyevski’nin asıl başarısı da burada bence. Olayları değil, duyguları hafızaya kazıyor. Kitabın dili, karakterleri ve psikolojik çözümlemeleri beni o yaşta bile etkileyebilmişti.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
ELFHAME DÜNYASI
Puan vermedi·412 syf.··
2026 74. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:03
şu peri masallarını falan . hani o kanatlı, arkasından simler saçarak dolaşan tatlış periler var ya? işte Holly Black o perileri almış ve içlerine tam birer canavar yerleştirmiş. Elfhame dediğimiz yer, tamamen kibir, acımasızlık ve güç savaşı üzerine kurulu. buradaki periler (Hava Halkı), insanları o kadar aşağılık görüyor ki, sırf eğlenmek için zihinlerini bulandırıp ölene kadar dans ettirebiliyorlar. yalan söyleyememe meselesi: bu varlıkların biyolojik olarak yalan söyleme yetenekleri yok. bak burası çok önemli. insan ilk duyduğunda "ne güzel, herkes dürüst" diyor. adamlar yalan söylemeden seni öyle bir manipüle ediyor, kelimeleri öyle bir evirip çeviriyor kii, günün sonunda kendi rızanla uçurumdan atlamış buluyorsun kendini. tam bir psikolojik savaş yöntemi. Jude’un neden bir tehlike olduğu: işte Jude tam bu noktada devreye giriyor. Jude bir insan. yani perilerin gözünde zayıf, ezik, kırılgan ve ölümlü bir çöp. ama Jude’un onlarda olmayan bir gücü var: yalan söyleyebilmek. periler dünyasında bu o kadar büyük ve öngörülemez bir hile ki, Jude bu yeteneği sayesinde o koskoca saray entrikalarının arasında hayatta kalıyor,herkesi parmağında oynatıyor. OLAY ÖRGÜSÜ 1. Zalim Prens : ezilen kızın intikamı her şey Jude henüz çok küçükken başlıyor. öz annesiyle babası, gözlerinin önünde acımasızca katlediliyor. katil kim ? annesinin eski peri eşi olan general Madoc. Madoc nefret edilecek bir adam ama garip bir şekilde Jude ve ikiz kardeşi Taryn’i alıp Elfhame’e getiriyor, onlara kendi soyadını veriyor ve bir peri gibi büyüteceğine söz veriyor. saray okuluna başladıklarında Jude için cehennem hayatı başlıyor. kralın en küçük, en şımarık, sürekli sarhoş gezen oğlu Prens Cardan ve arkadaş grubu Jude’a kafayı takıyor. kızı nehre atmaya çalışıyorlar, zehirli peri meyveleri yedirip
İnceleme
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,333 okunma