Ben Kimim?
Evet, yıllar sonra şunu ben de yapıyorum sonunda. Birçok kişi bunu yapmıştı ama ben ilk zümi den görmüştüm. Maalesef bu akımın popüler olduğu zaman yetişemedim ama olsun ben yapayım da hesapta kalsın :) 🤍MBTİ tipim : İNTJ 🤍My Little Pony: Prenses Luna (tam bir divadır kendisi) 🤍Powerpuff Girls: Yani kişil olarak blossom ama favorim Bubbles 🤍Dc: Bumblebee veya Flash 🤍Marvel: Wanda ve Spiderman(Tobey>>) 🤍Ninjago: Nya ve Kai(bunu izleyen var mıı) 🤍Winx: Layla(tüm kızlar bloom için kavga ederken kraliçemi alıp bir köşeye çekilirdim) 🤍Disney Princess: Jasmine 🤍Monster High: Clawdeen (küçükken özellikle koyu tenlileri seviyordum tenim baya beyaz aslında vampir gibiyim de :)) 🤍Hogwarts Binası: Hufflepuff ve Slytherinden ortaya karışık 🤍HOBİLERİM: badminton ve tenis oynamak, kitap okumak, anime dizi ve film izlemek, tuval boyamak özellikle sayılarla boyama yapıyorum, kitap yazmak ✶ yazdığım yaklaşık bi altı yedi kurgu var birkaç yarışmaya da katılmıştım aslında ama olumlu bir sonuç alamamıştım. 🤍 Yabancı Dil: almanca hazırlık okuduğum için b2 seviye bir almanca bilgim var. Onun dışında yine b2 seviyede bir ingilizce bilgim var. Birden fazla yabancı dil çalışanlar bilir ki öğrendiğiniz tüm diller bir yerden sonra birbirine karışır. Mesela ben de bir almanca sınavında yazma kısmının yarısını ingilizce yazmıştım sonra hızlıca silmem gerekmişti😅 🤍 Müzik: çok net olmayan bir müzik zevkim var. Ağırlıklı olarak yabancı müzik dinlesem de türkçede de ezhel ve yanında birkaç popüler şarkıyı dinliyorum. İngilizcede james arthur, lewis capaldi, conan gray, ed sheeran ve halsey ağırlıklı olarak dinliyorum. Yani aslında direkt SAD MUSİC tarzı seviyorum. 🤍 İdol House: Yazmaktan en mutlu olduğum soru falan. Tabii ki Barış
1000Kitap
Hitit Tören Baltası, Almanya'da bir müzede ortaya çıktı ​​ 1940 yılında yapılan arkeolojik kazıda Hitit dönemine ait tören baltası bulundu. Hitit Tören Baltası, Almanya'da bir müzede ortaya çıktı Kazı başkanı Alman Arkeolog Kurt Bittel tarafından Almanya’ya kaçırıldığı düşünülen Hitit Tören Baltası, Berlin Önasya Müzesi’nde ortaya çıktı. 1940 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Döllük köyünde yapılan kazıda eşine az rastlanır bir eser bulundu. Alman arkeolog Kurt Bittel tarafından bulunan Hitit Tören Baltası, o dönem arkeoloji camiasını heyecanlandırmıştı. Sivas’ta bulunan tarihi eser, yıllar sonra Berlin’de bulunan Önasya Müzesi’nde ortaya çıktı. Eserin bulunmasına öncülük eden Şarkışla Âşık Veysel Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Deniz Karakurt, Hitit Tören Baltası’na ilişkin bilgi verdi. BERLİN ÖNASYA MÜZESİ’NDE SERGİLENİYOR Hitit Tören Baltası’nın Şarkışla yakınlarındaki Döllük köyünde bulunduğunu ifade eden Öğretim Üyesi Deniz Karakurt, “Kazıdan sonra bu yurt dışına götürülüyor. Ancak götürüldükten sonra öğreniliyor ki bu parça hiçbir zaman Türkiye'de bunun varlığına dair bir sergileme veya başka bir şey yapılmamış. Yabancı üniversitelerde özellikle İngiltere'de, Amerika'da buna dair kayıtlar var. Biz bu kayıtlara ulaşmıştık. Daha önceki senelerde yerel basınımız tarafından yapılan bir haberle bu tekrar gündeme geldi. Ankara'da yaşayan Şarkışlalı araştırmacı yazar Mahsuni Gül bu haberi görüyor ve peşine düşüyor. Almanya'daki arkadaşlarından rica ediyor, içlerinden özellikle bir tanesi olayın peşine düşüyor. Berlin'in Önasya Müzesi'ne gidiyor. Fakat müze tadilata girmiş. Tadilat nedeniyle kendisine bu eserin gösterilemeyeceği söyleniyor. Gösteremeyeceklerini söylemişler fakat araştırıp kendisine bilgi vereceklerini iletmişler. 1960’lı yıllara dair bir el
Reklam
Fink atmak
Almanca'da "Fink" kelimesi, "ispinoz kuğu" anlamına gelir. Hareketli, neşeli ve sürekli oradan oraya konup kalkan ispinozların adı ile Türkçedeki "fink atmak" deyiminin bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Dil, yalnızca kelimelerden değil; kültürlerden, yolculuklardan ve hikâyelerden de beslenir.
Toplum “Schadenfreude” modunda. Ülkede öyle kalabalık bir grup var ki başkasının açısından, başarısızlığından ve mutsuzluğundan gizli gizli keyif alma halindeler. Schadenfreude, Almanca'dan dünyaya yayılan bu kavram (Schaden: zarar, Freude: sevinç), tam olarak bahsettiğimiz o gizli, habis ve pasif-agresif tatmin mekanizmasını özetler. Temel’in idam sehpasındaki son arzusundan, "ben zayıflayamıyorsam diğerlerini şişmanlat" diyen çiğ hasete kadar tüm bu konuştuklarımız, aslında kitlesel bir Schadenfreude salgınının farklı varyantlarıdır. Bir toplumun ezici bir çoğunluğunun bu moda girmesi, o toplumun ruhsal olarak "yoğun bakıma" düştüğünün kanıtıdır. Peki, bu gizli haz mekanizması neden bu kadar kalabalık bir grubun tek tesellisi haline geldi? Kendi hayatında bir başarı hikayesi yazamamış, entelektüel, sanatsal veya ekonomik bir değer üretememiş insan için özsaygı (self-esteem) dipsiz bir kuyudur. Kendini yukarı çekmek; emek, sabır, zeka ve disiplin gerektirir. Başkasının düşüşünü izlemek ise tamamen bedavadır. Başarılı, güzel, mutlu ya da dik yürüyen birinin tökezlediğini gördüğünde, Schadenfreude devreye girer ve o kişiye sahte bir eşitlik hissi verir: "Bak, o da benim kadar çaresiz, o da benim kadar zavallı." Kendi çukurundan çıkamayanlar, başkalarının o çukura düşmesinden aldıkları hazla hayatta kalırlar. Toplumda adalete olan inanç tamamen yok olduğunda, insanlar ödüllendirilmenin liyakatle değil, kurnazlıkla veya torpille olduğuna inanmaya başlar. Bu iklimde, bir başkasının başarısı veya mutluluğu "haksız bir kazanç" gibi algılanır. Dolayısıyla, o başarılı insan bir felaket yaşadığında veya başarısız olduğunda, kitleler bunu "ilahi adaletin tecellisi" veya "sistemin o şanslı azınlığı cezalandırması" olarak okur. Yaşanan mutsuzluk, hak edilmiş bir ceza gibi
Sosyoloji
SENİN GÖNDERDİĞİN ADAM BİRAZ KAÇIK MI ? KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR İzmir'in Özdere Kasabası'nda yaşayan rahmetli E.Hv.Astsubayı-Yazar ve Şair Tayyar Tahiroğlu'nu, rahmetli Matbaacı-Gazeteci-Yazar ve Efe Gazetesi sahibi Şeref Üsküp ile tanıştırmıştım. Aradan bir süre geçtikten sonra İzmir'e gidip Şeref Üsküp'ün Konak'ta ki matbaa ve gazetesi'ne uğradığımda Üsküp bana ''Yahu senin gönderdiğin adam biraz kaçık mı ?'' diye sordu. Öyle olmadığını söyledim ama Üsküp şunu anlattı, ''Geçen gün buraya geldi, konuşurken beni bütün dünya tanıyor diye bir laf etti. O sırada bizim Efe Gazetesi'nde yazı yazan İzmir Barosu Başkanı da burada idi (İsmini Hatırlayamadığım için böyle yazdım), döndü kendisine ''Beyefendi, sizi bütün dünya tanıyorsa ben niye tanımıyorum ?'' diye sorunca ''Beni bütün dünya tanıyor efendim.'' diye tekrarlayınca baro başkanı arkadaş kendisine; -Yunanca biliyor musunuz ? -Hayır, -İngilizce biliyor musunuz ? -Hayır, -Fransızca biliyor musunuz ? -Hayır, -Almanca biliyor musunuz ? -Hayır, -Peki efendi, bu dilleri bilmiyorsanız bu insanlar sizi nasıl tanıyor ? deyince arkadaş fena halde bozuldu. dedi, ben de kendisine; -Şeref abi, bizim gazeteci-yazar ve şairler arasında bu klasikleşmiş bir deyimdir. Onun için söylemiştir ama bunun üzerinde durmaya değmez ama bu benim için de unutulmaz bir anı oldu. diye ilave ettim. *** TAHİR KUTSİ MAKAL İSTANBUL'DA BANA ''YAPMA EVLADIM, BENİ BÜTÜN DÜNYA TANIYOR.'' DEDİ... Bu konudaki ikinci anım şu şekilde; Bir gün İstanbul'a gittiğimde Ortadoğu Gazetesi'ne uğrayıp Genel Yayın Yönetmeni Tahir Kutsi Makal ile konuşuyordum, Makal o sıralar ayrıca bir edebiyat dergisi de çıkarıyordu. Hatta bir defasında çıkardığı Tarla Dergisi'nde İrfan Ünver Nasrattınoğlu ile yazdığım bir yazıyı başka bir dergiden alarak yayınlamış,
Biraz geç oldu ama :)
MBTİ: ENTJ Hogwarts binam: Slyhtherin (sonra Hufflepuff yada Ravenclaw yani aslında bu üçünün karışımı gibiyim ama) Burcum: Başak (pek bir özelliğini taşıdığım söylenemez ama) Küçükken Harry Potter okuyarak büyüdüm o yüzden bir Harry Potter serisi hayranıyım. Kitap okumaya Levent serisiyle bağladım denilebilir. Hâlâ öneririm müthiş bir seridir. Dil öğrenmeyi ve bilgisayar, tablet veya telefonda (hangisi olduğu fark etmez) oyun oynamayı severim. Almanca ile pek anlaşamam ama onu da halledicem bir ara umarım. Gezmeyi, resim çizmeyi (çizebilirsem), müzik dinlemeyi, kitap okumayı, film ve dizi izlemeyi severim. VE AYNI ZAMANDA BİR MARVEL HAYRANIYIM. Trabzonsporluyumm. Biraz fanatiğim 🤏🏼😀 Milli maç izlemeyi çok severim. Kısaca futbol maçı izlemeyi severim :) Müzik zevkim zamandan zamana göre değişir. Aslında ben zamandan zamana göre değişirim biraz. Bir de çok konuşurum çoğu zaman öyle derler. Aslında bana dışa dönük de diyorlar mbti testinde de öyle çıktım ama bilmiyorum. Bence özgüven birden gelen bir şey. Kitaplarda sevdiğim karakterlerin ölmesine sürekli ağlayıp dururum :( Ve onlarda inadına ölmeye devam ederler 😭😭 maalesef. Kedileri çok severim bir kedim var😺 Bence kediler çok samimi ve güzel hayvanlar. Bilmiyorum rahat hissettiriyorlar insana. Sonbahar hayranıyım zaten sonbaharda doğmuşum🍁 daha çok sonbahar ve kış insanıyım. Uykuyu severim. Tıp okumayı istiyorum, tıp kazanabilir miyim hiç bilmiyorum ama yinede bence yapabilirim. Tıpla uykunun aynı paragrafta durması biraz garip oldu ama skdhdjxkjdjxjx Galiba bu kadar 🌼
Reklam
Reklam