Nermin

8/10
·266 syf.··
2018 11. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2018 00:03
•Cesur Yeni Dünya; anne, baba, aile kavramlarının müstehcen karşılandığı ve tüm duygu kavramlarının olmadığı bir ütopya. Bu ütopyada doğum denilen olay yaşanmaz, insanlar gelişmiş teknoloji sayesinde makinelerde doğar, geliştirilir ve şartlandırılır. Statülerine göre de Alfa, Beta ve Epsilon gibi sınıflara ayrılır. Bu dünyada hakim olan düşünce “Herkes, herkes içindir.” Herkes duygusal bağ kurmadan istediğiyle birlikte olabilmektedir. Kadınların çoğu kısırlaştırılmıştır, kısır olmayanları ise Malthus alıştırmalarına tabi tutulup hamileliklerinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır. •Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi’nden okuldaki derslere kadar herkes şartlandırmaya tabidir. Böylelikle, başka bir ütopya ve her şeyin teknolojiden bağımsız şekilde doğal olarak yaşandığı Ayrıbölge’de hakim olan tutumluluktan harcama zorunluluğuna geçiş sağlanabilmektedir. Ayrıbölge’de inanılan Tanrı’nın yerini bu ütopik dünyada üretim hattının ve T model araba tipinin mucidi olan Ford almıştır. Herkes doğuştan üretime katkı bulunabilecek şekilde şartlandırılmaktadır. Üzüntüye burada asla yer yoktur. Bir gramı bin musibet savuşturur düşüncesiyle soma denilen hap herkesi mutlu bir hale getirir. •İlk sayfalarda kitabın akıcılığı -benim için- zayıf olsa da ilerleyen sayfalarda olayların ve karakterlerin netleşmesi kitabın bir solukta okunmasına katkıda bulunuyor. Teknolojinin giderek geliştiği şu günlerde kitapta yaşanan olayların yaklaşıyor olması pek de imkansız görünmüyor açıkçası!
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Nermin

, bir kitap okudu
8/10
·266 syf.··
29 günde okudu
·
2018 11. kitabı
Aldous Huxley
7.4/10 · 73,4bin okunma
9/10
·186 syf.··
2018 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2018 17:09
Bu yaşıma gelene kadar aslında okumam gereken bir kitaptı Şeker Portakalı. Küçük Zeze’nin nasıl tabir etsem acı dolu hayatı karşısında üzülmemek mümkün değil. Her dayak yiyişinde siz de aynı acıyı hissediyorsunuz onunla birlikte. Yaşına göre oldukça akıllı ama bir o kadar da yaramaz bir çocuk Zeze. Büyüdükçe büyük sıkıntılar yaşayarak tüm duyguları küçük olmasına rağmen tadar. Sahip olduğu şeker portakalı fidanı ve Portekizli ile kurduğu arkadaşlık bağını günümüzde hangimiz bu denli yaşayabiliyorduk ki? Onlarlayken hissettiği heyecan ve mutluluğu sayfaları okurken sanki biz hissediyoruz. Vasconcelos; hüznü, mutluluğu ve heyecanı anlatım tarzıyla okuyucuya derinden iletmeyi başarıyor. Sizler de Şeker Portakalı ile henüz tanışmadıysanız bir an önce tanışmanızı öneririm. İyi okumalar!
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,7bin okunma
6/10
·448 syf.··
2015 7. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2015 00:00
Elif Şafak’la tanışmamı sağlayan İskender, O’nun kaleminden okuduğum tek kitap olma özelliği taşıyor. Okurken İstanbul, Londra ve Abu Dabi üçgeni arasında sürükleniyorsunuz. Bazen Türkçe konuşurken bazen de Kürtçe ile karşılaşıyorsunuz. Elif Şafak’ın üslubunun akıcı olmasının yanında işlediği konu sizleri kendisine çekmeyi başarıyor. Kitapta; sevgi üzerine kurulmayan evliliklerin kısmen de olsa beklenen sonları, öfkeyle hareket ettikten sonra duyulan pişmanlığı, ataerkil toplumlarda kadınların ikinci plana atılması ve buna bağlı olarak bu toplumlarda törenin hakimiyeti anlatılmaktadır. Elif Şafak, karakterleri iyi analiz edebilmeniz için çok iyi betimliyor. İskender vurdumduymaz ve kabadayı gibiyken Yusuf ise bir o kadar naif ve dürüst. Pembe, geleneklere bağlı Kürt kadınıyken; Adem, sorumsuz ve kumarbaz. Esma, gelenek ile modern arasında denge kurmaya çalışırken; Tarık, bağnaz ve geleneksel. Elif Şafak ile henüz tanışmamışsanız “İskender” sizler için iyi bir başlangıç olabilir. İyi okumalar!
İskenderElif Şafak · Doğan Kitap · 202421,3bin okunma
Puan vermedi
Tahmin ediyorum ki; “Bu kitabı okumayan son kişilerden biriyim.” gibi hissetmişsinizdir. Ben de sosyal mecralarda bu kadar sık karşıma çıkan kitabı okuyayım diyerek almış bulundum. İyi ki okudum mu? Evet iyi ki okudum. Kendimizle bütünleştirdiğimiz etiketlerin -ben utangacım, ben duygusalım gibi- hayatımız boyunca bizi nasıl esir altına aldığını, hayatımızı bu etiketler çerçevesinde nasıl şekillendirdiğimizi sade ve anlaşılır bir dille bizlere aktarmakta. Herhangi bir konuda hissetmeyi reddettiğimiz duyguların bizim bir parçamız olduğunu ve bu duyguları dışardan gözlemleyen kişinin bizler olduğunu öğrenmekteyiz; çünkü bu duygulara karşı mücadele vermek ağır, kabul etmek hafifti. Bizlere ait olan hayatı işkenceye çevirmeden, duygularımızı kabul edip o şekilde yaşayabilmek bizler için en kolay ve doğru olandı. Sizler de kendinizi yakından tanıyabilmek, duygularınız ve düşünceleriniz ile daha rahat bir hayata sahip olabilmek için bu kitabı okuyabilirsiniz. İyi okumalar! Bu
Pembe Fili DüşünmeZeynep Selvili · İnkılap Kitabevi · 202411,6bin okunma