sana bencil insanları anlatacağım. sana acı vereceklerini bile bile tadına bakmak için hayatına girerler, kaçırmak istemeyecekleri bir şeysindir çünkü. öyle parlaktır ki ışığın, dokunmadan geçmek yazık olur. iyice baktıklarında tüm vaat ettiklerine, tenini, saçlarını, sırlarını aldıklarında. ayırdına vardıklarında ne kadar sahici olduğunun. ne yaman bir fırtına olduğunun; dank eder kafalarına.
işte o zaman korkaklık başlar. o zaman olduğunu sandığın insanın yerini alır zavallı gerçek hali. o zaman tüm cesaretleri uçar gider (...)
öylece çırılçıplak kalıverirsin, hala bir hıçkırık gibi bir yarıları kalır içinde. neden diye sorarsın. neden karşılık vermeye niyetleri olmadığı halde kendilerini sevmeye zorladılar seni; o zaman sıralanır bahaneleri: denemek zorundaydım, bir şans vermek zorundaydım, karşımdaki sendin sonuçta.