“Bari bedenini ver.” dedi Karadeniz’e. “Onu da ekeyim toprağa.”
“Çok büyüksün.” dedi denize. Başı önüne düştü. “Çok büyüksün, nasıl bulayım onu?”
Bülbül Kapanı III
Uçurumlar derin, yağmurlar sisli, kayıplar ve kaybedişler ise bir o kadar acıdır. Şimdi geriye sadece tek bir soru kalmıştır;
Güneş bu karanlığa da doğar mı?
Senden isteğim, bana güneşi göstermenin bir yolunu bulman, imkansızlıkları imkanlı bir hale getirmen çünkü bütün bu imkansızlıkların, bütün bu mahkûmiyetin ortasında bana gülümsüyorsun ve bu, güneşi görmenin o kadar da imkansız olmadığını haykırıyor bana. Tıpkı çiçekli elbiseler gibi. Buradayım ve savaşmaya devam edeceğim.