Kitap gibi bir günden herkese merhaba sevgili 1K sakinleri. Nasılsınız?💙🌌
Ben yıldızlarla, geceyle ve mavi renkle kafasını bozmuş R. A. Süreyyâ, ve harika bir konuyla bu güzel seriyi başlatıyorum! Arkanıza yaslanıp kitap ve yazım dünyasının derinlerine inmeye hazırlanın.
Karşınızda Yazının Anatomisi Chapter 1! Ve bugünkü konumuz, “VİLLAİN’LER”
Kötü karakter yazımı... Çok önemli bir konu gibi görünmez aslında, herkesin ve özellikle de ana karakterin sevmeyeceği, kötücül amaçları bulunan ya da herhangi bir amaca sahip olmaksızın kötü olan, kötü olmayı seçen bir karakter yazmak, bir evren kurmak kadar zor ve önemli bir konu gibi gelmez normalde. Aslında bir hikayenin en önemli yapı taşlarından birisidir, villain karakterler.🪼
Öncelikle bu konu hakkında konuşacaksak, kötü karakter dediğimiz tanımı biraz açmamız ve daha iyi anlamamız gerekir. Genellikle kurgu hikayelerinde bulunan bir “tag”dir bu “villain”ler. Zaman zaman hikayenin ana karakteri konumunda da görürüz onları, ya da başlangıçta iyi kalpli gibi gördüğümüz karakterlerin de bazen onlara dönüştüğüne şahit olmuşuzdur. Bazıları doğuştan kötü kalplidir, yani amaçsızdır. Bazıları acı bir geçmiş veya travma sebebiyle sonradan kötü olmayı seçmiştir. Bazıları kötü olmaya mecbur bırakılmıştır... Liste böyle uzar gider. Genel olarak baktığımızda, okurlar tarafından her zaman olmasa da kitabın ana kahramanından nefret toplayan, düşmanlık edinen karakterlerdir kendileri. Bazı okurların iflah olmaz bir villain sevdası var, biliyorum, (bazen ben de bu kategoriye giriyorum, çaktırmayın :))
Jericho Writers sayfasının içerdiği makaleye göre, “good villain”lerin en önemli ve onları kötü yapan özelliklerinden birisi de, ana karakterin ihtiyaç, istek ve hedeflerine karşı çıkması hatta engel olmasıdır.
Yine aynı sayfada şu