Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sevdikleri ve güvendikleri birine rastladıklarında, sevdikleri insanın gücünü kendi güçleri sanarak hemen güvenli ve rahat biri oldukları gibi, sevdikleriyle aralarındaki en küçük anlaşmazlıkta da birden kendilerini tümüyle güçsüz ve yalnız hissetmeye meyyal gençlerin o kırılgan ruh haliyle, Rukiye de yeniden kendini yalnız, sahipsiz, hatta sığıntı gibi hissetmişti. Küçümsediği birinin çok güçlü olabileceğini fark etmek kendine olan güvenini tarumar etmişti
Ahlaksızlığı ise hiç anlayamazdı, çoktandır kendisini toplumdan öylesine kesin çizgilerle ayırıp koparmıştı ki, düşüncelerinin hiçbir yerinde kalabalıklarla ortak bir değer yargısı kalmamıştı neredeyse, onların ne ahlakına uymaya ne de ahlaksızca davranmaya çalışıyordu.
Kadınlar ancak "doğal vazifeleri"ni aksatmadıkları ölçüde başka işlere soyunabilirler. Osmanlı'nın son dönem şeyhülislamlarından Musa Kâzım'ın "Hürriyet-Mutasavvat" (Özgürlük-Eşitlik) başlıklı yazısında nasihat buyurduğu gibi, kadınların belli bir noktadan sonra eğitime ihtiyaçları yoktur. Okula gönderilmeleri gerekmez. Zira gereğinden fazla eğitim alırlarsa doğal vazifelerini ihmal edeceklerdir.
Fazla okumamalı, fazla yazmamalıdır kadınlar... Ne olur ne olmaz...