8/10
·456 syf.··
2026 62. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 15:35
Adının hakkını vererek kaos dolu, eğlenceli ve oldukça kaliteli bir kitaptı beklentilerimi aşarak zirveye tırmandı resmen okurken o kadar eğlendim ki anlatamam şimdi hemen konusuna geçiyorum. Küçük bir köyde yaşayan Elbis onu büyüten şifacıyla birlikte yaşayarak bitkilerle şifalı iksirler yapmasına yardım eder, boş vakitlerinde de köye gelen zenginleri dolandırmanın yollarını arayarak gününü gün eder. Yine bir gün Oro Ana’nın ondan istediklerini almak için ormana girdiğinde başına hiç beklemediği şeyler gelir ve bir tilkiyi kurtarıp peşlerine düşen avcılardan kaçarken kendisini Nyxhaven Akademisi’nde bulur. Yüzyıllar önce soylarının tükendiği bilinen özel ırkların gittiği bu akademide sıradan bir insan olduğunu saklayarak ortama ayak uydurmak zorunda kalmasıyla maceramız başlar. Akademide geçen kitaplara gerçekten bayılıyorum. Birbirinden farklı insanların, canavarların bir araya gelerek eğitim almasını, güçlü dostluklar kurarken aynı zamanda düşman kazanmalarını okumak beni zevkten dört köşe ediyor burada da Elbis akademiye adım atar atmaz ilk dostuyla yani oda arkadaşı Viktor’la tanışıyor. Bir yandan insan olduğunu gizlemeye çalışırken bir yandan da ortama ayak uydurmaya çalışırken en büyük yardımcısı da Viktor oluyor. Aralarına dünyalar güzeli bir siren olan Lenora’da katılınca güzel bir arkadaş grubu oluşturuyorlar. Birlikte derslere giriyor, onlardan nefret eden zorbalarla hep beraber mücadele ediyorlar. Tabi bu sırada dünyaya dair bilgilerde bize veriliyor 7 tanrıdan ve her şeyi birbirine karıştırarak ortalığı kaosa boğan Kaos Tanrısı’nın da varlığına dair bir şeyler öğreniyoruz. Bu sırada okulda bazı öğrenciler kaybolmaya başlıyor ve okul yönetimi bunları örtbas ederek öğrencilerin eve döndüğünü söylüyor ama Elbis ve arkadaşları bunu yer mi? Yemez.
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202621 okunma
9/10
·384 syf.·
2026 18. kitabı
Nazan Bekiroğlu, bildiğimiz Hz. Âdem ve Havva kıssasını alıp, onu adeta şiirsel bir ney sesi gibi, modern bir mesnevi üslubuyla ruhumuza üflüyor. Ama bunu yaparken sadece tarihsel ya da dini bir anlatı sunmuyor; insan olmanın o ezeli çelişkisini —bir yanımızın göklere ait kutsal bir ruh, diğer yanımızın ise toprağa ve çamura ait o ağır noksanlık olduğunu— fısıldıyor bize. Hikâye, henüz hiçbir kelimenin var olmadığı, mutlak bir sessizliğin hüküm sürdüğü o saf varoluşla başlıyor. Âdem yaratılıyor; meleklerden farklı olarak içine hem ışık hem gölge, hem iyilik hem de o insanı hırpalayan irade yerleştiriliyor. Derken o derin yalnızlığın içinden Havva doğuyor. Kitapta öyle zarif bir tasvir var ki: "Ne fazlaysa Âdem'de, Havva'da o eksikti. Ayrı ayrı da güzellerdi fakat bir araya gelince bir başka güzellerdi." İşte o an, kalbin tamamlandığı, o dingin huzurun zirve yaptığı andır. Fakat o bilinen yasak meyve ve ilk hata gerçekleştiğinde, dünya sürgünü başlıyor. İşte burası benim ruhumu en çok sarsan, o sakin ve kalabalık ruhlardan uzak durmak isteyen yanımı derinden yakalayan yer. Cennetten o sert, acı dünyaya düşerken yanlarına taşımak için sadece üç şey seçiyorlar: Kelimeler, Annelik Duygusu ve Aşk. Kelimeleri Âdem sırtlanıyor, anneliği Havva kalbinde taşıyor. Ama aşk o kadar ağır, o kadar muazzam bir yük ki, ne tek başına bir kadının ne de bir erkeğin zembili bunu kaldırmaya yetmiyor; yükü yarı yarıya bölüşüp öyle düşüyorlar bu fani dünyaya. Dünyaya adım attıklarında ise o saf sessizlik yerini hayatın karmaşasına, sınavlara ve ardından gelen Habil ile Kabil'in hikâyesine bırakıyor. Kabil’in içindeki o kıskançlık cehennemini, Habil’in duru masumiyetini ve bir babanın evlatları arasındaki o çaresiz çırpınışını okurken, bugünkü dünyanın acılarını, haksızlıklarını ve kaosunu
Lâ: Sonsuzluk HecesiNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202114,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Beyaz Geceler
Puan vermedi·202 syf.··
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:59
Nasıl başlayacağım bilmiyorum ama bir yerden başlamak gerekiyor. Beyaz gecelerin kitabının ilk öyküsü olan ve kitaba başlığını veren Beyaz gecelerden başlayacağım. Kitapta hayalperest bir kahramanımızla ve nastyenka adlı bir genç kızımız var. Bu iki karakterin yolları kesişiyorlar.(Ki bence yollarının kesişmesi bile milyonda bir.)Neyse bu iki karakter birbirlerini tanımak istiyor o yüzden kendilerinin yaşam öykülerini anlatıyorlar.İkisininde yaşam öyküsünü okuyunca en çok dikkatimi çeken sizinde tahmin edeceğiniz üzere hayalperestinki oluyor. Çünkü diğer kahramanımızın öyküsü herkesin başına gelen yada görülme ihtimali çok olan öykülerden biri bu yüzden de lafı uzatmadan hayalperestin öyküsünü anlatmaya bir an önce başlayayım.Baş kahramanımız(Yani Hayalperest) hayatı yaşamaktan ziyade zihinde ki kurduğu hayallerle yaşamaya çalışan buna örnek olarakda kitaptan bir alıntı paylaşıyorum "Tabii o zaman soruyorsun kendini. nerede şimdi? o hayallerin. Kafanın iki yanına sallayıp yılları nasıl da uçup gidiyor diyorsun yine soruyorsun nasıl geçirdin o yıllarını en güzel zamanları nereye gömdün o yılları yaşadın mı yaşamadın mı?" diye kendine sorular soruyor.Tabii bu sorular cevapsız ve geciken sorular oluyor. Yani dostlarım kısacası baş kahramanımız ömrünü hayalle geçirmekle bitiriyor. Hayalperestin öyküsünden daha da bahsetmek isterdim de ama inceleme pek uzuna kaçıyor. Gelelim bu hikayenin bir diğer noktasına( Spoiler içerir) Nastyenka sevdiği gelmemesini düşününce kendisine aşık olan hayalperesti sevmeye çalışıyor tabii sevsin ama bu yaşananlar 4 gün içinde oluyor 3.günde sevdiği kişi gelmeyince 4.günde yanılmıyorsam hayalperesti sevmeye çalışıyor .Benim anlamadığım nokta şurası hani acını bile çekmeden yani onu unutmaya bile çalışmadan nasıl bir insanı sevebilirsin ki
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,4bin okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
#geceyarısıtreni #matthaig kalemiyle @domingo_yayinevi aracılığıyla biz okuyucularla buluşuyor. Kitapçı zincirine sahip seksen yaşlarında işkolik Wilbur, yirmi yıllık evli kalıp boşandığı eski eşi Maggie ile telefon görüşmesinden sonra fenalaşır ve hayata gözlerini yumar. Yalnız bu dünyaya kapanan ama öte aleme açılan gözlerinin önünde tren belirir trenin içinde ise çocukken tanıdığı kitapçı kadın vardır. Bu kadın ona manevi rehberlik etmek adına görevlendirilmiştir. Tren ise Wilbur'un geçmiş yaşamındaki anılarına yolculuk bileti taşır. Her bilet içinde pişmanlıklar, kırgınlıklar, keşkeleri barındırırken acaba bir ihtimal var mı sevdiceğim Maggie'yle mutlu evliliğimi sürdürmeye diye düşünür Wilbur ve bir karar verir. Eser içinde gece yarısı kütüphanesinden tanıdığımız Nora karakterinin minik bir kısımda yer alması hoşuma gitti. Yazarın kaleminden okuma yapmayı seviyorum; rahatlama kitabı, insanlar, gece yarısı kütüphanesi, radley ailesi, hayat imkansız eserlerini de tavsiye ederim. "Hayatı ören ipliklerin, geçmişin ve şimdinin ve geleceğin iç içe geçerek yaşanmış olan her şeyi yaşanacak olanlar kadar taze ve sahici kıldığını hissetti." ~ "Aynı zamanda büyük ihtimalle ona büyük bir armağan verildiğini biliyordu. Hayatı ölmüş halinin bakış açısına göre yaşayabilme armağanı." ~ "Şu an yaşadığım her şeyi bir yerlerde zaten yaşadığımı idrak ettim. Aslında olmadığın biri olmayı hedeflersen, bir şey başaramayacağını anladım. Bu yüzden kimsem o olmam gerekiyordu. Öğrenmenin tek yolu yaşamak, bu kadar basit." Reklam değil.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026375 okunma
5/10
·384 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
15 yasinda rus edebiyatiyla kafayi bozmak yerine bunu okusaydim su an oldugundan daha cok keyif alirdim diye dusunuyorum. heyecanli ve sürükleyici ama surekli biseyler olmasi yordu. begendim ama serinin diger kitaplarina devam edecegimi zannetmiyorum. bizden gecti gencler eglensin
PiyonAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20164,417 okunma
TENDEKİ ATEŞ (Ash)
9/10
·624 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 04:11
Herkese merhabaa! Fantastik açlığı çekiyorsanız, okuduğunuz kurgunun içinde aşk, savaş,saray entrikaları, mücadele ve güçlenen kadın karakterler okumaya bayılıyorsanız..işte doğru yer doğru kitap. Kitabın büyük bir çoğunluğunda Kolis’in Sera’yı kaçırmasını ve o süreçte olanları okuyoruz. Daha çok Sera’nın içsel mücadelesini, kendini ve içinde ki özü kabullenmesini görüyoruz. Bununla beraber Kolis manyağının en saçma, aptalca şeyde bile nasıl kendini haklı gösterdiğini okurken çıldırmamak elde değildi. Bu arada Ash esir tutuluyor, Sera onu kurtarmak için bir çok fedakarlıkta buluyor..daha fazlasını yapmak içinde kararlı benim güçlü kızım. Kitap bir ara bi monotonluğa giriyor, ama o aralarda da Ash ve Sera’nın rüyalarda buluşmalarıyla onları kapatıyor aslında. Kan ve Külden serisinin karakterleri olan Poppy ve Casteel’in kaderini mi yaşıyorlar yoksa yazar tekrar mı yapıyor ayırt edemiyorum. Hepimiz olacak olanı, olması gerekeni bi yerde biliyoruz. Ash sevemiyor..(kardiası aldırmış reis) bu yüzden Sera yükselişten kurtulamayacak, ölecek…evet evet biliyorum. Diyarlar yok olacak falan filan kehanet böyle kader perilerinin canı çıksın. Ama bilmediğimiz şey yazarın aşkı her zaman daha güçlü yazması! Son yüz elli sayfa beni perişan etti. Ash’nın aşkı kabullenişi, Sera’ya olan saygı ve tutkusu mükemmeldi. Karakter arası bağı yazar öyle iyi yazıyor ki, bir an gülerken bir an gözlerim doldu okurken. Seri devamı aşkla şevkle bekleniyor.
1000Kitap
Tendeki AteşJennifer L. Armentrout · Dex Kitap · 202545 okunma