Herkes karısından ayrılıyor, en sevdiği arkadaşlarını terk ediyor ama kimse, annesinden ya da ablasından sıkılmış birini ya da onlarla paylaşacak bir şey bulamadığı için uzaklaşmayı tercih eden birini anlamak istemiyor. Nedense herkes bu kararın altında derin psikolojik sebepler, analiz edilmeye muhtaç süreçler, müthiş travmalar filan aramaya meraklı. Ailenin tek çocuğu olarak büyümüş birinin ana babasını kaybedince tek tabanca kalıvermesi üzücü olmaktan öte bir duruma tekabül etmez, müthiş psikolojik tahliller gerektirmezken; oraya ait olmadığına karar verdiğinden evini, ailesini görmeye gerek duymayan, ailenin işlevsizliğine inanan birinin hali herkese marazlı görünüyor.
Sayfa 69 - Everest
Aşırı analiz, gerçeğin düşmanıdır..
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir sabah uyandığınızda kendi kendinize "Hisse senedi satın alacağım çünkü içime borsanın bu yıl yükseleceği doğuyor" derseniz benden size tavsiye telefonunuzu fişten çekip bütün brokerlerden uzak durun. Sizi kurtarması için borsaya boş yere güvenmeyin, böyle durumlarda borsa hep sizi haksız çıkaracaktır.
Ahzab 72. ayet emanetin insana verilmesi (sorumluluk)
Nihayetinde görürüz ki hayatın anlamını sormak insana bağlı değildir.Aksine insana sorulmuş olarak anlaşılmalıdır; yani hayatın kendisi insana sorar ve insan cevap vermelidir- varoluşu cevap vermelidir.İşin aslı varoluşçu analiz sorumlu olmayı insan varoluşunun özü olarak görür.Sorumlu olmak yalnızca özgür bir insan olmaktan fazlasıdır;insan bir şeyden özgürken bir şeyden ve bir şeye karşı sorumludur.”
Sayfa 100·Kitabı okuyor
Philipp Mainländer
Organik alemde de baştan aşağı durum aynıdır. Kimyasal bileşik ile organizma arasındaki fark bizi Fizik bölümünde meşgul edecektir; burada bizi ilgilendirmiyor. Her organizma, tıpkı hidrojen sülfürdeki kükürt ve hidrojen gibi, tek bir yüksek, tamamen kendi içine kapalı ve birleşmiş kuvvete dönüşmüş basit kimyasal kuvvetlerden oluşur. Eğer bir organizmayı kimya laboratuvarına getirip analiz edersek, ister bir hayvan ister bir bitki olsun, içinde her zaman yalnızca basit kimyasal kuvvetler buluruz. Şimdi, Doğa'ya bir organizmada yaşayan o daha yüksek kuvveti sorduğumuzda bize ne der? Şunu der: Kuvvet, organizma yaşadığı sürece oradadır. Eğer organizma çözülürse, kuvvet ölmüştür. Başka bir tanıklıkta bulunmaz, çünkü bulunamaz. Bu, yalnızca bulanık bir zihnin çarpıtabileceği, son derece büyük önem taşıyan bir tanıklıktır. Eğer bir organizma ölürse, içinde bağlanan kuvvetler en ufak bir kayıp olmaksızın bir kez daha özgür kalır; ancak o ana kadar kimyasal kuvvetlere hükmeden o kuvvet ölmüştür. Bu kuvvetin, onlardan ayrılarak hâlâ yaşamaya devam etmesi mi gerekiyor? Yok edilen hidrojen sülfür nerede? Yakılan bitkinin veya öldürülen hayvanın o daha yüksek kuvveti nerede? Yerle gök arasında mı süzülüyorlar? Samanyolu'ndaki bir yıldıza mı uçtular? Gerçeklerin bilgisini bize yalnızca yegane hakikat kaynağı olan Doğa verebilir ve Doğa der ki: Onlar öldü. Bizim için hiçlikten bir var oluş tahayyül etmek ne kadar imkansızsa, tüm organizmaların ve tüm kimyasal bileşiklerin sonsuza dek yok edildiğini hayal etmek de bir o kadar kolaydır. Bu mülahazalardan şu sonuçları çıkarıyoruz: Tüm basit kimyasal kuvvetler, deneyimlerimizin şu an ulaştığı kadarıyla, yok edilemezdir; Buna karşılık, tüm kimyasal bileşikler ve tüm organik kuvvetler yok edilebilirdir. Tözün (cevherin) basit
Felsefe
“Unutma, geçmişi aşırı analiz etmek zorunda değilsin. Sadece anı yaşa.”
Sayfa 272·Kitabı okudu