10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 232. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:41
Bu büyük kalabalığın içinde, paradoksal biçimde derin bir yalnızlık yaşıyoruz. Hepimiz birbirimize bu kadar "bağlıyken" hiç olmadığı kadar kopuk hissediyoruz. İşte bu yüzden ilişkilerden konuşmak bugün her zamankinden daha hayati. Çünkü dijital gürültünün ortasında hâlâ bizi hayata bağlayan, iyileştiren, güçlendiren şey; birinin gözlerimizin içine bakarak “Seni anlıyorum" demesi. Bir yandan ülke olarak büyük travmaların, şiddetin, kadın cinayetlerinin, ekonomik zorlukların ve umutsuzluğun içinden geçiyoruz. Diğer yandan dizilerde, kitaplarda, sosyal medyada psikiyatri ve psikoloji hiç olmadığı kadar popüler. “Terapi", "farkındalık", “iyi hisset", "anda kal" gibi kelimeler hayatımızın her köşesinde dolaşıyor. Psikiyatriye artan ilgiyi konuşurken, Gülseren Hanım bir yerde şöyle diyor: “Bu çağda insanların içini en çok acıtan şeylere çareyi psikiyatri bilimi arıyor." Bu kitap ne sadece bir "ünlü psikiyatrist portresi" ne de sadece teorik bir psikoloji kitabı. Evet, bir portre var; çünkü bu söyleşide Gülseren Budayıcıoğlu'nun çocukluğunu, gençliğini, meslek seçimlerini, Görünmeyen Kadınlar'ın nasıl ortaya çıktığını, Irvin Yalom'dan nasıl ilham aldığını, yazarlığa nasıl adım attığını, eleştirilerle nasıl baş ettiğini de dinliyoruz. Ama tüm bunlar, asıl meselemiz olan "insan ve ilişkiler" in etrafında dönüyor.
Hayata Dair
Anlaşılmak ŞifadırGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 202633 okunma
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:09
Hem beni gönderiyorsun, hem kendin gidiyorsun. Ne çok seviyorsun gitmeyi be öğretmen hanım.” Kal, desem? Desem ne değişecek?  ​Kitap, temelinde sırlar, aile bağları, aşk ve geçmişin gölgeleri arasında şekillenen sürükleyici bir gençlik/romantizm hikayesidir. Olaylar genellikle karakterlerin içsel çatışmaları ve çevrelerinde dönen gizemli olaylar etrafında gelişir. ​1. Ana Karakter ve Başlangıç ​Hikaye, hayatında büyük değişimler yaşayan ve kendini bir anda "fırtınalı" bir dönemin içinde bulan ana karakterimizin gözünden aktarılır. Karakterimiz, hem kendi duygusal dünyasıyla mücadele etmekte hem de etrafındaki insanların sakladığı gerçekleri çözmeye çalışmaktadır. ​2. Düğüm Noktası: Sırlar ve Çatışmalar ​Kitabın merkezinde, karakterlerin birbirlerinden sakladığı sırlar yer alır. Güven sorunları, geçmişten gelen travmalar ve ailevi hesaplaşmalar hikayeyi hareketlendirir. Fırtına metaforu, hem karakterlerin hayatındaki kaosu hem de aniden patlak veren olayları simgeler. Bu süreçte karakterimiz, kime güvenebileceğini seçmekte zorlanır. ​3. Romantik ve Duygusal Çatışmalar ​Hikayenin en güçlü damarlarından biri de ana karakter ile hayatına giren (veya hayatında önemli bir yer kaplayan) erkek karakter arasındaki çekimdir. Bu ilişki dümdüz ilerlemez; gurur, kırgınlıklar ve aralarındaki sırlar nedeniyle sürekli bir "fırtına" halindedir. Birbirlerine çekilirken bir yandan da zarar vermekten korkarlar. ​4. İlk Kitabın Sonu (Gelişme ve Merak) ​İlk kitap, adından da anlaşılacağı üzere olayların tamamen çözüldüğü bir sonla bitmez. Aksine, bazı taşlar yerine otururken çok daha büyük bir sır perdesi aralanır veya büyük bir kırılma anı yaşanır. Okuyucu, fırtınanın tam ortasında, ikinci kitapta neler olacağını merak edecek bir soru işaretiyle bırakılır. Fırtına Zamanı I'in
Fırtına ZamanıDuruMavii · Vera Kitap · 2026183 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 152. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:00
"İSTEDİĞİM İNSAN OLMA YOLUNDA" "İnsanın ruhsal yolculuğu bir merdiven gibi değil, bir sarmal gibi ilerler; aynı noktaya benzer duygularla dönsek de her dönüşte yeni bir farkındalık kazanmış oluruz." Hayat uzun bir yolculuk. Kimimiz dümdüz yolda giderken kimimiz kaygan, taşlı, dik yokuşlardan geçiyoruz. Bazen bir tümsek sarsıyor bizi, bazen uzun bir düzlük yanıltıyor. Biz ise bu yolculukta sadece sınırlı yolcularız. Bu yolculukta en çok ihtiyaç duyduğumuz şey nedir? Çoğumuz “reçete” deriz. Bize ne yapacağımızı söyleyecek, bizi hızla iyi hissettirecek bir cümle, bir formül ararız. Ama ya iyi hissettiren cümleler, tam da bu yüzden bizi asıl gerçeklikten uzaklaştırıyorsa? “Kendine güven”, “pozitif kal”, “kimseye ihtiyacın yok”, “her şey senin elinde”… Bu cümleler kulağa ne kadar tanıdık, değil mi? Ancak bu reçetelerin çoğu, insanın kırılganlığını yok sayan, eksik ve indirgemeci bir dil taşıyor. “İstediğin insan olmak” denildiğinde akla gelen ilk şey, çoğu zaman “daha başarılı, daha güçlü, daha mutlu” olmak oluyor. Oysa istediğimiz insan, belki de tam tersine, kırılganlığına evet diyebilen, başarısızlığıyla yüzleşebilen ve mutsuzluğunu inkar etmeyen biridir. Her insanın içinde sessizce yankılanan bir soru vardır: Gerçekten ben kimim? Ve daha da önemlisi, kim olmak istiyorum? Bu soruların peşine düşmek, insan olmanın belki de en kadim ve en kıymetli yolculuğudur. “İstediğim insan olma yolunda” olmak, bir varış noktasına ulaşmaktan çok, yürüdüğümüz yolun kendisidir. Ve bu yol, göründüğü kadar düz ve aydınlık değildir; inişleri çıkışları, kaygan taşları, derin tümsekleri ve bizi bekleyen karanlık virajları vardır. Gerçek yolculuk, popüler söylemlerin dayattığı bu “kusursuz insan” illüzyonundan sıyrılmakla başlar. Çünkü sahte bir hedefe yürümek, insanı kendi gerçekliğinden
Edebiyat
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202626 okunma
Pişmanlıklarının arasında kaybolanlara
9/10
·296 syf.··
2026 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 07:29
Öncelikleee selamm/⁠ᐠ⁠。⁠ꞈ⁠。⁠ᐟ⁠\ Hızlıca başlamam gerekirse aslında bu kitap okuma listemde yoktu. Ama anlık bir gaza geliş ve merakla bu kitabı almış bulundum (zaten genelde listeme uygun hareket edemiyorum) Neyse başlamadan önce bir yorumlarını okuyayım dedim bazı kişiler kitabın karakter gelişimi olmaması, sığ anlatım ve bazı kısımların kafa karışıklığı gibi şeylerden bahsetmiş. Yanlış hatırlamıyorsam kitap 290 küsür sayfadan oluşuyor. Bence her bir hayat zaten derin bir şekilde işlenemez ki biz zaten o hayatlarda Nora'yı okuyoruz. Yani Nora kırıldığı anda kütüphaneye geri dönüyor yani biz "Hayır biraz daha kal Nora" diyemiyoruz. Ayrıca bence karakter gelişiminde bir sıkıntıda yoktu. İlk başlarda ki depresif Nora hayatlarını sıra sıra denemeye başladığında aslında yaşamak istediğini anlıyor. Bu noktadan kitap bana gayet iyi geçti. Gelelim kafa karışıklığına, arkadaşlar kitabı sadece Nora'nın bildikleri ile okuyoruz elbetteki Nora'nın kafası karışınca bizimde karışacak, Nora yanlış anlayınca biz de yanlış anlayacağız. Ve son olarak tahmin edilebilir bir son verilmişti denmesi. Bu tabiki de kişiden kişiye değişir sen tahmin edebilirsin ben edemem o yüzden bence burada kitabı suçlamak yanlış bir tercih. Ayrıca kötü kitap yoktur kötü zaman vardır. Belki yanlış bir zamanda okunmuştur belki de ikinci bir kez okunulmasına ihtiyaç vardır. Her neyse ben kitabı beğendim ve üzerine düşünebilecek, yazı yazabilecek zamanlarımda oldu bence gayet hoş bir kitaptı. Görüşürüüüzʕ⁠´⁠•⁠ᴥ⁠•⁠`⁠ʔ Gece Yarısı Kütüphanesi
Duygu ve Düşünce
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
Puan vermedi·204 syf.··
2026 105. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 10:27
Kitap bir kadının "Ben bu hayatta aslında neyle mutlu oluyorum?" sorusuna cevap aramak için 7 yıl boyunca tuttuğu dürüst günlüklerin hikayesidir. Yazar herkesin doğru dediği şeyleri yapmasına rağmen içten içe mutsuz olduğunu fark edince kendi zihnini bir yabancı gibi izlemeye başlar. Kitap sıradan bir "anda kal" felsefesinin hikayesini anlatıyor gibi görünse de okuyucunun da eline bir kağıt kalem alıp sevdiklerim/sevmediklerim listesi hazırlamasını sağlayarak okuyucuyu harekete geçiriyor. Beğendim. 9/10
Kendine Ait Bir HayatMarion Milner · Metis Yayıncılık · 2024616 okunma
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 08:43
“Can “ kelimesi hayat içerisinde ne kadar basite indirgenerek geldi bu zamana kadar. Ağzımıza peselenk olan kelime ya da cümlelerin gerçekten söylenme zamanını hiç düşünüyor muyuz acaba? Ağzımızdan çıkan her cümle ile sınanma kapısı açtığımızın keza. Kelimelerin doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasını çok uzun zaman önce rafa kaldıran bir toplum olduk. Biraz buna mecbur bıraktılar ee biz de pek engel olmadık hemen uyum sağladık. “Seyir” kitabından sonra kolay kolay alaşağı eden bir kitap süreci olmadı. Ama konu alaşağı olmaktan ziyade yukarıya çıkabilme ve uygulamaya geçme hali. Sabır ve sebat konusunda iyi olmadığımız için belki de tökezleme hali. Sosyal medyanın kölesi olup “ Anı Yaşa” mottosu altında sadece cümleyi kullanmak adına yapılan tüm eylemler sadece yolun yarısına dahi götürmüyor. Anda kal diyince insanlar kafalarında bambaşka kombinler hayal ediyor. Susmayan bir zihne en iyi cevap ona vermem gereken tek cevaptır.” Ben şu andayım , yürüyorum, okuyorum, yapabiliyorum…” geçmişi ve geleceği karıştırmadan. Kimse size hafızanızı sıfırlayın da demiyor. Sadece o rüzgara kapılmaman gerektiğini unutma diyor aslında da bizim hamurumuz çok yatkın kurban rolüne… Kitaba gelince konu bağlamı içine girmeyi tercih etmiyorum. Pandemi zamanında geçmesi bir beni o zamanlara götürmedi değil. Belki çoğumuzun kendisi ile yüzleştiği bir dönemdi, bazılarımız uyandı, bazılarımız uyanmadı ve hala uyuyor. Tüm gardınızı indirmişken hiç tanımadığınız bir adama ne kadar kendinizi emanet edebilirsin dedirtti bana? Kilit kelime belki de “güven ve tevekkül” . Hepimizin hayatı aslında planlanmış şekilde karşımızda duruyor. Farkına varıp varmamak bizim tekamül sürecimiz . O sırada karşımıza çıkan insanlar ise ya ömür boyu yoldaşlarımız ya da sınavımızın sadece bir
1000Kitap
Can BorcuPiraye · Mona Kitap · 20241,023 okunma