Kadınları sevmeyi öğrenin
10/10
·488 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 15:06
Lale Müldür’ün Anemon kitabı, öyle "hadi alıp okuyayım" denilecek, düz bir kurgu bekleyenleri hayal kırıklığına uğratabilecek ama şiirin o tekinsiz sularında yüzmeyi sevenler için tam bir liman. Bazı kitaplar vardır ya hani; öylesine karşınıza çıkar, o gizli çekim gücüyle sizi içine çeker; işte Anemon benim için tam olarak öyle bir keşif oldu. Kitap, ismini mitolojide "rüzgar çiçeği" anlamına gelen anemon çiçeğinden alıyor. Lale Müldür'ün 1988-1998 yılları arasında yazdığı, içinde Uzak Fırtına, Seriler Kitabı ve Kuzey Defterleri gibi kitaplarını barındıran bu devasa şiir toplamı, sıradan bir okuma deneyimi vaat etmiyor. Sıradan ve birbirine benzeyen kurgulardan, klasik anlatımlardan sıkıldıysanız ve kendi içsel evreninize farklı düşünerek bakmak istiyorsanız bu kitaba gönül rahatlığıyla başlayabilirsiniz. En sevdiğim cümlelerinden biriyle kapatayım: KADINLARI SEVMEYİ ÖĞRENİN! Lale Müldür
1000Kitap
AnemonLale Müldür · Yapı Kredi Yayınları · 2020426 okunma
Puan vermedi·488 syf.··
2026 40. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 12:11
Anemon oldukça imgesel ve kapalı şiirlerinden oluşuyor. Okumaya başlayınca zorlanmadım desem doğru olmaz. Şiirlerde anlamlar doğrudan verilmediği için ilk okumada tam anlaşılmıyor gibi ya da bana öyle geldi; konular biraz gizemli ve üstü örtülü anlatılmış. Okurken bir hikâyeden çok parça parça görüntüler ve duygularla karşılaşıyorsun. Anlamdan çok atmosfer ve çağrışım ön planda. Bu da kitabı biraz zor yaptı benim için.
Şiir
AnemonLale Müldür · Yapı Kredi Yayınları · 2020426 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
Değirmencinin oğlu Johannes ve soylulardan olan Victoria’nın birbirlerine olan aşkını konu alan sade ve akıcı bir kitap . Kitap boyunca kavuşacakları sayfayı bekledim ama malesef kavuşmadılar ve öylece yarım kaldılar . Kitaptan bir alıntıyla devam edince kitabın özetini anlayacaksınız . Evet, ask neydi? Güllerin arasından esen bir rüzgâr, yok yok kandaki sarı fosforlaşma. Ask yaşlıların kalbini bile yerinden hoplatan cehennem ateşi sıcaklığında bir müzik, akşam çökerken kocaman açan bir papatya ve bir dokunuşta, bir nefeste kapanan anemon çiçeğiydi. Ask böyleydi işte. Aşk insanı mahvedebilir, tekrar ayağa kaldırabilir ve yeniden dağlayabilirdi ; bugün beni, yarın seni ve ertesi gece onu sevebilirdi, işte böyle istikrarsızdı.
VictoriaKnut Hamsun · Can Yayınları · 20231,550 okunma
Bizim Coğrafyamızın Hikayeleri Bunlar
7/10
·551 syf.··
2026 1. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 00:00
Ayla'nın annesi agarafobi hastasıdır. Bu hastalık sebebiyle on sene boyunca kızını evde tutar ve dışarı çıkmasına izin vermez. On senenin ardından Ayla artık daha fazla dayanamaz ve evden kaçar. Çocukluğunun geçtiği Aynar isimli şehre döner ama şehir çok değişmiştir. Ayla şehri hatırlamaya çalışırken bekçilerden gizlenmek için bir bahçeye girer ve bu bahçe Kamer'e aittir. Ayla yakalanmamak için kimliğini gizlemek zorundadır, kalacak bir yere ve işe ihtiyacı vardır. Kamer ona pansiyonunda çalışmayı teklif eder. Yıldızlı Bulvar'da bulunan Anemon Pansiyon, intihar etme riski bulunan, melankolik ve depresif insanlara hizmet vermektedir. Ayla bu pansiyonda refakatçi olarak çalışmaya başlar. İlk misafir Sarya üzerinden kadın olmanın bedeli çok güzel anlatılmış. Özellikle Sekiz Parça Kadın eseri harika bir metafor. İkinci misafir üstünden taşrada sanatçı olmanın zorluğunu, üçüncü misafir Bay K savaş sonrası bunalımı anlatmış yazar. Bay K'ye çok içten üzüldüm. Dördüncü misafir Erdem'se Cumartesi Annelerini çağrıştırdı bana. Babası gözaltında kaybedilmiş, annesi uzun süreler onu aramış ama bulamadan ölmüş. Erdem üstünden bir yakının kaybıyla yaşamayı ve yas tutmayı anlatmış. Son misafir Sümeyra'ysa beni yine en çok etkileyen misafirlerden birisi. Ablası engelli bir birey, Sümeyra'ysa ikinci ve sağlam çocuk. İlgi görememenin, kendine ait olamamanın ve arka planda kalmanın nasıl hissettiğini güzel metaforlarla anlatmış. Misafirlerin hepsi sanki bizim insanımız ve sorunları da bizim coğrafyamızın sorunları. Kitap boyunca misafirleri, Kamer'in hikayesini ve Ayla'nın bunlarla ilişkisini okuyoruz. Her misafirin bir noktada Ayla ve Kamer'le parallellik göstermesi, benzer yara ve travmalara farklı hayatlardan bakmamızı sağlamış. Yazarın yerel bir dili var, çeviri kitap okuyormuş
Edebiyat
Anemon PansiyonD. B. · Patara Kitap · 20252 okunma
Puan vermedi·488 syf.··
2025 13. kitabı
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınız an bittiğini hissedersiniz. Bazıları ise, sanki içinizde yeni bir yer açar ve orada yaşamaya devam eder.. Lale Müldür’ün Anemon'u, benim için kesinlikle ikinci kategoriye ait. Bu kitabı bitireli birkaç saat oldu, ama sanki zihnimin odalarında hafif, melankolik bir rüzgâr esmeye devam ediyor. Müldür’ün şiirine daha önce de denk gelmiştim, hep o huzursuz, yerleşik düzene uymayan sesini biliyordum. :) Anemon da bu ruhu taşıyor ama burada sanki isyanın biraz yorgunluğu var. Kitap, bir yolculuk gibi bir yerlere hızla gidiyor, sonra duruyor, geri dönüyor, sonra bambaşka bir yola sapıyor. Anemon’daki şiirler, klasik bir düzen beklemeden okunmalı. Lale Müldür, kelimeleri sanki rastgele bir sepete doldurmuş ve sonra o sepeti ansızın boşaltmış gibi. Bu yüzden anlamı yakalamaya çalışmak yerine, kendinizi o kelimelerin yarattığı atmosfere bırakmak gerekiyor. Bu parçalı dil, aslında hayatın o rastgele anlarını, birbirine uymayan duygularımızı ne kadar da güzel yansıtıyor. Gün içinde aklımızdan geçen o kopuk, anlamsız düşünce zincirleri işte bu dizelerde can buluyor.. ¶¶Aşk, hep bir yarım kalmışlık hissiyle başlar.¶¶ Bu basit ve derin dizeyi okuduğumda, aniden metnin tüm o karmaşası duruluyor ve geriye sadece insana dair, saf bir his kalıyor. Müldür'ün o keskin zekâsı, işte bu tür sakin, hüzünlü anlarda kendini gösteriyor. O karmaşanın içinden aniden kalbinize dokunacak bir cümle çıkarıp atabiliyor.. Kitabın genelinde bir yabancılık, bir yalnızlık hissi var. Ama bu yalnızlık, okuyucuyu itmiyor, aksine davet ediyor. Sanki Müldür, en mahrem defterini açmış ve ¶¶Bakın, ben de böyle dağınığım siz de değilsinizdir belki¶¶ diyor. Bu samimiyet, Anemon'u benim için özel kılan şey oldu. Müldür'ün şiiri, okunup geçilen değil, bir süre zihinde
1000Kitap
AnemonLale Müldür · Yapı Kredi Yayınları · 2020426 okunma
8/10
·488 syf.··
2021 79. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2021 00:00
Sadece bir şiir kitabı değil; bir ruh hâli, bir meditasyon, hatta bazen bir fırtına. 1988-1998 yılları arasındaki şiirlerin bir araya geldiği bu toplamda Müldür’ün dilinde kelimeler dans ediyor; anlamlar çarpışıyor, duygu ve düşünceler içimizde çalkalanıyor. Okurken normal şiirin sınırlarını zorlayan, kelimenin bildiğimiz anlamlarını yeni renklerle boyayan bir atmosfer. Araç gibi görünüp yük gibi dokunan dizeler… Sanki her dize ayrı bir pencere açıyor ve sen o pencereden bakarken kendini, geçmişini, düşüncelerini farklı bir ışıkta görüyorsun. Kitaptaki şiirler sık sık yalnızlıkla, doğayla, zamanla, kimlikle çarpışıyor. Bazı şiirlerde bir yağmur yağıyor, bazılarında karanlıkta bir ışık görüyorsun. İnsanın hallerini “şair diliyle” değil; “ruhun diliyle” aktarıyor Müldür. Ve sen, okuyucu olarak yalnızca bakmıyor; dinliyorsun. Kelimeler değil, sesler geliyor kulağına bazen uğultu gibi, bazen fısıltı gibi.
Şiir
AnemonLale Müldür · Yapı Kredi Yayınları · 2020426 okunma