Gece sisliydi, sisin arasından ay ışığı gizemli bir şekilde sızıyordu. "Evet, yarın, yarın!" diye düşünüyordu. "Yarın belki, her şey bitecek benim için; bütün bu anılar yok olacak, bütün bu anıların artık benim için hiçbir anlamı kalmayacak. Yarın belki, hatta kesin, bunu hissediyorum, neler yapabileceğimi göstermeye, sonunda, ilk kez, fırsat bulacağım." Savaşı, onun kaybedilişini, savaşın bir noktaya toplanışını, bütün komutanların şaşkınlığını aklından geçirdi. İşte o mutlu an, o kadar uzun zamandır beklediği Toulon, sonunda, kendini ona gösteriyor. Düşüncelerini hem Kutuzov'a, hem Weierother'e, hem de imparatorlara, açık, kesin olarak söylüyor. Hepsi onun düşüncelerinin dogrulu karşısında saşıp kalıyor, ama hiç kimse bunları gerçekleştirmeye yanaşmıyor ve işte o bir alay, bir tümen alıyor, planına kimsenin karışmamasını şart koşuyor, tümenini kesin sonuç alacağı noktaya sürüyor ve zaferi tek başına kazanıyor. " İyi ama ya ölüm ve acılar?" diye başka bir ses soruyor. Ama prens Andrey bu sese yanıt vermiyor, başarılarına devam ediyor: " İkinci çarpışmanın planı yalnız kendisi tarafından yapılıyor. Kutuzov'un yanında ordu mülhakı unvanı taşıyor ama bütün işleri tek başına yapıyor. Sonraki savaşı tek başına kendi kazanmış. Kutuzov değiştiriliyor, kendisi tayin ediliyor... "Peki, ya sonra?" diye öteki ses tekrar soruyor. " Peki, ya sonra, eğer bütün bunları yapmadan önce ön kere yaralanmaz, ölmez yahut aldatılmazsam, bütün bunlardan sonra ne olacak?" "Eh, sonra..." diye Prens Andrey kendi kendine yanıt veriyor, "Ne olacağını bilmiyorum, bilmek istemiyorum, bilemem de; ama bunu istiyorsam, şan, şeref istiyorsam, ünlü olmak, herkesin sevgilisi olmak istiyorsam, bunu istediğim için, yalnız bunu istiyorum, yalnız bunun için yaşıyorum diye, suçlu değilim. Evet, bir bunun
Sayfa 392·Kitabı okuyor
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer – Ah! sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın ** kırışır seni beklemekle geçen zaman belki hiç gelmezsin! ** yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı: bir renksiz kanatlı kelebek olmak! neyin temrinisin ey hayat? kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı? ** kıyam et! bağrımdan alıp da yürü sesimin şeriki olmuş bu çocuk bir çocuk bezmi elestten beri yürürlüğe konulmuş temsili bir pak. ** al işte bedenimden söküp de çıkar bulamadım nerede saklıdır o dert? ** güneş gözlerine bandı mı ışığı vakit aydınlıktır renginle o sıra ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki... ** tozu dumana katmanın becerisinde: “yine hangi rüzgârın emrine amadesin?” ** bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz dertler giderek silahlanıyor
DERGAH
Reklam
“Bu kasabada kimse ölmez, sadece anılara bölünür.”
"Anılarında varlar, Lâl." "Anılar ölmez mi, Karan?" "Bir tek anılar ölmez."
Sayfa 302
Alıntı
Anılar olmezmi Karan? "Bir tek anılar ölmez " Burukça gülümsedim."Bende ölmüyorum"
"Bazı anılar ölmez, sadece mevsim değiştirir."
Reklam
Reklam