Puan vermedi
Öncelikle kitap bir aşk romanı değildir. Kendini bulma ve kendinle yüzleşme romanıdır, ayrıca Türkiye'nin en büyük sorunu olan modernleşme krizinin ve cinsiyet rollerinin paradigmatik değişiminin romanıdır. Spoiler içerir. Raif Bey Ankara'da kimsenin takmadığı zavallının teki. Karısı, kızları, patronu takmıyor ve herkes tarafından kullanılıyor. Hikâyeyi anlatan kişi bile onu oksijen israfı olarak görüyor. Bu kadar düşmüş, zavallı biri artık karşı tarafta agresyon uyandırıyor. Kendi evinde karısıyla, kızlarıyla ve içgüveysi damatlarıyla korkunç bir anaerki yaşıyor. Ama bu bir sonuç, Raif Bey'in biyografisine bakıldığı zaman mitik bir biçimde bu kader örülüyor. Raif Bey'in babası fabrikatör, İstanbul'da yaşıyorlar ve annesi ölmüş, yani Raif Bey'in babası daha paşa Osmanlı'yı temsil ediyor ve öykü de İstanbul'da başlıyor. Babası onu Almanya'ya gönderiyor, sabun tozu fabrikasının başına geçebilmesi için. Berlin'e, yani klasik modernizmde cinsiyet rollerinin en kaygan olduğu dünya başkentine gidiyor. Berlin aynı zamanda erkekliğin yitirildiği ve inanılmaz liberal bir cinsiyet anlayışının başkenti. Tabii bu özgürlüğünün faturasını Nazi Almanyası ile ödüyor Almanlar. Faşizm ve Alman nazizmi bu yitirilmiş erkekliği geri getirme çabasından başka bir şey değildi. Berlin'e gidiyor ve sergide dolanırken o meşhur tabloyu görüyor. Babasının oğlu, babasının sanatını devam ettirmek için, üstün Alman kalitesiyle zanaatini öğrensin ve geri dönüp babasından fabrikayı devralsın diye gittiği yerde zanaat öğrenmek yerine annesizlikten o Madonna tablosuna sarıyor. Kürk ilksel bir şey ve avcılık-toplayıcılık dönemini hatırlatır. Freud'a göre annenin cinsel organının Ödipal erkekteki ilk intibasıdır. Sabahattin Ali kitabın da ismi olan Kürk Mantolu Madonna ismini Rönesans dönemi
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma
Nutuk
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 160. kitabı
Mustafa Kemal Atatürk’ün kaleme aldığı Nutuk, sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş belgesi değil; aynı zamanda bir liderin, küllerinden doğan bir ulusu nasıl inşa ettiğini gösteren muazzam bir tarihi, sosyolojik ve edebi şaheserdir. 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında CHP İkinci Kurultayı'nda Atatürk tarafından toplam 36 buçuk saatte okunan bu tarihi konuşma, 1919-1927 yılları arasındaki dönemi birinci elden belgelerle ortaya koyar. Nutuk, kronolojik ve tematik olarak incelendiğinde üç ana bölüme ayrılır. Atatürk eser boyunca askeri bir dehadan, modern bir devlet kurucusuna evrilen süreci bizzat yönettiği telgraflar, mektuplar ve resmi kararlarla destekleyerek anlatır: Kuvayı Milliye Dönemi (1919 - 1920): Samsun’a çıkışla başlar. Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile dağınık haldeki yerel direniş odaklarının (Kuvayı Milliye) "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" çatısı altında tek bir iradeye dönüştürülmesini anlatır. TBMM ve Savaşlar Dönemi (1920 - 1923): Ankara'da meclisin açılması, düzenli ordunun kurulması, iç isyanların bastırılması ve Batı Cephesi'ndeki askeri zaferlerin (İnönü, Sakarya, Büyük Taarruz) diplomatik başarıya (Lozan Antlaşması) dönüşme sürecidir. Cumhuriyet ve Devrimler Dönemi (1923 - 1927): Saltanatın ve hilafetin kaldırılması, cumhuriyetin ilanı ve yeni bir toplum düzeni kurmak amacıyla yapılan radikal modernleşme hamlelerinin (kılık kıyafet, hukuk, eğitim devrimleri) gerekçelerini içerir.
NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Kitap · 2021357 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·320 syf.·
2026 60. kitabı
Efsus, önce adıyla merakımı cezbetti sonra kapak tasarımıyla “Kavin” deki duygusal yoğunluğu hatırlattı bana. O cam kırıklarını hangi karakter hangi yaptığıyla saplayacaktı kalbime merakıyla başladım okumaya. İlk sayfalarda yıllarca her izlediğimizde ağladığımız o canım Türk filmlerinin nostaljik hüznünü hissettim.Geçmişte kalan ama eskimeyen eskilerin kıymetini hatırladım. Eski aşklardaki saflık,mahcubiyet ve heyecan,arkadaşlıktaki vefa,pastane buluşmaları,muhallebi,mika tabaklar,muhteşem şarkı ve şiirleriyle her sayfasında X kuşağının nostaljiyi yaşayacağı bir Ankara romanı Efsus. Eskiler,biz unutursak eskirler.Yazar, kalemiyle bunu dert edinmiş diye düşünüyorum. Sonunu hiç böyle tahmin etmeyip çok şaşırdığımı da belirteyim. Kitaptaki en şerefsiz karakterin adının Şeref olmasına da teessüf ettim:) Kitabı bitirince gözünüzü kapatıp şarkıları dinlemenizi tavsiye ediyorum. Hem hüzünlenip hem gülümseyeceğiniz şarkı sözlerine ve şiire doyacağınız her sayfasını merak içinde okuyacağınız sımsıcak bir kitap Efsus.
EfsusElif Nihal Altan · Romanoku Yayınları · 202612 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2026 1. kitabı
Evrenin hikayeyi hikayeye bağlayan görünmez ipleri ikimizi birbirimize bir şekilde teğellemiş,günler uç uca eklenip,bizi ormanın orta yerinde devrilmiş ama bu haliyle bile kim bilir kaç milyon canlıya yuva olmaya devam eden kurumuş bir ağacın üzerinde yan yana koymuştu. .. Kırmadığı bir şeyi tamir ediyor,açmadığı yarayı sarıyordu ama bunu muhtemelen bilmiyordu. Kitap size Ankarada bir kafede oturmuş bir arkadaşınıza kaybettiğiniz birinin ardından duyduğunuz yası anlatıyormuşsunuz hissi veriyor. Neden Ankara?demeyin.Cevabını ben de bilmiyorum. Kitaba dönecek olursak bir oturuşta okunan ama kalbinizde çok derin izler ve cümleler bırakan bir eser. Ben okurken çok keyif aldım. Hayatta bazen birilerine veda ederiz,bu bazen bizim seçimimizdir ama bazen ansızın bir gün birisi eksilir ve geri dönülmezdir.Fakat onun ardından duyduğunuz boşlukla yaşamayı da öğretir size hayat. Yeniden güneşi,göğü,çiçekleri,kuşların ötüşünü hissedersiniz. Bir ilkyaz günü çıplak ayaklarla balkonu yıkamış gibi hissedersiniz.Ve büyürsünüz. Sevgiler.
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,7bin okunma
8/10
·280 syf.·
2026 6. kitabı
Döneminin cesur, muhalif ve politik baskılara maruz kalmış gazeteci-yazarı Suat Derviş’in Ankara Canavarı eseri, 1940’ların Ankara’sında aynı yöntemle işlenen seri cinayetleri konu alıyor. Roman, yazarın kendi mesleki deneyimlerini yansıtan zabıta muhabiri Hikmet Altıntaş’ın gözünden aktarılarak polisiye kurguya farklı bir derinlik kazandırıyor. Kitabı sürükleyici ve keyifli kılan en önemli unsur, ana karakterin kusursuz olmaması; Hikmet'in duygularını yönetemeyip ilk görüşte aşık olduğu kadın uğruna mesleki profesyonelliğini hiçe sayan zaafları, hikâyeyi daha gerçekçi kılıyor.
1000Kitap
Ankara CanavarıSuat Derviş · İthaki Yayınları · 202370 okunma
Alaturka ve Alafranga
9/10
·232 syf.··
2026 68. kitabı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu sadece bir roman yazmakla kalmadı Osmanlı devletinin son dönemlerini konak üzerinden ilmek ilmek işledi. Batılılaşmanın toplum üzerindeki etkisi ve eski düzenle yeninin uçurumunu Naim Efendi, Seniha, Servet ve Sekine, Faik karakterleriyle çizdi. Hakkı Celis’in iyi hali, Naim efendinin çaresizliği aslında kitabın özeti gibiydi. Toplumsal yenilik beraberinde yozlaşmayı getirmişti. Görkemli bir konağın harabeye dönüştüğü hal ise Osmanlı Devleti’nin geldiği son noktayı tasvir ediyordu. Yazarın ilk kitabı olmasına karşı anlatımı oldukça etkileyiciydi. Hikaye örgüsü ise yine ilk romanın çok ötesinde bir kaliteye sahipti. 1. Dünya savaşında ölüme giden Hakkı Celis ve tek başına ölümle burun buruna kalan dede Naim efendi karakterleri oldukça derin izler bıraktı. Dönem, konu ve anlatımı itibariyle müthiş bir roman ve müthiş bir yazar diyebilirim. Yaban, Hüküm Gecesi, Panaroma, Sodom ve Gomore ve Ankara gibi romanları okuma listesinin başına geçmiş durumda…
1000Kitap
Kiralık KonakYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202321,8bin okunma