Ameliyat sonrası ağrı ve acılarla ilgili olarak yapılan bir anket, korku ve acıyı hafifleten ve bireyin iyileşme sürecini aydınlatan bu anlam işaretleri konusunda bilgi veriyor. Ağır bir ameliyat geçirecek hastalar iki gruba ayrılıyor. Bir grup ameliyatın sonuçları konusunda kesin bilgiler istiyor; onlara kaçınılmaz ama endişe edilmemesi gereken bazı acılardan ve ağrılardan söz ediliyor. Ameliyat sonrası ağrı ve acıların karnın kesilen bölgesindeki kasların şiddetli kasılmasından kaynaklandığı ve gevşeyerek bu ağrıları dindirebilecekleri söyleniyor. Bu bağlamda bazı basit yöntemler öğretiliyor. Ve nihayet tam anlamıyla bir rahatlamaya kavuşmanın zorlukları anlatılıyor. Ama bu hastalar her an ağrı kesicilere başvurmayı bilirler. Sıradan bir tedavi sınırları içinde kalan öteki hasta grubu hiçbir özel talimata gerek duymaz. Bilgilendirilen hastalar, bu grupla karşılaştırıldıklarında çok belirgin biçimde daha az yakınırlar, daha az ilaç isterler ve daha kısa süre kalırlar hastanede. Sıkıntılılar, açıklama istemediklerinden daha fazla acı çekerler ve tedavi eden ekibe daha sonra sorun çıkarırlar. Nedenlerin ve açıklamaların reddedilmesi, hastanın korunması bağlamında pek doyurucu olmaz. Teşhis edilmiş, nedeni belirlenmiş bir ağrı ya da acı; belirsiz, teşhis edilmemiş, anlamsızlık içinde kalmış, aktör tarafından anlaşılmamış bir acıya göre daha katlanılabilirdir.
Sayfa 61
"Bence," dedi Ritchi, "sanat insanlara şaşırtıcı, düşündürücü sorular sormak için yaratılmamıştır. Bak, diyelim, biri bana, anamla yatmayı isteyip istemediğimi soruyor. Kapı dışarı ederim herifi, bilimsel bir anket yapmıyorsa tabii. Böyle olunca, bir ressamın benim en saklı duygularım, komplekslerim hakkında bana soru sormaya nasıl olup da kendinde hak göreceğini anlayamıyorum." Ritchi tatlı tatlı gülümsüyordu, Gomez'e gönül alıcı gözlerle bakarak devam etti: "Ben de herkes gibiyim, kendime ama yalnızca kendime ait bazı sorunlarım var kuşkusuz. Ne var ki bu sorunları çözemez hale gelince müzeye koşmam kardeşim; telefonu açar, bir ruh doktorundan randevu isterim. Herkesin kendi işi! Psikanaliz yapacak olan adam bana soru sorabilir; ona inanırım, çünkü o da bu işe kendi kendine aynı soruları sorarak başlamıştır. Sanatçıya gelince... O yalnızca kendi işiyle uğraşmaya razı olmadıkça ileri geri, doğru yanlış, her şeyden söz açacaktır. Ama ben, onun tarafından karşımda tutulan aynada, kendimi seyretmek istemiyorum."
Reklam
Siz Aşktan Ne Anlarsınız Bayım?
Aşk diyorsunuz, Limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!
Sayfa 35 - Metis yayınları
Anket
Anket yapıp insanlara hayatta en önemli unsurun ne olduğunu sorduğunuzda, ilk iki sırayı hemen her zaman kişisel gelişim ve ilişkiler alıyor. "Ama bence insanların depresyona girmesinin bir nedeni, toplumumuzun insanların içsel değerlerine destek olacak hayat tarzlarına, işlere sahip olmasına, ekonomiye ya da mahallelerine iştirak etmesine yardımcı olacak şekilde tertip edilmiş olmaması.
Sayfa 130·Kitabı okuyor
“Hayat subjektiftir; değerler zamana göre ve şahsa göre değişir. ‘En önemli icat nedir?’diye anket yapılsa, herhalde ‘mektuptur’ cevabına hiç rastlanmaz. İnsan gurbette, sevip, sayıldıklarından uzak olunca, mektubun kıymetini daha iyi anlıyor ve onun en önemli icat olduğunu düşünüyor.
Sayfa 93 - Ötüken
Alıntı
Hilekâr Ama Samimiler 14 Nisan 1997'de Sports Illustrated dergisi olimpik sporlardaki uyuşturucular üzerine, saygın Doktor Bob Goldman yönetiminde hazırlanan çok aydınlatıcı bir anket yayınladı. Dergi, sonuçlarından korkmadan doğruyu söyleyen sporcuların kimliğinin gizli tutulacağını garanti etti. Soru şuydu: "Eğer hiçbir kontrolün saptayamayacağını ve bütün yarışmaları kazanacağınızı size garanti etseler yasak bir maddeyi almayı kabul eder miydiniz?" Evet diyenler: 159. Hayır diyenler: 3.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Hayata Dair
Reklam
Reklam