Kırsa sevdiniz.
Ağlatsa bile özlediniz.
Gitse beklediniz.
Ona ait duygularının hiçe sayıldığını görünce zoruna gidiyor
Bazı şeylerin olmayacağını bile bile oldurmaya çalışmanın bir anlam ifade etmediğini öğreniyorsun.
Hayat bu değil. Kurtulmak, kılpayı kurtarmak, iyi sıyırtmak, şansımıza, talihimize sevinmek ya da dövünmek değil. Hayat hangi durumda olursak olalım, bizden kopmayacak, hiç eksilmeyecek, hiçbir gücün içimizden çekip alamayacağı bir düşünce, bir bilinç, bir duyuş olmalıdır. Bu asla bir şans ve talih işi değildir.
Kendimizi olduğumuzdan başka biri sanarak yaşarız hepimiz ama bir yanımız aslında kim ve ne olduğumuzu hep bilir, bütün hayatımız da, gerçekleri söyleyen içimizdeki o haini susturmaya uğraşmak, onu yatıştırmaya çabalamak ve kendimizden kaçmakla geçer.
Tensel duyarlığa sahip olmak, bence, yaşamın gücüne ve sevincine, yaşamın kendisine saygı duymak ve sevme eyleminden ekmeği bölmeye kadar yaptığımız her işte ‘orada’ olmaktır.