Benzer işler diyeyim siz anlayın...
9/10
·224 syf.··
2026 5. kitabı
Tuhaf işler Benzer işler diyeyim siz anlayın, Franz Kafka hiçbir suçu olmayan bir adamın bir sabah evinden alınıp acımasız ve mantıksız bir bürokrasinin içinde absürt, içinden çıkılmaz ve kabus gibi çöken kafkesk bir değirmende nasıl öğütüldüğünü anlatan bu romanı okurken ruhunuz sıkılacak, çünkü benzer hayatların hala yaşandığını bileceksiniz. Dava
Devlet
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202164bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 78. kitabı
Modern randevu dünyasının bataklığında, flört uygulamalarında hayal kırıklığı üstüne hayal kırıklığı yaşayan 34 yaşındaki Sydney, tam da bu yüzden kendini bir tehlikenin içinde bulmuşken mucizevi bir şekilde Tom Brewer ile tanışır. Tom; zeki, aşırı yakışıklı, ilgili ve üstelik başarılı bir doktordur. Kısacası, her kadının hayalini süsleyen o kusursuz erkektir. Ancak Sydney bu rüyanın tadını çıkarmaya çalışırken, vahşi bir seri katil cinayetler işlemeye başlar. Sydney, ilişkisi derinleştikçe Tom'un mükemmel maskesinin altındaki bazı tuhaflıkları fark eder. Hayatımın aşkı dediği adam, aslında polisi peşinde koşturan o katil olabilir mi? Freida'nın kitaplarını okurken mantığımı daha girişte vestiyere bırakıyorum. Sonra da mis gibi akıp gidiyor. Bu kitapta da aynı sistemi uyguladım, rahat ettim. Sonra da kendini tamamen "Katil kim?" sorusuna teslim ettin mi... Oh, tadından yenmez! İşin ilginç tarafı, bu formül her seferinde çalışıyor. Kurgunun geçmiş ve günümüz arasında ilerlemesi kitabın en güzel yanıydı. Geçmişte anlatılan bölümler sadece gizemi beslemekle kalmamış, aynı zamanda okları çevirebileceğimiz nur topu gibi bir şüpheli de yaratmış. Hal böyle olunca insan daha en başından katili bulduğunu düşünüyor. Gerçek öyle mi, değil mi... Orasını size bırakayım. Bu yüzden ben de zaman zaman burun kıvırarak okudum. Gelelim Sydney'ye... Kendisiyle zaman zaman ufak çaplı bir sinir savaşı yaşadım. Resmen belayı mıknatıs gibi çekiyordu. Sydney'yi okurken bir noktadan sonra katili bulmaya çalışmayı bıraktım. Müge Anlı'ya çıkıp "Tülay geri dööön!" diyen biri vardı ya... İşte ben de Sydney'ye sürekli, "Kızım ne olur eve dön." derken tam olarak onun gibi hissettim. Freida'nın kalemi bana hep edebiyat dünyasının fast-food'u gibi geliyor. Michelin yıldızlı bir menü sunmuyor
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,651 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·440 syf.·
2026 11. kitabı
Bugünkü durumu mu merak ediyorsunuz? Kaldır başını kan uykulardan! UNUTULANLAR DIŞINDA YENİ BİR ŞEY YOK… Bugünü anlamak için önce geçmişi öğrenmek gerekiyor. Aradan geçen 30 senede değişen tek şey şehit isimleri, şehit sayıları… Zihniyet halen aynı… Kitabı okuyun, okutun ve Osman Pamukoğlu’nu anlayın. Hakkari Dağ ve Komando Tugayı ve tüm şehitlerimizin ruhları şâd olsun.
Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey YokOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 20261,705 okunma
BÜYÜK KEHANETİN SONU: PERCY JACKSON VE SON OLİMPOSLU
Puan vermedi
"dünyada bir çocuğun 'perilere inanmıyorum' dediği her an, bir yerlerde bir peri düşüp ölür." demişti Peter Pan ... işte percy jackson serisi de benim için o mitolojik sihire inanmaktan asla vazgeçmeyen çocuk ruhumun en büyük, en güvenli sığınağı! en sevdiğim serinin bu olduğunu ve Son Olimposlu 'un kalbimde apayrı bir yeri olduğunu söyleyip duruyordum zaten, sonunda buraya upuzun, seriyi hiç bilmeyenlerin bile hemen gidip almasını sağlayacak dev bir inceleme yazmaya karar verdimmm mşfmsldmld önce size bu serinin aslında bize ne anlattığından, o muazzam dünyasından kısacası olayların başlangıcından bahsetmek istiyorum çünkü bu evren sadece bir fantastik kitap değil, resmen bir yaşam tarzı! hikayemiz, 12 yaşındaki disleksi ve hiperaktivite hastası percy jackson’ın aslında sıradan bir çocuk olmadığını, yunan deniz tanrısı poseidon’un oğlu, yani bir "melez" olduğunu öğrenmesiyle başlıyor. biz de onunla birlikte long island’daki melez kampı'yla tanışıyoruz. tanrılar ve ölümlülerin çocukları olan bu melezler, dünyayı canavarlardan korumak ve hayatta kalmak için burada eğitiliyorlar. seri boyunca percy, bilge athena'nın kızı annabeth ve bir satir olan en yakın dostu grover(kıvırcık) ile birlikte o olimpos tanrılarının bitmek bilmeyen sorunlarını çözmek için görevden göreve koşuyor. Şimşek Hırsızı 'yla başlayan macera, Canavarlar Denizi , Titan’ın Laneti ve Labirent Savaşı derken bizi adım adım o korkunç "büyük kehanet"e sürüklüyor. kehanete göre, üç büyük tanrının (zeus, poseidon, hades) melez çocuklarından biri 16 yaşına bastığında ya olimpos'u kurtaracak ya da tamamen yok edecek bir karar verecekti. işte serinin beşinci ve son kitabı olan Son Olimposlu (serinin devamı var ama işte bu serinin sonu gibi ), tam olarak bu 16 yaş sınırına geldiğimiz, zamanın bittiği ve o devasa savaşın patlak verdiği kitap! ve
İnceleme
Son OlimposluRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20195,3bin okunma
10/10
·724 syf.··
2026 44. kitabı
·
156 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 15:32
Tutunamayanlar’ı ikinci kez bitirdim. İlk okuyuşumun üzerinden yıllar geçti. O zamanlar yirmili yaşlarımın başındaydım. Şimdi ise otuz yaşıma yaklaşırken tekrar okudum. Ve dürüst olmak gerekirse aynı kitabı okumadım. Çünkü kitabın kendisi aynı kalsa da onu okuyan kişi aynı değildi. İlk okuduğumda zorlanmıştım. Karmaşık gelmişti. Uzun cümleler, bitmek bilmeyen düşünceler, kimin konuştuğu belli olmayan bölümler… Daha çok kitabın yapısıyla uğraşmıştım. Bu kez yapıya değil insanlara takıldım. Daha doğrusu Selim’e. Selim Işık hakkında ne hissettiğimi hâlâ tam olarak açıklayamıyorum. Çünkü bir noktada onu anladım, bir noktada ona kızdım. Bazen ona sarılmak istedim, bazen de omuzlarından tutup sarsmak. Ağzının üstüne bir tane çarpıp ne yapıyorsun sen diye bağırmak. Bazı bölümlerde onun acısını hissettim, bazı bölümlerde kendine ve çevresindekilere yaptığı haksızlıklara öfkelendim. Kabul ediyorum birazcık toksik bir karakter selim. Ama onu bu kadar gerçek yapan şey de bu bence. Çünkü Selim sadece anlaşılmamış bir insan değil. Aynı zamanda anlaşılmayı zorlaştıran biri. Sadece toplumun dışına itilmiş biri değil; bazen kendi kendini de dışarıda bırakan biri. İnsanları eleştiriyor ama kendisine de hiç merhamet göstermiyor. Kendine karşı öylesine acımasız ki bir süre sonra insan onun bu haline üzülmekle kızmak arasında gidip geliyor. Üzülsem mi kızsam mı şaşırdım. Kitap boyunca birçok kez Haklısın Selim dedim.Bir o kadar da Ama bunu kendine sen yapıyorsun. Hakediyorsun dedim. Belki de bu yüzden sadece Selim’i sevdim demek doğru olmaz. Onu sevmek bir yana daha çok hissettim. Sanki gerçek hayatımda var olan bir tanıdığım bir arkadaşım gibiydi. O yüzden Selim’i kaybetmenin hüznü bu kadar ağır çöktü üstüme.. Romanın merkezinde Selim var gibi görünse de aslında benim için kitabın asıl
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 11:22
Bu yılın Uluslararası Booker adaylarından bir tanesi olan Geriye Kalan Kadın aşırı merak ettiğim adaylardandı. Kitap neyse ki yakın zamanda İthaki Yayınları tarafından basıldı ve kavuşmuş olduk. Çok eski bir arnavut geleneği olan Ostaynitsa olmayı anlatan kitap, evlenmek istemeyen bakire kızların kadınlıklarından tamamen vazgeçmek ve erkekleşmek zorunda oldukları, kendi rızalarıyla erkekleşip erkek kanunlarına göre yaşadıkları bu düzenden geriye kalan son Ostaynitsa’nın, kız adıyla Bekia, erkek adıyla Matya’nın hikayesini anlatıyor. Çok vurucu, çok sarsıcı bir hikaye bu çünkü yaşananların hepsi gerçek, bahsedilen olaylar gerçek, tüm bu kan davaları ve Kanun gerçek. Her şeyin bu kadar gerçek olması okurken haliyle fena halde çarpıyor. Okuma yazması olmayan Bekia’ya yaraşır bir şekilde imla ve dilbilgisi kurallarını yıkarak yazmış bu kitabı yazar ve çoğu zaman Bekia’nın içinden geçenleri ya da ağzından çıkan sözleri okuyoruz. Arada bir de Bekia’ya yazılmış mektuplar var ki, işte aslında belki de kitabın en çarpıcı noktası bu mektuplar… Ben kitabı bayıla bayıla okudum. Her ne kadar bu yıl Uluslarası Booker’ın Tayvan Seyahatnamesi kazanmış olsa da ve ben hala basılmadığı için o kitabı henüz okuma şansı bulamamış olsam da,bu kitabın ödülü alamamasının burukluğunu yaşadım. Anlayın kitabı ne kadar sevdim. Hala almadıysanız bir an önce edinin derim.
Geriye Kalan KadınRene Karabash · İthaki Yayınları · 2026133 okunma