Türk mitolojisinde özel anma ve kutlamaların yapıldığı gün yahut günler demek olan bayram kelimesinin, İranî kökenli olduğu tahmin edilmektedir. Ancak Türkçe telaffuzu da badramdır ve eski Türkçe örneklerde badram olarak kullanıldığı görülmektedir. Bayar ve badram kelimelerinin de buradan türediği tahmin edilmektedir. Türk halk kültüründeki bayramlara baktığımızda, özellikle İslam öncesi dönemde kabul görmüş iki büyük bayram olduğunu görüyoruz. Bunlardan birincisi koçagan denilen bahar bayramı yahut bahar gün dönümüdür. İkincisi ise paktıgandır. Bu da güz döneminde gerçekleştirilen bayramdır. Koçagan baharda yapılır ve aslında diğer ismi nevruzdur. Bahar gün dönümüne denk getirilir. Bugün gece ve gündüz eşitlenmiştir.
Yakutlar güz bayramına Abası Isıyah/Isıga (Kötü-ruh Serpmesi/Saçısı) adını, bahar bayramına ise Ayrhı Isıyah/Isıga (İyi-ruh Serpmesi/Saçısı) demektedirler. Mevsimlere göre gerçekleşen sıcaklık değişikliklerinin dönüşümüyle alakalı olarak ısı, yani sıcaklık kökünden türemiş olması dikkat çekebilir. İslamiyet sonrası ise iki tane önemli bayram kutlanmaya başlanmıştır. Bunlar kurban ve ramazan bayramlarıdır.
Derin bir nefes aldıktan sonra Allah'ı anma arzusuyla yanıp daha çok kelime süslemeye karar vermişti Abdullah. Ömrü, İslam uğruna söze dökülen dizelerle bir olmaya başlıyordu artık.