Hayatta pek çok acı günlerin olacak oğlum; ama bunların en büyüğü anneni kaybettiğin gün olacaktır. Yaşın ne olursa olsun, kendini dünyada tek başına kalmış gibi hissedeceksin. Bu yüzden şimdi onun kalbini asla kırma, onu hep sev."
Annesi, kaybı yüzünden dalgın görünüyordu, sanki hastalığı ona unuttuğu bir şeyi hatırlatmaya gelmişti. Gözlerine şu ifadeyi yerleştirmişti hastalık: Ha, unutmuşum. Nasıl unutabildim bunu ben? Öyle kibar biriydi ki.
Hayatta en çok önem verdiğiniz şey neyse, bu takıntı oradan gelir. Örneğin çocuğuna çok düşkün bir annede
bu hastalık "çocuğum a bir kötülük yapar mıyım ," şeklinde olur, yani en sevdiği varlığa yönelir. Çünkü bu hastalığın amacı, bu düşünce yoluyla kişide sıkıntı yaratmak
Annesine ihtiyaç duyduğu ilgi ve teselliyi vermek bir çocuğun sorumluluğu değildir. Bunu küçük bir çocuktan istemek çok büyük bir şeydir.
Annesinin ihtiyacı olan şeyi bir çocuk hiçbir zaman veremez. Onun acısını tamamıyla gideremez.