Foto Sabah Resimleri #ayşekulin
7/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Foto Sabah Resimleri #ayşekulin #everestyayınları #okudumbitti #okuyucuyorumu #kitapönerisi #tavsiyekitap :) Herkese selam :) Ayşe Kulin'in kaleminden "Foto Sabah Resimleri" nin yorumuyla karşısındayım.;) Konu: "Çocukluğumun Ada’daki köşkte geçen yaz tatilleri dışında, ben hep bu beton apartmanların odalarında yaşamıştım. Beton odaların tavanları, önceleri çok yüksek ve kartonpiyerli iken giderek alçalıp, sadeleşmiş, odaların boyutları giderek küçülmüştü. Anneanneme ailesinden kalan avizelerin önce zincirleri kısaltılmış, sonra da onları dar odalardan, daha geniş ve yüksek tavanlı evlere terfi ederek bizimle yer değiştiren kişilere satmıştık. Anneannem, bizden eşyalarımızı satın alacak güve sahip o kişileri hep küçümsemişti nedense. O baygın yeşil gözleri ile bir devrin tüm ihtişamını görmüş ve yaşamıştı. Ben sadece ondan duyarak imrenmiş, özenmiş ve hayal etmiştim." Yorum: Çok güzel, etkiliyici bir kitaptı benim için :) Nakış nakış işlenmişti âdeta :) Yazarın kalemine, yüreğine ve emeklerine sağlık :) Benden şimdilik bu kadar :) Hepinize keyifli okumalar ve bol kitaplı günler dilerim sevgili kitap kurdu dostlarım benim :)
Foto Sabah ResimleriAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20231,712 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 16:54
Kapağı o kadar sıcak ve samimi geldi ki. Sanki bulutların arasından süzen tatlı sarı o gün ışığı gibi içimi ısıttı. Almanya çok satanlarda olan bu kitap çok satacak kadar insanı içine çekiyor mu bilemedim. Kitap toplumda akan balık sürüsüne karışmakta zorluk çeken iki kadının yollarının kesişmesi birbirlerinin yaralarına iyi gelmesi üzerine kurulmuş. Başlarda kitabın içine çok zor girdim bir anda bir olayın ortasında buluyorsunuz kendini. Ben karakterlerle bağ kuramadım. Paketli satılan soyulmuş meyveleri poşetiyle yemeğe çalışmak gibi. Yani arada duran ve o lezzeti sana geçirmeyen bir şey var. Kitapta sevdiğim tek şey iki karakterin sadece birlikte yaşamaya başlaması bile iki tarafa da iyi gelmişti. Yani konuşmuyorlar, ortak bir paydaları yok. Sadece aynı evde bir insanın var olmasının bile birine iyi gelmesi beni çok etkiledi. Anneannemde dedem vefat edince benzer bir şey demişti. Dedem son yılında hasta yatağa bağlı konuşmaz bir haldeyken bile dolduruyormuş evi. O ölünce o küçücük ev kocaman bomboş gelmişti anneanneme.
Gün Işığının TadıEwald Arenz · Yan Pasaj · 0603 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·440 syf.··
2026 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 22:19
Okurken baş karaktere o kadar sinir oluyorsunuz ki, hani insan okurken karakterin yerine geçer ya ben okudukça Şehnaz yerine ben sinir oldum, ben aşağılık hissettim, ben terk etmeyi istedim, ben anneme karşı çıkmak istedim, anneanneme soru sormak istedim, kitabı daha bitirmeden inceleme yapmak istedim çünkü dayanamadım kitabın bitmesine, her an bırakabilirim umarım bırakmadan tamamlayabilirim…
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 15:56
Kitabı az önce bitirdim. Nereden başlayacağımı gerçekten bilmiyorum. Ama şunu biliyorum: Tarık Tufan’la bugüne kadar tanışmamış olmak, en az kitabın kurgusu kadar beni kederlendirdi. Bu nasıl bir kalem, nasıl bir kurgu, nasıl bir karakter derinliği… Olayları birbirine bağlayışı, karakterlere hayat verme… Spoiler vermeyeceğim ama şunu söylemeden geçemem: Mutsuzluk üzerine kurulu ailelerin çocukları, hatta torunları bile o mutsuzluktan paylarını alıyor. Hikâyenin içindeki “Akşamsefası” ise beni direkt olarak vefat eden anneanneme götürdü. Ruhu şad olsun. Bu kitap vesilesiyle, bu yorumumu okuyan herkese bir soru bırakmak istiyorum: Kaybettiğimiz yakınlarımızı bu koşuşturmalı hayatın içinde ne sıklıkla hatırlıyoruz? Onlar için neler yapıyoruz?
Edebiyat
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,3bin okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2025 21. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2025 11:03
Esra Kahya bu kitabında da çok akıcı bir dil ve nefis bir atmosfer yaratmış. Kitap çoklu anlatıcı ağzından anlatılmış. Her birinin dili de kendine özgü olmuş. Darbe zamanı yapılan işkenceler klişeeye kaçılmadan anlatılmış. İki kürek kemiği arasındaki yer ‘talu’ymuş. Tahta kaşık Ayhan Işık gibi ritmi olan cümleler var kitapta. Bir çocuğun dili de bir anneannenin dili de çok inandırıcı bir atmosferde sunulmuş. Birine hakaret edecekken ‘pürtüklü semender’ ifadesini kullanmış. Çok tatlı durmuş. Alıntı çok. Kitabı okumanızı öneriyorum. İştah açıcı olarak şu cümleleri buraya bırakıyorum: “Annemle ikisi bakıştı. Aralarından bir geçmiş geçti.” Aslında o “başınız sağ olsun“ değilmiş ha. “Başınız sağalsın“ imiş. “Yaran iyileşsin“ manasında. Biz uydurukçu toplumuz." Esra Kahya “O değil de yetişkinlerin, yetişmemiş hallerinden hiç hazzetmiyordum.” “Keyfi kaçan sofrada tüm yemekler çürüdü.“ “Ben anneanneme sarılırken dışarıda annemin terliği şarkı söyledi. “ “Onu gördüğüm ilk anda, bana lazım gelen takati bulmuş oldum.“ “Olmayan için heba ettiğim neşemi, olandan esirgediğim için Allah beni hiç affetmeyecek.” “Her şey ölçü ile küçük hanım. Misal şu biberiyeyi bir doz fazla tarttın mı ıtırın güzelliğini söndürürsün. Olur sana pişmiş pırasa.” “Herkes kendi kalbini doyurmanın peşindeydi. “ “Kendine kendinden başka şifa yok.” “ Yanlış zamanda doğru iş yapılmaz, unutma.“ “Kokuyu hafife alma, kalbin bayramıdır o. “ “Sen beni söylemeden duyansın. Ölümü gözünü seveyim.“ “Mezar diplerinde çiğdemler olurdu. Mor. Birer sopa bulur çıkarırdık onları. Köklerini saran zarı temizler, kalan kısmı yerdik.“ “Biri konuşsa, susmanın karnını bıçaklasa, çok kan akacak belli. Kelimelerin karnında bıçak. Bam bam bam. Oluk oluk kan… Yok, kimse de çıt yok.” “Aşk değilmiş onunki. Yarenlikmiş. Kendi sesinden
Tepsideki MelekEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2025199 okunma
Kanal-7 acil bak buraya
4/10
·344 syf.·
2025 14. kitabı
Seeeelllaammm! Benim için tamamen hayal kırıklığı olan bu kitaba okuduğum zaman boyunca 82 yorum atarak aslında inceleme yazmış sayılırım ama o spoilerlı olduğu için burada da söz etmek istedim. Yorumlarımı okuyan çok sevdiğim bir kullanıcı söylediklerime göre puanın fazla bile olduğunu söyledi. Ona hak veriyorum!! Konumuz: 150 yıldır görülmeyen bir rüzgargüdücü olan Vhalla Yarl'ın hikayesi. Kütüphaneci çırağı olan Vhalla, beklenmedik bir şekilde büyülü güçlerinin farkına varır. Bu keşif, onu sıradan hayatından koparıp, imparatorluğun kaderini belirleyecek olayların merkezine sürükler. Çok sevgili okurlar. Kitabın başından beri bir savaştan bahsediliyor ancak biz kitap boyunca Vhalla'nın verdiği saçma salak kararları, ona aşık olan veya onunla ilgilenen erkekleri, ne kadar zeki olduğunun söylendiği ama bu zekanın zerresinin gösterilmediği sayfaları okuyoruz. Kitap okumak zeka belirtisiyse ben de kesinlikle zeki sayılırım (kesinlikle zeki değilim.) nerde cesaret, nerde asalet, nerde bu gücü hak eden kız??? Kızım sen büyücüsün kendine gel ne bu salaklık!! Büyücü olduğunu kabul edip işine odaklanma ve aptal aptal kararlar vermese kitabın nasıl harika olacağını, böyle sacma sapan şeyler yasamak zorunda kalmayacağını düşünüyorum...Yan karakterlerden sevdiklerim vardı ama ana karakterlere alışamadım. Birkaç sayfada bir kızımız bayılıyor ve yakışıklı erkeğimiz onu kurtarıyor. Daha neler neler... Şaka yapmıyorum okuduklarımı anneanneme anlatsam çok etkilenirdi çünkü Kanal 7 dizilerini çok sever bu kitap o tattaydı sadece Farklı bir evren, güçler cart curt diyerek bizleri kandırmış yazar. Bir ara olay Aşk-ı memnuya döndü... İkinci kitabı bence daha güzel olur çünkü ikinci kitapta salak kızımızın evrim geçireceğine inanıyorum. Kitap boyunca beklediğim savaşı sonunda görücez
Duygu ve Düşünce
Hava UyanıyorElise Kova · Yabancı Yayınları · 20164,164 okunma