Mallory çabucak konuşarak, "Lucy Teyze," dedi. "Annemize evin tehlikeli olduğunu söylerken, yapıyı kastetmedin, öyle değil mi?" "Kastettiğin cinlerdi," dedi Simon. Jared, "Bize anlatmanda sakınca yok, onları gördük," diyerek araya girdi. Teyze gülümseyerek onları süzdü, ama hüzünlü bir gülümsemeydi bu. Döşeğinin kenarına avucuyla hafifçe vurarak, "Tam üstüne bastınız," dedi. "Gelin. Her üçünüz, şöyle oturun. Neler olduğunu anlatın bana."
Sayfa 27 - Doğan Egmont Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Temiz Aişe Annemize zina iftirasında bulundular.. Allah’ın Aişe Annemizi temizlediği şeyle ona söven herkes Allah’ı yalanlamış­tır. Allah’ı yalanlayan da kafirdir. Bu İmam Malik’e göre de böyledir. Eğer bir kimse Aişe Annemize Allah’ın onu temize çıkardığı konu dışında bir şey hakkında söverse; onun cezası te’dibdir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünya ahiretin tarlasıdır" değil mi? Ek ekebildiğin kadar... Ver verebildiğin kadar... Çünkü verdiğin senindir... Veremediğin senin değil, mirasçılarınındır... Allah Rasulü (sav) eşi Aişe (ra) annemize sesleniyor: "Ey Aişe! Geriye bıraktığın değil; dağıttığın bizimdir." İnfak, imandan bağımsız bir eylem değildir... İnfak bir iman sınavıdır... Elin arkasında iman yüklü bir yürek varsa; o el, veren el olur... Zengin el verebilir diye bir kural yoktur... Nice zengin eller var ki; sıra vermeye gelince nasılda titriyor... Sıkı mı sıkı!
Sayfa 18·Kitabı okudu
1000Kitap
sahi aşk neydi?
Aşk: Züleyha'nın "Yusuf!" diye ah etmesi Yakub'un ağlamaktan gözlerini kaybetmesi İbrahim'in ateşe vakurca yürümesi İsmail'in Allah'a kurban edilmesiydi Eyyub'un hastalıkla şifa bulması Yunus'un balığın karnında Allah'a yakarması Rahmet peygamberinin Hatice annemize vefası "Yâr'i gâr"ın dizlerinde efendisini uyutması Fatma'nın babasını herkesten sakınması Aişe'nin O'nun ardından hayranlıkla bakması Hüseyin'in Kerbela'da onurluca baş vermesi Ethem'in tacı tahtı bırakması Mansur'un darağacına gülerek çıkması Âşığın maşuka feda-yı can etmesiydi Hülasa, aşkın ta kendisi olan Hakk'ın Gönüllerde tecelli etmesiydi Ve hakiki aşk vefakâr yiğitlerin işiydi!
Sayfa 17
Hatadan sonra tövbe etmek, boynunu bükmek, özür dilemek, Allah Teâlânın büyüklüğünü idrak etmek ve bununla beraber kendi acizliğini de kavrayarak, "Ya Rabbi ben yanlış yaptım, ben hata ettim, sen beni affet!" demek çok tatlı bir barış hâlidir. Baba olarak bunu biliyoruz, aile büyüğü olarak bunu biliyoruz, aile küçüğü olarak da kendi babamıza, annemize karşı tavırlarımızdan biliyoruz. Hatadan sonra düzeldiğini, artık pişman olduğunu, bir daha yapmayacağını hissettirerek affa uğramak çok sevimlidir. Bu, evvele göre daha çok sevilmeniz anlamına da gelir. Hata etmemek, hiç hatası olmamak değildir mesele; çünkü insan hata demektir. "İnsan beşer, durmaz şaşar / Eyler hata, üçer beşer / Düz ovada yürür iken / Ayağını sürter, düşer." İnsan hata demektir. Mesele, hatadan sonraki duruşta. Hatadan sonra ne yapıyor; dikleniyor mu, batılı mı savunuyor, yoksa boynunu büküp aman mı diliyor? İşte o özür dileme hâli tövbedir malum. Pişman olduğunu göstermek çok yüce bir hâl, barış ve dostluğun tesisi... Bir hadis-i şerifte bildirilmiş, günahkâr bir kulun tövbe etmesi hâlinde Allah Teâlânın nasıl sevindiği izah ediliyor. Bu muazzam bir şey! Allah'ın sevinmesi hâli ne demek... Hiçbir şeye muhtaç olmayan, gani olan Allahü azîmüş-şan sen tövbe edince seviniyor; işte bu, aşkın şahididir. Seni seviyor yani, seviyor... Hem de nasıl seviliyorsun ki günahından kurtuldun, tövbe ettin diye Rabbin seviniyor.
Annemize umutsuzluktan başka hiçbir şey bırakmamış olan toplumun yanındayız. Öylesine güven dolu, öylesine sevecen olan annemize yapılanlar yüzünden, yaşamdan nefret ediyoruz, birbirimizden nefret ediyoruz.
Sayfa 56·Kitabı okudu