Aurelius diyor ki; fikriniz olmazsa, 'zarar gördüm' diye bir şikâyet olmaz; "zarar gördüm" diye bir şikayet olmazsa zarar da olmaz.
...... Yani buradan, kendi algılarımızın bize zarar verebileceğini öğrendim. Algılarını değiştirirsen zarardan kurtulursun. Dışarıdaki hiçbir unsur sana zarar veremez çünkü sana yalnızca kendi bozuk ahlakın zarar verebilir. Bir düşmana verilebilecek yegane karşılık, onun gibi olmamaktır.
... Zarar gördüm düşüncesini ortadan kaldırırsan zararı da ortadan kaldırmış olursun.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne düşünüyordum, biliyor musun? Hani birkaç hafta önce, ebeveynlerinin sevgisini senden kasten esirgemediğini, yalnızca onlarda verilecek bir sevgi bulunmadığınıfark etmiştin, hatırlıyor musun?
" kötülük erdemden uzak dursun ki mantık hiçbir zaman zaaflara sığınmasın! "
" demem o ki öfke ne muharebelerde ne harplerde faydalıdır. öfke telaşa yatkındır ve tehlikeden kaçınmazken başkalarını da beraberinde sürüklemek ister. en güvenilir erdem, kendini uzun uzun ve etraflıca değerlendiren, kendine hakim olan, yavaşça ve tasarlayarak kendini ön plana çıkarandır. "
"... benim gönül yüceliğinden anladığım; onun sarsılmaz, içsel olarak dayanıklı, tepeden tırnağa yekpâre, sağlam olduğu ve bu yönüyle kötü mizaçlı kişilerde bulunmayacağıdır. "
" her şeyden evvel çocuğun beslenmesi basit olmalı, kıyafetleri pahalı olmamalı ve yaşam tarzı da yaşıtlarına benzer olmalıdır. bir çocuğa en baştan çok kişi arasında eşitlik aşılarsan, bu çocuk bir başkasının kendisiyle eşit muamele görmesine öfkelenmeyecektir. "
" uğranan haksızlığı küçümsemek yüce gönüllülüktür. öç almanın en aşağılayıcı türü, birini öç almaya dahi layık bulmaktır. "
" platon öfkeli olduğu için vurmamıştı(köleyi öfkesine rağmen kırbaçlamadığından bahsediyor) ancak bu, bir başkası için vurma sebebi olabilirdi. platon 'madem öfkeliyim gerekenden fazlasını yapayım, daha da memnuniyetle yapayım; bu köle kendine hükmedemeyen birinin insafına kalmamalı.' dedi. platon bile bu yetkiye sahip olmayı reddederken, öfkeli birine intikam yetkisi verilmesini kim ister? öfkeli olduğunda hiçbir şey yapmaman doğru olandır. niçin? çünkü o zaman her şeyi mübah görürsün. "
" sokrates sesini her zamankinden fazla alçalttığında, kelimelerini seçerek konuştuğunda bunlar ondaki öfkenin işaretleriydi. o zaman kendini dizginlediği belli olurdu. "
" bir başkasının sahip olduklarıyla ilgilenen kişi kendi sahip olduklarından memnun olmayacaktır. "
" elde ettiklerin için şükredeceksin. ardından gelecekleri bekleyesin ve henüz her
"...sanata değgin hiçbir şey bilmemek, sanat züppeliğine yol açan sözümona kültürden kat kat iyidir.
bu gerçek bir tehlikedir. örneğin bazıları vardır, benim bu bölümde saptamaya çalıştığım en basit nedenleri kavradıkları, alışılmış ifade güzelliği veya çizim doğruluğu özelliklerinden yoksun olan büyük sanat yapıtlarının da var olabileceğini pekala anladıkları halde, sadece doğru çizimden yoksun ve güzel olmayan yapıtlardan tat aldıklarını ileri sürecek kadar böbürlenirler. böylesi kimseler, açıkça güzel veya etkili bir yapıttan haz duyduklarını söylerlerse, 'kültürsüzlükle' suçlanmaktan korkarlar hep. bunlar, bir ölçüde itici buldukları halde, her şeye 'çok ilginç' diyerek, gerçek sanat tadını yitiren birer sanat züppesidirler..."
Çoğu zaman mesele Tanrı'nın ne olduğu değil, bizim onda ne gördüğümüzdür. Sevgi dolu olanlar merhameti görür, zalim olanlar şiddeti. Zeki olanlar aklı görür, aptal olanlar kör inancı; alimler bilimi görür, cahiller mucizeyi.