- Hani Uruguaylı ragbiciler vardı. Şili'deki maça giderken uçakları Ant Dağları'na düşmüştü, onlar da yetmiş iki gün boyunca, hayatta kalabilmek için arkadaşlarını yemişlerdi. Sen sevdiklerinle böyle bir şey yaşasan kimi yerdin?
Her şey bir rüzgar gibiydi ve rüzgarla sona erdi. Sona erecek. Daracık sokaklarda tek başıma yürüyorum. Herkes gitmiş. Bir daha buraya gelmemeye hangi yaz ant içtim? Çok sonra mı, şimdi mi?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beşinci aydan sonra yalnızca " bilmem" zikrine devam
ettim. Tapduk Sultan'ım bana biat vermiş, " Biz ümmlyiz
ve senin aklında sorular var. Soruyla dervişlik olmaz; teslimiyet gerektir; bu yüzden hiç nesnen kalmayana dek
sorulardan kurtul; zahirini terk eyle, dimağını ant. Bundan böyle 'Bilmem!..' çek ve 'Bilmem!' lafzı senin virdin
olsun. Ta o güne kadar ki sana 'Adın nedir?' diye sorulsa 'Bilmem!' diyesin," buyurmuştu
Ant Dağları'nda bir yerlerde hâlâ geleceğin arkamızda olduğuna inanılır. Gelecek, şaşırtıcı ve öngörülemez bir şekilde arkandan gelir; geçmiş ise —çoktan olup bitmiş olaylar— her zaman gözünün önündedir. Geçmişten bahsederken Aymara halkının insanları elleriyle önlerini gösterir. Geçmişe bakarak ileriye doğru gidersin ve geriye dönüp geleceğe bakarsın.