Lakırdı
Ubi sunt: Latince retorik soru. Neredeler? Ubi sunt qui ante nos fuerunt: Nerede selef? (Bizden evvelkiler şimdi neredeler?) Edebiyat tarihinde edindiği yer, Ortaçağ Avrupası'ndan kalan Anglo-Sakson (Eski İngilizce) ve Eski Fransızca lisanlarıyla kaleme alınmış, çoğunlukla müellifleri meçhul şiirler. Karşılaştırmalı edebiyat çalışanlar, temayı Baruk Kitabı'nda da tespit etmişler ve Britanya ve kıta Avrupası'nda yayılmasındaki bir başka etkenin, bu dini metnin tesiri olduğunu öne sürmüşler. Yaşamın geçiciliği ve insan soyunun ölümlülüğü üzerine düşünmek, metin kaleme almak ya da sanat eseri yaratmak haddizatında din ile ilgili olmayabilir. Zira dinler, sona işaret etmekten ziyade sonsuzluğu müjdelerler. Dolayısıyla başkaca dini metinler gibi Baruk Kitabı'nın da tesiri, ubi sunt sorusunu beslerken, öteye, meçhul sonsuzluğa dair bir umudu da beslemesidir. Tolkien, Legendarium için aşağıdaki şiiri kaleme alırken, edebiyat tarihinde "The Wanderer" namıyla yer eden bir şiirden esinlenmiş. Gerçi esinlenmekten de öte bir iki dizesini neredeyse olduğu gibi aparmış. Erken 10. yüzyıla tarihlenebilen 115 dizeli, aliterasyonu bol Anglo-Saksonca şiir, hem bir ubi sunt sorusu, hem de aynı soruya verilen bir yanıt denilebilir. Mazinin bilge kralları, yiğit savaşçıları, güzel prensesleri, efsanevi toyları anılır, şimdi nerede oldukları sorulur ve yaşamın muvakkatliği tefekkür edilir. Böylelikle, Hristiyanlık değerlerinin de tesiriyle şair, hakikat perdesinin inceldiğini -asgari düzeyde de olsa saydamlaştığını- görür, zaman ve uzam sınırından öteye belli belirsiz nazar eder. poetryfoundation.org/poems/159113/th... poetryfoundation.org/poems/159112/th...

Mehmet Emin Alperen Kılıç

@toprakvegokyuzu
·
Hani nerede şimdi at ve binici? Üflenen boru nerede? Nerede miğfer, örme zırh ve uçuşan parlak saçlar? Korlaşan kızıl alev, arp teli üstündeki el, neredeler? Hani nerede bahar ve hasat, uzayıp giden başaklar? Dağdaki yağmur, çayırdaki yel gibi geçtiler. Batıda, tepeler ardında, gölge içine düşüp yitti günler Kim cem eder yanan kuru dalın dumanını? Ya da görür denizden döne gelen, akan yılları ? Tolkien, Lament for the Rohirrim Çeviren: Biri
Şiir
Çizgi romanlar da açıklama ister, önsöz ister, inceleme ister
Martin Mystere - Sayı 217 - Dört Boyutlu Fidye "Fantazmagori" (Mystère'in Gizemleri) köşesi, serinin yaratıcısı Alfredo Castelli tarafından her sayının arkasına eklenen özel bir entelektüel/kültürel genel kültür bölümüdür. Bu bölümün hazırlanmasındaki temel amaçlar şunlardır: 1. Maceralardaki Gerçek ve Kurgu Sınırını Netleştirmek: Martin Mystère maceraları doğası gereği mitoloji, dinler tarihi, arkeoloji, gizemli bilimler, komplo teorileri ve ezoterizmle iç içedir. Okuyucunun kafasında *"Hikayede anlatılan bu efsane, tarihsel kişilik ya da bilimsel veri gerçek mi, yoksa tamamen kurgu mu?"* sorusu uyanır. Fantazmagori köşesi, macerada adı geçen konuların ve kavramların tarihsel dokümantasyonunu, kaynaklarını ve bilimsel gerçekliğini okuyucuya sunar. 2. Kültürel ve Felsefi Derinlik Kazandırmak: Görsellerdeki örnekte de görüldüğü üzere (yaşlılık kavramının etimolojisi, kutsal kitaplardaki kronolojiler, asırlık insanların tarihsel kayıtları, Faust efsanesinin gerçek kökeni vb.), sadece basit bir çizgi roman okuma deneyiminin ötesine geçerek okuyucuya felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir bakış açısı kazandırmayı hedefler. 3. Okuyucuyla Entelektüel Bir Bağ Kurmak: Alfredo Castelli, bu köşeyi adeta okuyucuyla sohbet ettiği kişisel bir kürsü olarak kullanır. Kendi düştüğü kavramsal yanılgıları (örneğin "yaşlı" yerine "yaşça büyük" kelimesini kullanarak siyasi doğruculuk tuzağına düşmesi gibi) samimi bir dille paylaşır. Bu durum, Martin Mystère'i sadece bir macera çizgi romanı olmaktan çıkarıp "akıllıca kurgulanmış bir kültür dergisi" formuna ulaştırır. Bir önceki sayı olan Martin Mystere - Sayı 216 - Slumberland'a Dönüş devamı olan bu sayının okunurluguna bir katkı sunması açısından bu bölümü burada paylaşmayı uygun gördüm. # YAŞLILARA YOL AÇIN: ZAMANIN,
Hayata Dair
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
d grubu'ndan başlayarak tüm turnuva gruplarının öne çıkan kadrolarını, grup karmalarını ve kağıt üzerindeki teknik analizleri. ##` d grubu` ### `türkiye` * `kaleci`: mert günok, altay bayındır, uğurcan çakır * `savunma`: ferdi kadıoğlu, merih demiral, çağlar söyüncü, zeki çelik, ozan kabak, abdülkerim bardakcı, mert müldür * `orta saha`: hakan çalhanoğlu, orkun kökçü, ismail yüksek, salih özcan, kaan ayhan * `hücum`: arda güler, kenan yıldız, barış alper yılmaz, kerem aktürkoğlu, yunus akgün, irfan can kahveci, can uzun, deniz gül, oğuz aydın ### `abd` * `kaleci` : matt turner, ethan horvath * savunma: antonee robinson, tim ream, chris richards, joe scally, cameron carter-vickers * **`orta saha` **: weston mckennie, tyler adams, yunus musah, gio reyna, johnny cardoso * hücum: christian pulisic, folarin balogun, timothy weah, ricardo pepi, brenden aaronson ### `paraguay` * kaleci: orlando gill, roberto fernández, gastón olveira * `savunma`: gustavo gómez, fabián balbuena, junior alonso, omar alderete * `orta saha`: diego gómez, andrés cubas, damián bobadilla, braian ojeda
Ante Popovski Beni böylesine harekete geçiren yalnızca şimdideki geçmiştir, ki tamamen farkında, gördüğümüz rüzgâr zamanın duvarına adımızı yazıyor gördüğümüz rüzgâr zamanın duvarına adımızı yazıyor ve biz artık hepimiz korkunç bir sessizliğiz. Kırmızı kerpiçten eski duvar üzerinde duruyor biri ve bakıyor denizden başlayan bir yolun nasıl başka bir denize doğru uzayıp gittiğine. Yol dümdüz ve kendisiyle ilgili her şeyden haberdar.Kendi geometrisi, kendi belleği, kendi rüzgârı var Diyorum: köleler de yalınayak yürürlermiş İsa da yalınayak yürürmüş… Yalnız yalınayak yürüyenler iz bırakırmış tarihte Ne ağaç, ne yıldız, ne şimşek. Başka bir şey yazılı değil toprak üzerine. İzleri var yalnızca,İzleri var yalnızca, belleğinden başka her şeyi alınabilecek yapayalnız bir ulusun 8 Mart 1986'da şöyle bir haber yayınladı Üsküp Radyosu: Kabul sokaklarında anneler
Şiir
"Ubi sunt qui ante nos fuerent?" Bizden öncekiler neredeler?
Düşünce
Soruşturma Şiiri - Ante Popovski Bir şeye inanıyor musunuz? - İnanıyorum! İnanıyorsanız, o halde neye Ve kime inanıyorsunuz? -İsa'ya mı? -Allah korusun! -Marks'a mı? -Hiç düşünmüyorum bile! -başka birine mi? -İnanmam, rüyalarıma girse de! Ben köylüyüm. Savaşa gidiyorum. Ölürsem eğer - vaktim toprak altında yaşıtlarımla birlikte geçiyor: deniz kıyısında geziyoruz, mendiller yapıyoruz yırtık bayraklardan, yağmura tutulmuş kuşları kuruluyoruz. Ya da sahil boyunca unutulmuş harfleri topluyoruz, sözler kuruyoruz onlardan, türkü yakıyoruz özgürlük rüzgârlarına. Sağ kalırsam eğer: tahıl ekiyorum, biçiyorum, harman dövüyorum. Sonra savaşa gidiyorum yine, çünkü toprağa inanıyorum.
Şiir