Lacancı panteondan verilen örnekler arasında, mağarasındaki Antigone, hakikat peşine düşmüş olan Oedipus, baldıran içmeye mahkum edilen Sokrates, Katolikliğine sadık kalan Thomas More, kaçınılmaz yenilgiye teslim olmayı reddeden Geronimo vb. sayılabilir. Arzu bizim mutluluğumuzu umursamadığı gibi başkalarının onayını da umursamaz.
-Peter Hallward
Aşkın ve kaderin asla sona ermeyen acıları. Belki başka bir hayatta bunu reddeder, yolarak ağlar, onu seçimiyle tek başına yüzleşmek zorunda bırakırdım. Bu hayatta değil. Akhilleus troya'ya yelken açacak, ben de onun peşinden gidecektim. Ölüme bile.
Mutluluk... Nasıl olacak benim mutluluğum? Nasıl mutlu olacak küçük Antigone? Hissesine düşen mutluluk lokmasını dişleriyle koparabilmesi için, ne sefaletler çekmesi gerekecek? Söyleyin kimlere yalan söylemesi, kimlerin yüzüne gülmesi, kendini kimlere satması gerekecek, kimlerin ölmesine razı olacak... Hayır susmayacağım, yaşamak mı, ölmek mi, madem ki hemen seçmem gerek, o halde hemen öğrenmeliyim.
Her şeyden emin olmak istiyorum, her şeyin çocukluğumdaki kadar güzel olmasını istiyorum... Olmadığı takdirde de ölmek istiyorum... Yok bunlar da benim değil, Antigone'nin sözleri bunlar..
İnönü, kümes nöbetindeki bir kızın azık torbasını görmek istemiş. Yiyeceğinin yanında Sophokles'in "Antigone" kitabını görünce, gururlanarak çevresindekilere ve yanındaki 2. Ordu müfettişine, “Paşam, bu klasikler daha yeni çıktı. Ankara'da bile okunmuyor. Bak benim çocuklarım Antigone'yi okuyorlar. Ne zaman köylümüz, şehirlimiz, erlerimiz, generallerimiz, kitabı da kumanyasının yanına koyacak duruma gelirse o gün Türkiye gerçekten kurtulmuş olur,” demiş.