İnönü, kümes nöbetindeki bir kızın azık torbasını görmek istemiş. Yiyeceğinin yanında Sophokles'in "Antigone" kitabını görünce, gururlanarak çevresindekilere ve yanındaki 2. Ordu müfettişine, “Paşam, bu klasikler daha yeni çıktı. Ankara'da bile okunmuyor. Bak benim çocuklarım Antigone'yi okuyorlar. Ne zaman köylümüz, şehirlimiz, erlerimiz, generallerimiz, kitabı da kumanyasının yanına koyacak duruma gelirse o gün Türkiye gerçekten kurtulmuş olur,” demiş.
Antigone, iktidarı karşısına alarak erkek kardeşinin ölüsünü gömeceğini ve bunun sorumluluğunu üstleneceğini haykırır. Burada vurgulanması gereken Antigone'nin başkaldırısını yasal temele oturtmasıdır. Eylemi, keyfı bir başkaldırı değildir. Kreon'un buyruğuna karşı çıkışın meşruluk zemininin altı özellikle çizilir.
Psikanalizin kurucu tragedyası Sigmund Freud'da Tiran Oidipus iken, Jacques Lacan'da Antigone'dir. Tiran Oidipus Freud için psikanalizin bilinçdışı kavramını, Antigone ise Lacan açısından psikanalizin arzu kavramını açıklar.
Aşkın ve kederin asla sona ermeyen acıları. Belki başka bir hayatta bunu reddeder, saçlarımı yolarak ağlar,onu seçimiyle tek başına yüzleşmek zorunda bırakırdım. Bu hayatta değil. Akhilleus Troya'ya yelken açacak,ben de onun peşinden gidecektim. Ölüme bile. "Evet." diye fısıldadım "Evet."