Puan vermedi·128 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 23:27
Persler'le başlayalım. Bu tragedya Yunan zaferini Perslerin gözünden anlatarak kaybedenlere odaklanmasıyla biliniyor. Henüz oryantalist kalıplar gelişmemişken Perslerin küçümsenmediğini, hayli objektif bir biçimde yenilginin insanlar üzerindeki etkisinin analiz edildiğini gözlemleyebiliyoruz. Biraz daha "neden yenildiler" ve "yenilgileri nasıl bir iz bıraktı" çalışması gibi. Antigone ise tam bir klasik, herhalde bilmeyen yoktur. Antigone'nin karakteri bir yana, tragedyada siyasal bir çatışmayı görürüz: kadim yasayla yeni devlet yasasının karşılaşması. Bir tarafta Kreon kent devlet düzenini korumaya çalışır, diğer tarafta Antigone eski yasaya ve adalete gönderme yapar. Tarafsız bir göz her iki tarafın da kendince haklı olduğu çıkarımını yapacaktır. Böylece etik bir ikilem ortaya çıkar. Yalnızca başkaldıran Antigone değil, düzeni korumaya çalışan Kreon -cinsiyetçiliği bir yana- da etkileyici bir figür olarak karşımızda belirir. Elbette Antigone'nin direnişi takdire şayan, fakat beni en çok etkileyen bu ikilem oldu tekrar okuduğumda.
Persler - AntigoneAiskhylos · Mitos Boyut Yayınları · 2011185 okunma
9/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:11
Thebai kralı Oidipus’un oğulları Eteokles ve Polyneikes savaşta birbirlerini öldürür. Yeni kral Kreon, şehri savunduğu için Eteokles’in gömülmesini emreder; ancak hain ilan ettiği Polyneikes’in gömülmesini yasaklar. Polyneikes’in kız kardeşi Antigone, tanrıların yasalarının insanların yasalarından üstün olduğuna inanarak kardeşini gizlice gömer. Kreon buna öfkelenir ve Antigone’yi ölüm cezasına çarptırır. Antigone’nin nişanlısı ve Kreon’un oğlu Haimon onu kurtarmaya çalışsa da başarılı olamaz. Sonunda Antigone ölür; ardından Haimon ve Kreon’un eşi de yaşamlarını yitirir. Kreon ise verdiği yanlış kararların acısıyla baş başa kalır.
AntigoneSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20226,3bin okunma
Reklam
Bir Doğrunun Bedeli
10/10
·96 syf.··
2026 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:09
Thebai Üçlemesi içinde beni en çok etkileyen eser kesinlikle Antigone oldu. Üç kitap arasında bende yeri en ayrı olan da o. Bitirdiğimde geriye yalnızca bir tragedya değil; karakterinin gücüyle uzun süre zihnimde kalacak bir hikâye bıraktı. Hikâye, Oidipus’un ölümünden sonra Thebai’de geçiyor. Oidipus’un oğulları Eteokles ve Polyneikes, taht uğruna birbirine düşüyor ve sonunda savaşta birbirlerini öldürüyorlar. Tahta bu kez Kreon geçiyor. Kreon’un ilk buyruğu ise trajedinin başlangıcı oluyor: Eteokles şehri savunduğu için onurlu şekilde gömülecek; Polyneikes ise Thebai’ye karşı savaştığı için hain ilan edilip gömülmeyecek. Cesedi şehir dışında bırakılacak ve ona dokunan herkes ölümle cezalandırılacak. Ama Antigone bunu kabul etmiyor. Çünkü Polyneikes, her şeyden önce onun kardeşi. Antigone için onu gömmek yalnızca bir aile görevi değil; tanrılara, vicdanına ve kendi doğrularına karşı yerine getirmesi gereken kutsal bir sorumluluk. Bu yüzden Kreon’un buyruğuna rağmen kardeşinin bedenini gömüyor. Yakalanıyor. Ve geri adım atmıyor. Antigone’nin beni en çok etkileyen yanı da buydu. Kendisinden itaat beklenen bir dünyada, kendi sesinden vazgeçmeyen bir karakter olması. Erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü, kadının sözünün değersiz görüldüğü bir düzende; ailesi, inancı ve doğruları uğruna tek başına ayakta durabilmesi çok güçlüydü. Babası Oidipus’un sürgününde de onu yalnız bırakmamıştı. Antigone’nin sadakati aslında o zamandan belliydi. Bu hikâyede de aynı sadakati görüyoruz. Dünya Polyneikes’i hain olarak görebilir; ama Antigone için o hâlâ kardeşi. Ve o, kardeşini son yolculuğunda yalnız bırakmamayı seçiyor. Onu bu kadar unutulmaz yapan şey de tam olarak bu: Sonucunu bilse bile kendi doğrusundan vazgeçmemesi. Trajedinin sonu ise baştan sona biriken ağırlığı daha
AntigoneSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20226,3bin okunma
7/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
güzeldi. daha onceden bende antigone vardı onu okumus ve begenmistim diye hatırlıyorum. üclemeymis o yuzden bu digar iki kitabı da okumak istedim. izlemeyi de cok istedim. sophoklesi de tanımıs oldum. simdi oidipus kolonostayı okuyorum sophokl3s uzerine daha derin arastırma yapmak istiyprum ve tabi adı gecen yerler ve kisileri de yuzde 100 bilmiom ama yine de guzeldi
Kral OidipusSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,3bin okunma
Puan vermedi·107 syf.··
2026 32. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 15:47
Antik Yunan mitlerinden yola çıkarak duygularını yazan, aşkın anlamını çok yönlü olarak ifade ederek içindeki coşkuyu şiirsel dille kağıda alan Marguerite Yourcenar aşk bulanımının esridir der kitaba. Phaidra, Akhilleus, Antigone, , Lena, Phaidon, Sappho ve bir çok mitolojik kahramnın yanı sıra derlemeden esinlenip yazdığı Magdalalı Meryem ile iç dünyasındaki ateşi görünür kılmaya çalışmış. Ateşler mitolojik kahramlar üzerinden duygularını yazıya döktüğü şiirsel bir dille yazılmış derin,acı veren ve etkileyen bir kitap. Hani bazı kitapların derin yanı vardır okundukça içe işleyen her karakterde duygunun başka boyutunu yansıtan ve yaşatan. Mitolojik kahramları bilerek okumak daha keyif versede asıl amacın o duyguyu hissettirmesi, okurken yaşatması ve aşkın eninde sonunda acı vermesi üzerine kurulu. Yazarın araya serpiştirdiği düz yazıları aforizmalar gibi onikiden vuruyor. 1936 yılında yayınlanan kitap değiştirilmeden basılmış ve aşkın evrenselliği ve değişmez yanlarını, acısını, yarasını, umudunu, ateşini satır satır anlatıyor. Aşk ateşiyle yanan birinin satırları mutlaka okunmalı. Nereye kaçıp gideyim? Dünyayı dolduruyorsun. Senden ancak sendeyken kaçabilirim. Hayaletlerden korkmam. Yaşayanlar, sadece vücutları olduğu için korkunçtur. Seni yeniden gördüğümde her şey yeniden berraklaşıyor. Istırap çekmeyi kabul ediyorum. O beni ne ölümden,ne kötülüklerden, ne suçluluktan kurtardı, çünkü insan onlar vasıtasıyla kurtulur. O beni mutluluktan kurtardı. Kendimi öldürmeyeceğim. Ölüler çok çabuk unutulur.
AteşlerMarguerite Yourcenar · Metis Yayınları · 1974290 okunma
8/10
·112 syf.··
2020 351. kitabı
Aristophanes’in “yaşayanlar arasında mutluydu, şimdi ölüler arasında da mutlu” diye söz ettiği tragedya yazarı Sophokles’in üçlemesinin (Kral Oidipus, Oidipus Kolonos’ta ve Antigone) ikinci kitabı, ama en son yazılan Sophokles eseridir. Ben, Antigone’yi önce okuyup, bunu sona bıraktım. Bilinçli bir tercih değildi, sadece kronolojik ilerleme derdindeydim. Şöyle ki, mitoloji okumalarını ders çalışırmışçasına okuduğumdan olsa gerek, sıralama hatası bana yansımadı, şükür. Konusu; Oidipus da baskılara dayanamayıp şehri terk etmiştir. Oğulları da kendisine sırt çevirmiştir. Sadece sadık kızı Antigone onun yanında durmuş ve kör gözlerine göz olmuştur. Beraber Attika’ya gelirler. Diğer kızı İsmene onları bulur ve kendilerine haberleri olduğunu söyler. Tanrılar Oidipus’u affetmişlerdir. Oidipus’un defnedildiği yere koruma sağlayacağı kehanetleri dolaşmaktadır ortalıkta. Thebai kralı Kreon da bunu duyarak Oidipus’u aramaya çıkmıştır. Oidipus kendini yurdundan köpek gibi kovan Kreon’a dersini vermek istemektedir. Bunun için burada Kral Theseus’a kendini sunacak ve sığınma isteyecektir. Yunanlıların dini anlayışlarını en iyi yansıtan tragedya olduğu söylenir. Sophokles, Kral Oidipus’ta onuru ayaklar altına alınan karakterini, bu sefer aklama ve okurun ona empati ve sempati beslemesi açısından mantıklı bir girişim. Bunu başarıyor da. Sophokles, her fırsatta Oidipus’un işlediği günahlarının bilmelerden yaptığıdır; aslında gerçekten de öyledir, istemsizce yapıldı tüm o hatalar... Yazarın son oyunu olması itibariyle, sağlık sorunlarıyla boğuşurken yazmış. Dolayısıyla, Kral Oidipus’un elden ayaktan düşmüş bir ihtiyar tasviri, çoğu eleştirmene göre tamamen kendisiyle alakalıdır. Bu oyun, yapılan hataların telafisi olabileceğine, güç, kudret, bağışlanma, sadakat gibi konuları işliyor.
Oidipus Kolonos’taSophokles · İş Bankası Kültür Yayınları · 20162,175 okunma
Reklam
Reklam