Puan vermedi·480 syf.··
2026 44. kitabı
Nina, idealist bir şekilde sanat tarihi okumuş ancak hayatın gerçekleri ve annesinin tedavi masrafları yüzünden yoldan çıkmış genç bir kadındır. Erkek arkadaşı Lachlan ile birlikte Los Angeles’ın aşırı zengin, şımarık elitlerini dolandırarak geçinmektedir. Vanessa ise milyoner bir ailenin kızı olan, her anını ve lüks yaşamını sosyal medyada sergileyen bir "influencer"dır. Dışarıdan bakıldığında kusursuz, dertsiz ve rüya gibi bir hayatı vardır. Nina, annesinin ağırlaşan hastalığı üzerine hayatının en büyük ve en riskli vurgununu yapmaya karar verir. Hedef tahtasına ise Vanessa’yı koyar. Plan basittir: Vanessa’nın sosyal medyadaki paylaşımlarını (nerede olduğunu, ne giydiğini, evinde ne tür antika ve değerli eşyalar bulunduğunu) takip ederek onun malikanesine sızmak. Ancak Nina, Vanessa’nın dünyasına girdikçe hiçbir şeyin göründüğü kadar basit olmadığını ve geçmişten gelen bağların onları çoktan birbirine düğümlediğini fark eder. Kitapta sosyal medyanın sahteliği, intikam, para, güç, sınıf çatışması, aile ilişkileri, güven ve ihanet gibi temalar işlenmiş.Nina'nın bölümlerinde zaman zaman hayranlıkla rahatsızlık arasında gidip geldim; çünkü yaptığı şeyler doğru değil ama zekası ve insanları okuma becerisi çok etkileyiciydi.Vanessa'nın hikâyesinde ise daha çok üzüntü ve empati hissettim. İlk kısımda karakter ve arka plan anlatıldığı için biraz durağan ve sıkıcı geçsede dolandırıcılık planı devreye girdiğinde tempo muazzam bir şekilde artıyor. Hele ki kitabın sonlarına doğru ardı ardına gelen ters köşeler nefes kesiciydi.
Kıymetli Küçük ŞeylerJanelle Brown · Altın Kitaplar · 2026156 okunma
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:13
Veee Menteş evrenine yeniden hoşgeldik :) O kadar özlemiştim ki sevgili Murat Menteş'in bu üslubunu. Antika Titanik'ten bu yana özlediğim ve beklediğim tadı aldım bu kitapta. Yine muazzam bir kurgu ve gizem evreninde ütopik olaylarla örülü bir girdap içinde yuvarlanıyoruz. Merakımız celbedilirken, Menteş bizi de hafiyeliğe zorluyor ve evrenine dahil ediyor :) Üstelik bu sefer olayların merkezinde gıyaben tanıdığımız bir isim var ---> kıymetli Ahmet Hamdi Tanpınar... Menteş, onu bizim için bir kereliğine yazar olmaktan çıkarıp romanın baş kahramanı yapıyor. Gerçekten ustalıkla örülmüş ve yine okurken aynı zamanda çok farklı konularda çok fazla bilgi sahibi olduğum, çok şey öğrendiğim bir kitap oldu.Bunu hemen hemen tüm Murat Menteş kitaplarında yaşıyorum.Müzik, dünya tarihi, felsefe, resim... Pek çok konuda bilgi ediniyorum romanla birlikte. Umarım bundan sonraki roman için çok beklemek zorunda kalmayız. Çok beğendiğim harika bir roman okudum, şiddetle tavsiye ediyorum.
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026743 okunma
Reklam
'Olumsuzlama aynı zamanda, itiraf etme biçimidir.'
8/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 04:22
Bir insanın antika saray saatlerini tamir etmekte ustalaşmış olması yeterince ilgi çekiciyken, böyle bir oyunu da yazabilmesi... :) Şule Gürbüz okumalarının başladığı yer tam olarak burası olabilir. Hafif dozda barındırdığı mizah ve karakterlerin çocuksu duygu durumlarıyla neredeyse Mercier ile Camier kıvamında bir eser. Tiyatro yapıtlarında aradığım, olabildiğince beni o koltuğa oturtup, sahnenin ışıkları sönünceye dek oyuna dahil edebilmesi... Çok az yerde kopuşlar yaşansa da, başarılı bir eserdi. Çok derinden, yüzeysel anlatıma, acıdan sevince, kahkahadan gözyaşına anlık geçişler, felsefi metaforların sarsıcı etkisi... Hayranlıkla okudum. 'Yaşlı İhtiyar' Beckett'ın neredeyse bütün eserlerinde görebileceğimiz, yardıma ihtiyacı olan duygusal gel-gitler yaşayan ama en güçlü cümleleri, en sıradan olayların içine gizleyen, yaşlı bilge arketipine yakın bir karakter. Her konuda üstünlüğünü ilan etmiş ama bu üstünlükten hazzetmeyen, düş ve gerçeğin sınırlarını yitirmeye cesaret edebilmiş biri. Merkezde bulunuyor... Yaşlı ve genç kadın karakterlerinin, yaşam ve ölüm üzerine bizde bıraktıkları etki çok kıymetli... Hizmetçi: başlarda gerçekten Yaşlı adama refakat eden bir hemşire olduğu fikrine kapılabilirsiniz, çıkarımları ve akıllıca sözleri size 'evet sanırım bir çıkış noktası buldum dedirtse de' oyunun sonlarına doğru fikriniz değişebilir. Susan Sontag; "Yaşama gücümüzü delilik kaynaklarımızdan alırız." derken, anlamlı bir tespitte bulunmuştu. Uyum gösterebilme becerisi deliliğin bir biçimi değil de nedir? Belki bize hiç beklemediğimiz cümleleriyle şaşırtan insanlar onlara dayatılan zihinsel normların üstünlüğünü reddedenlerdir. 1950’lerde psikoz tanısı konulan vakalar modern zamanın gayet sağlıklı bireyleri kabul ediliyor. :)
Tiyatro
Ne Yaştadır, Ne Başta Akıl YokturŞule Gürbüz · Boyut Tiyatro · 1993242 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2018 78. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2018 00:00
Kitap hakkında nasıl yorum yapacağımı çok düşündüm. Şimdi yazacaklarım çekişkili gelebilir ama yapacak bir şey yok öyle hissediyorum. Polisiye gerilim okumayı çok severim, içinde korku da varsa tadından yenmez benim için. Bu kitapta hepsinden eser miktarda kullanılmış. Tam anlamıyla gerilim desem değil, polisiye desem değil, korku desem değil, varla yok arası bütün duygular ama nasıl olduysa sevdim çünkü hep bir aksiyon ve gizem var. O aksiyonlar da bazen büyük tesadüflere dayanıyor. Mesela bir grup kadın kaçırılıyor bir Allah'ın kulu da çıkıp nereye kayboldu bunlar demiyor. Ne bir soruşturma ne bir polis, hoş kaçırılanlar bile demiyor neredeyse. "-bayan sizi kaçırmam lazım - geçerli bir nedeniniz var mı? - gidince öğrenirsiniz. - peki gidelim" gibi bir şey. Yapılanların nedeni en başta belli olduğundan, neden kaçırıldıklarını bildiğiniz için okurken yadırgamıyorsunuz ama sonra düşününce durum bu. Otopark işleten, kızıyla birlikte yaşayan, para kazanmak için bir yere kadar ödün verebilen bir adam... Harita yorumlayan, antika dükkanı olan bir şehir kaşifi... Kendisinin de bir ucundan tuttuğu gizemi çözmeye çalışan gözü kara bir kadın... Rüşvet vermeyi el altından iş yaptırmayı, yapmadıkları zaman ortadan kaldırmayı maharet bilen bir iş adamı!... Onun tetikçiliğini yapan ve haritaları hayatının merkezine oturtan bir psikopat. Tüm karakterler kendi çaplarında biraz psikopat aslında. Kısaca yeraltı dünyası hesaplaşması diyebiliriz. İster etik olsun ister olmasın sondaki adalet anlaşıylarına bayıldım "ohh" dedirtti bana. Sürekli hareketli oluşundan kopmadan okudum. Bölümlere ayrılmış, her karakterin gözünden ayrı ayrı anlatılmış olmasını ayrıca sevdim. Herkesin bir hikayeye ihtiyacı vardır. Doğru olması şart değil... Elinizde varsa bekletmeyin okuyun derim. Keyifli
Haritalı AdamGeoff Nicholson · Olimpos Yayınları · 2016654 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 154. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
"TÜRK TARİHİNE YÖN VEREN METİNLER" "Tüm güzellikler sürekli Türklerden haber veriyor. Bütün mükemmellikler sürekli Türkleri işaret ediyor. Türklerin başlarındaki börk ve ellerindeki kılıç, koç burcunda güneş gibi ve yengeç burcunda Müşteri (Jupiter) gibidir. Sevgi ve hizmette Türklere gönül vermek gerekir. Zira Tanrı, cihan mülkünü Türklere teslim etti." Tarih, yalnızca olayların kronolojik bir dökümü değildir. O, insanlığın ortak hafızası, medeniyetlerin birikimi ve geleceğe tuttuğumuz aynadır. Ancak tarihi var eden ve nesilden nesile aktaran asıl unsurlar, hiç şüphesiz metinlerdir. Taş tabletlerden papirüslere, matbaa devriminden dijital ekranlara kadar insanlık, düşüncelerini, savaşlarını, anlaşmalarını ve hayallerini kelimeler aracılığıyla ölümsüzleştirmiştir. Bir milletin kaderini değiştiren şey her zaman kılıçlar, ordular ya da fetihler değildir. Bazen tarihin akışını değiştiren şey, bir taşın üzerine kazınmış birkaç cümle, bir hükümdarın ardında bıraktığı bir öğüt ya da yüzyıllar boyunca dilden dile aktarılan bir hikmet olur. İnsanlık tarihi incelendiğinde büyük dönüşümlerin çoğunun önce zihinlerde başladığı görülür. Zihinleri şekillendiren ise düşünceler, fikirler ve onları taşıyan metinlerdir. Çünkü söz, bir iletişim aracı olmanın ötesinde; hafızanın, kültürün ve medeniyetin taşıyıcısıdır. Bizler bugün, geçmişin bu büyük metinlerinin mirasçılarıyız. Onları okuyarak, anlayarak ve eleştirerek tarihle bağ kurarız. Belki de geleceğe yön verecek bir sonraki büyük metin, henüz yazılmamış ve bir yerlerde birinin zihninde şekillenmeyi bekliyordur. · Bilge Kağan’ın Orhun Kitabeleri (Göktürk harfli metinler): Sadece birer yazıt değil; Türk milletine “kendin ol, devletini kaybetme, bilgeliği bırakma” çağrısıdır. Türk adının ve bilincinin bin yılı aşan bir hafızaya
Edebiyat
Türk Tarihine Yön Veren MetinlerTufan Gündüz · Yeditepe Yayınevi · 20269 okunma
10/10
·316 syf.··
2026 38. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 19:24
"Masum insanları eziyet ederek öldürürsen buna öbür dünyaya göç diyebilir misin? Diyemezsin... Bu bir cinayettir." ​Bugün size kalbimi çok sarsan, okurken göğsüme bir taş gibi oturan bir romandan bahsetmek istiyorum: Sema Soykan’dan "Adsız". ​Kitap, 12 yıl sonra ülkesine dönen Neri’nin (Neriman) geçmişin izlerini sürmesiyle başlıyor. Bir antika dükkanında, bir küpün içinde saklı kalan Çerkezce, Osmanlıca ve Türkçe mektuplar... O mektupları okumaya başladığınızda ise zaman duruyor ve kendinizi 1864 Kafkasya Sürgünü’nün, yani tarihin ilk planlı soykırımlarından birinin tam ortasında buluyorsunuz. ​Neri’nin büyükannesi Jamset’in özenle sakladığı o yazılarda göçün, acının, Jamset, Jankas ve Elbruz arasındaki o gölgeye sığınan aşkın öyküsü var. Okurken beni en çok ağlatan ve boğazımı düğümleyen şey, Karadeniz’in bir "toplu mezara" dönüşmesi oldu. Gemilerde salgın hastalıktan ölenlerin denize atılması, kaptanların rotalarını denize atılan cesetleri takip ederek bulması ve Çerkeslerin bu yas yüzünden yıllarca balık yememesi... O kadar derin bir acı ki, etkisinden çıkmak imkansız. ​Roman sadece geçmişi değil; Neri’nin gözünden günümüz Türkiye’sindeki toplumsal olayları, göçmen sorunlarını ve acıları da incelikle işliyor. Neri ve Aras’ın hikayesiyle birlikte aşkı, vicdanı ve adaleti sorguluyoruz. Yazarın da dediği gibi, bu kitap savaşa, göçe rağmen özgürlüğün, sevginin ve vefanın değerini bilen cesur yüreklere ithaf edilmiş. ​Kesinlikle okunmalı, unutturulmamalı.
Adsız RomanSema Soykan · Alfa Yayıncılık · 2024910 okunma
Reklam
Reklam