" Arzularımı yok edin, bütün ideallerimi silin, bana daha iyi şeyler gösterin, seve seve peşinizden koşarım. Eğer uğraşmaya değmez derseniz, o zaman siz de benden aynı cevabı alırsınız. Ciddi ciddi konuştuğumuz halde bana önem vermek istemiyorsanız öyle olsun, yalvaracak değilim. Nasılsa yeraltım var. "
Günün tüm izleri, yamaçlar, ağaçlar, üzüm bağları, tepeler üzerinde renksiz ve ölüydü ve yaşam yalnız rüzgar, yalnız gökyüzü, yalnız topraklar ve yalnız hiçti.
Ders çalışırken aynı masayı paylaştığım kitaplarım beni çağırıyor ve ben okumamak için zor tutuyorum kendimi. Şu an masanın iki köşesinde iki farklı roman var ve ben verdiğim molalarda sırayla ikisine de şefkat gösterip okuduktan sonra sıkıcı notlarıma geri dönüyorum. 3 farklı dünyada çevrimiçi olabiliyorum anlayacağınız.