Nefret etmeyeceğim. Düşmanlarıma dahi adil olacağım. Dileğim, tutkunun baskısı altında bile görüşümün bulanmamasıdır ki her şeyi anlayıp her şeyi sevebileyim
Sayfa 290 - Olivier, Jean Christophe’tan·Kitabı okudu
Gözlerini yumabilmek, bedeninin bilincini yitirmek, kendi saatlerinin boşluğuna gömülmek, sonra uyanıp kendini yeniden öncekinin aynı bulmak, yaşantısının ipliklerini yeni baştan örmek ne demektir, (…)
Ama hayattaki, politikadaki ve benzeri tüm başarılar ancak çabalarının aynı doğrultudaki sürekliliğini sağlanmasıyla kazanıldığı için, harıl harıl sürdürülen bu işgüzarlık ortaya pek bir iş çıkarmaz, hele iyi bir iş hiç çıkarmaz. Yönlendirilmiş, kendinden emin eylemlilik, derin düşünmeyi gerektirir. Dördüncü Henri ve Napolyon gibi büyük eylem adamları, harekete geçmeden önce ya kendi başlarına ya da nazırları aracılığıyla uzun düşünme süreçlerinden geçmişlerdir. Derin düşünce çabası göstermeyen, peşinden gidilen genel amacı sürekli zihninde tutmayan, kısmi amaçlara erişmek için en iyi yolları sürekli aramayan kişi, mutlaka koşulların oyuncağı olur: Öngörülemeyen şeyler aklını karıştırır ve onu her saniye farklı bir yöne dümen kırmak zorunda bırakır, bu yüzden de genel rotasını sonunda kaybeder. Bununla birlikte, göreceğiniz üzere, derin düşünce çabasını mutlaka eylemin izlemesi gerekir: her türlü verimli etkin yaşamın olmazsa olmazı olsa bile, tek başına derin düşünme asla yeterli değildir.