"Kökende Kur'an Arap halkı için indiğinden Arapçadır. Yoksa Arapça inmesinin başka nedeni bulunmaz."
Sayfa 262 - Kabalcı Yayıncılık·Kitabı okuyor
Zihniniz ve gönlünüz, o sımsıkı bağlandığınız ideolojiyle meşguldür. Esasen vatandaşlarınıza, kardeşlerinize düşmansınız ve onlarla kavgada galibiyet peşindesiniz. Siz tam 18 sene, ezanın Türkçe mi, Arapça mı okunacağına dair münakaşa ederken, Amerika uranyum bombasını 9 Ağustos 1945'te Nagazaki'nin kuzeyindeki Urakami bölgesine atıverdi.
Reklam
"Su-lu Han Araplara karşı dinmeyen direnişiyle ünlüdür. Araplar, sevmedikleri bu Türk beyine "Zahmetler Babası" anlamında Arapça bir ad takarlar."
Sayfa 240 - Kabalcı Yayıncılık·Kitabı okuyor
يقالُ إِنَّنا مُتَخَلِّفُونَ عَنِ العَصرِ، هذا صَحِيحٌ فَإِنَّنَا فَتَحْنَا العُصُورَ وأَعْلَقْنَاهَا فَالعُصُورُ مُتَخَلَّفَةٌ عَنَّا Bize çağdışı diyorlar, doğrudur. Çağlar açtık, çağlar kapattık; çağlar bizden geri!
Mehmet Akif Ersoy*·Kitabı okudu
Kur’ân-ı Kerim’i hakkıyla ve hakikatiyle okumak Kalb, Dil ve Akıl ile birlikte okumak demektir. Dil, harflerin boğazdan çıkışına uyar ve ağır ağır okur. Akıl, her kelimenin ne anlam taşıdığını düşünür. Kalb, ise Kur’ân’ın emir ve yasaklarını düşünür, ondan etkilenir ve onlara uyar. Yani: Dil, okur. Akıl, düşünür. Kalb de o anlamdan öğreneceğini öğrenir.
Alıntı
Demek ki, Arapça da olsa bu memlekette 'vuslat' diye özel bir sözcüge ihtiyaç duyulacak kadar çok insan sevdiginden ayrilmak zorunda bırakılıyordu..
Sayfa 74 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam