Aybar Doğu sorununa da, 12 Mayıs 1963’te Gaziantep’te basına açık bir toplantıda değinmiştir. Doğu ve Güney Doğu illerinde yaşayan, daha çok Kürtçe ve Arapça konuşan ve Alevi mezhebinden olan milyonlarca vatandaşa, bugüne kadar genel olarak vergilerini vermiş, yurt savunmasında kanını akıtmış olmalarına rağmen, eşit yurttaş muamelesi yapılmadığını söyleyen Aybar, anayasanın yurttaşlar arasında din, mezhep, dil, ırk, sınıf ve zümre ayrımı gözetilmeyeceğini belirten 12. maddesinin harfi harfine yerine getirilmesi gerektiğini vurgular; yani, bu insanlara sırf Kürt, Arap ve Alevi oldukları için farklı davranıldığının altını çizer. Aybar bu bölgenin ayrıca bir mahrumiyet bölgesi olduğuna değinir: “Şimdiye kadar ihmal edildiklerini de göz önünde bulundurarak okulun, fabrikanın, hastanenin, kütüphanenin, tiyatronun, yolun en çoğu bu illerde açılmalıdır. Memurun en iyisi, en insancılı ve yurtseveri bu illere gönderilmelidir.”
(..)
Kürt kökenli partili Tarık Ziya Ekinci’nin dediği gibi, Aybar bunları Türkiye’de söyleyen ilk siyasal parti lideridir:
“Türkiye’nin düşünce bakımından en kısır olduğu ve Kürt sorununa değinmenin tehlike oluşturduğu 32 yıl önceki bir dönemde Aybar büyük bir cesaretle Kürt sorununu ortaya atmış ve çözümünü de göstermiştir.”