sen benimle gökleri paylaşabilir misin
hani salkım saçaktır bulutlarda sevgiler
hani bir turna gibi üryan olunca yürek
bahçesinde umuda kanatlanır serviler
sen benimle yağmurun nefesini
sen benimle tomurcuğun sesini
bir hülyânın dalgın avuçlarında
gölgesini arayan bir kuşun kafesini
paylaşabilir misin¿
“Efendi, dedi, bize niçin böyle konuşmazlar? Niçin böyle anlatmazlar? Bu milletin bütün derdi cahilliktir efendi. Bunu bil. Bunun suçu ise bizim değil, hükümetindir. İmam o. Biz cemaatiz. İmam öğretmeyince cemaat nereden bilecek?…”
Bu kadar mı zordu bir mumun alevine
Dokunmak ve sevmek ıstırabımı
Bir dalın çürüyen yaprağı mıydı hayat
Güneşi arayan gölge kimindi
Bağışla, incinen bahar
Yanan mektuplar benimse
Gel, yeniden buluşalım derinde
Çeşmelerden gökyüzüne akalım
Tut ellerimden, hadi gülümse
İman, itimattır bana sorarsanız, Allah’a itimat, varlığa itimat. Etrafında sürekli bozulma gören insanın kendi nefsiyle bir meselesi vardır; başkalarına sürekli bir samimiyetsizlik arayan kişi, haddi zatında kendi karanlığından saklanmaktadır.
Her şeye nasıl alıştığımızı bilmek istiyorsunuzdur. Anılarımıza oldu? Cal'e yere açmak için Calliope'nin ölmesi mi mi gerekiyordu Bunların hepsine aynı cevabı vereceğim. İnsanların değişiklklere çok kolay alışabilmeleri inanılmaz bir mucize. San Francisco'dan geri gelip evde bir erkek çocuk olarak yaşamaya başladığımda ailem inanılanların dışında bir gerçekle karşılaştı, insanın cinsiyeti hiç de çok önemli değildi. Benim kızlıktan erkekliğe dönüşümüm çocukken ergenliğe geçişten daha zor bir dönem değildi. Pek çok yönden eskiden olduğum kişiydim. Hatta şimdi, bir erkek olarak bile ha Tessie 'nin kızıyım. Onu pazarları telefonla arayan benim. Giderek artan sağlık sorunlarını benimle paylaşıyor. Yaşlandığında ona ben bakacağım. Hâla oturup erkeklerin derdinin ne olduğunu konuşuyoruz .