Puan vermedi·216 syf.··
2026 1. kitabı
Lea, bir çocuğun sorumluluğunu almaya hazır olmayan ama tüm sorumluluğuyla baş başa kalan bir adamın kızı. Annesinin ölümünden sonra tesadüfen karşılaştığı ve o andan sonra kendisinin de babasının da hayatını degiştirecek olan keman tutkusunu anlatıyor kitap. Sevmeyi öğrenememiş bir adamın sevgisini göstermeyişini ve aslinda tüm hayatını kızına adamasına rağmen birbirine tamamıyla yabancı baba- kız ilişkisini okuyoruz. Annesinin bıraktigi boşluğu önce müzikte en iyisi olma arayışında sonrasinda da bir adamın aşkında arayan küçük bir kız. Kitabın zaman zaman tıkanması dışında genel olarak akıcı buldum. Sadece bahsedilen derinliği tam olarak ben yakalayamadım maalesef ama yine de baba kız arasındaki o mesafe ve yabancılaşma sonuna kadar hissediliyor ve bu da kasvetli ve gerici bir hava oluşturuyor. Sevgiyi hissetmenin ötesinde göstermenin ne kadar zor olduğunu ve hiç bir şeyin sevginin yerini dolduramayacağını yeniden yeniden fark ettim. Lea, keşke ne kadar sevildiğini bilseydin, keşke hepimiz ne kadar sevildiğimizi bilebilsek.
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022345 okunma
Bir çöküşün öyküsü incelemesi
7/10
·48 syf.··
2026 15. kitabı
Avusturyalı yazar Stefan Zweig’ın 1912 yılında yayımlanan kısa öyküsü. Fransa Kralı’nın gözünden düşen ve Paris’ten Normandiya’ya sürülen Madame de Prie; kendisini bir anda şatafattan, ilgiden ve şöhretten yoksun bir sürgün hayatında bulmuştur. İlk zamanlar bu yeni hayatının tadını çıkarıyor gibi görünse de, çok kısa süre içerisinde yaşam enerjisini bulduğu Paris günlerini arar hale gelmiştir. İçine düştüğü bunalımdan çıkış yolları arayan Madame de Prie bu çabasında başarısız olur. Artık geriye, adını tarihe yazdıracağını inandığı son perdeyi oynamak kalmıştır. Sahip oldukları gücün etkisiyle etrafını sahte sevgi ve saygıyla dolduran insanların bu gücü kaybettiklerinde yaşadıkları çöküşü okurken Madame’ın zamanla değişen ruh hali ve düşüncelerindeki tutarsızlıklar içten gelen gerçek bir sevginin ve samimi arkadaşlıkların insan hayatındaki önemini ortaya koyuyor.
1000Kitap
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
Yıldızlararası, gökyüzü ve uzayla ilgilenenler için harika bir eser. Belirtmeliyim ki bilimsel bir dili var. ​Kitabın bir yerinde atalarımızın gökyüzüyle olan o ilk, saf bağından bahsediyor. Henüz ortada hiçbir teknoloji yokken, en eski insanlar kafasını kaldırıp o parlayan kaosun içinde bir düzen aramışlar. Yıldızları birleştirip hikayeler yazmışlar; tanrılar, kahramanlar sığdırmışlar o karanlığa. Gökyüzü bizim için uzun süre merkezinde olduğumuz devasa bir sahneydi. ​Sonra sayfayı çeviriyorsunuz ve yazar yüzümüze o büyük, bilimsel dürüstlüğü çarpıyor: "Evrende teknolojik olarak gelişmiş tüm uygarlıklar arasında büyük olasılıkla vasat bir medeniyet olduğumuzu alçak gönüllülükle kabul etmeliyiz." Bu kitap benim için sadece dünya dışı yaşamı arayan popüler bir bilim kitabı olmadı. Aynayı kendimize tuttuğumuz, o koca evrenin karşısında ne kadar küçük, ne kadar "herhangi biri" olduğumuzu hatırlatan felsefi bir yolculuğa dönüştü. Ve garip bir şekilde, evrenin merkezinde olmadığımızı, sadece kozmik bir yolculuktaki sıradan yolcular olduğumuzu kabul etmek bana inanılmaz bir alçakgönüllülük ve huzur verdi. ​Eğer geceleri gökyüzüne bakıp "Biz kimiz ve bu devasa karanlığın neresindeyiz?" diye soruyorsanız tam size göre bir eser.
YıldızlararasıAvi Loeb · The Kitap · 20261 okunma
SPOİLER !!!
Puan vermedi·272 syf.··
2026 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 16:45
Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Normalde bu bir kitap eleştirisi olmalıydı, ancak bu yazıda kitaptan çok Lord Henry karakterine odaklanacağım. Çünkü bana göre bu romanı anlamak için öncelikle Lord Henry’nin düşünce yapısını anlamak gerekir. yalnızca bir ahlak hikâyesi değil; aynı zamanda fikirlerin insanlar üzerindeki etkisini inceleyen bir romandır ve bu etkinin merkezinde Lord Henry bulunur. Lord Henry çelişkilerle dolu, dikkat çekici ve çoğu zaman yanlış yorumlanan bir karakterdir. Onu yalnızca “manipülatör” etiketiyle açıklamak ise karakterin karmaşıklığını küçültmek olur. Çünkü Lord Henry insanları gizlice yöneten klasik bir manipülatör gibi davranmaz. O, düşüncelerini saklamayan, fikirlerini açıkça ortaya koyan ve insan psikolojisini gözlemlemekten zevk alan biridir. İnsanlar üzerindeki etkisi ise doğrudan baskıdan değil, fikirlerinin çekiciliğinden doğar. Bu noktada “manipülasyon” kavramını nasıl ele aldığımız önemlidir. Eğer manipülasyonu, bir insanın başkalarını bilinçli aldatma veya zorlayıcı yönlendirme yoluyla kontrol etmesi olarak tanımlarsak, Lord Henry bu tanımın içine tam olarak oturmaz. Çünkü o çoğu zaman emir veren veya plan kuran biri değil, düşüncelerini filtresiz şekilde dile getiren bir karakterdir. İnsanların onun fikirlerinden etkilenmesi, tek başına onu manipülatif yapmaz. Bununla birlikte bu durum Lord Henry’nin etkisinin zararsız olduğu anlamına da gelmez. Özellikle zihinsel olarak yön arayan karakterler üzerinde düşüncelerinin güçlü bir etki yarattığı açıktır. Ancak burada önemli olan nokta şudur: Etkilenme süreci yalnızca etkiyi yaratan kişiye değil, etkilenmeye açık olan bireyin yapısına da bağlıdır. Bu nedenle Lord Henry’yi tüm sonuçların tek sorumlusu gibi görmek eksik bir okuma olur. Bana kalırsa Dorian Gray’in asıl özelliği güçlü
Düşünce
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · İş Bankası Yayınları · 202199,3bin okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2026 10. kitabı
Peyami Safa'nın aynı zamanda ilk romanı olan Sözde Kızlar, bu sene okuduğum en beğenmediğim kitap olacak gibi görünüyor daha şimdiden Kitapta üç kadın karakter üzerinden Batı yaşam tarzına özenmeye karşılık Türk milliyetçiliği ele alınıyor. İdeal Türk Müslüman kadınının nitelikleri Mütareke Dönemi işgalleri sırasında babasını arayan Mebrure, Batı'nın istenilmeyen niteliklerini barındıran kişi Nevin ve bu iki ucun arasında olan ama Batıya özenen kişi ise Belma (Hatice) karakteri ile temsil ediliyor. Türk Müslüman kadını yazara göre fikrî yönden gelişmiş olmalıdır, Batılı kadın ise daha çok fiziksel nitelikleri ile ön plana çıkar. Buna rağmen kitapta çelişkili bir şekilde Mebrure karakteri fiziksel nitelikleri açısından detaylıca betimlenirken, Nevin'in bu konuda yeterince iyi olmadığına değinilmiş. Yazarın kadının düşünsel ve kültürel yanlarına eğilmesini bekliyordum. O nedenle beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattığını söyleyebilirim. Ahlakı salt namus üzerinden tanımlamak yazıldığı döneme göre normal sayılabilecek bir durum olsa da bu durum romanın amacının dışına çıkacak düzeyde vurgulanıyor. Yazarın iki uçlu düşünme biçimi (diyalektik düşünme) henüz 20 yaşında yazmasına bağlanabilir. Daha olgun eserlerinde bu kadar bir acemilik olduğunu sanmıyorum. Özellikle düşünce yazılarında iyi argümanları var. Kitabı daha iyi incelemek adına bir makale okudum ve bu kendi adıma bir ilk oldu Özetle hiç hoşlanmadığım bir roman okuma deneyimi olsa da belli safsataları tespit etme fırsatı buldum Sizin benzer olumsuz okuma deneyimleriniz oldu mu? kitaplar | Peyami Safa | Sözde Kızlar | okumalar | kitap incelemesi | toplumsal cinsiyet |
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202211,3bin okunma
Düşünce
Puan vermedi·188 syf.··
2026 25. kitabı
Sayfaları çevirirken 3 farklı kadının hikayesinin içerisin de buluyorsunuz kendinizi.. toplumun normlarına karşı gelebilen onların dayatmalarına hayır diyebilen 3 kadın… günümüze bakıldığın da bile hala toplum onayı arayan insanların ne diyeceğini bilmek isteyen insanlar ile dolu… ne kadar acı yetişkin bedende kalmış çocuk olmak ..
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,7bin okunma