«Bakışların ışık mı?
Saçların sarmaşık mı?
Yıldız mısın, güneş mi?
Alev misin, ateş mi?
Neden sessiz bakıyorsun?
Beni niçin yakıyorsun?
Çiçek gibi her bir yanın.
Söyle, nedir adın, sanın?»
Yeniden
Üç sene olmuş yazmayalı
Kalemin mürekkebi kurumuş
Tam bitmişken kalbimin ağrısı
Yeniden başlamış
Sanki bu sefer eksiğim
Ağlamıyorum satırlar arasında
Gözyaşlarıyla boyanmıyor yastığım
Nefes almayı unuttuğum geceler
Tavana bakarak sonlanmıyor
Kalbim yine ağrıyor, evet
Ama parçalanırcasına değil
Sökülürcesine, ezilircesine değil
Sadece kanatlarını takmış uçuyor
Unutmuş biraz, havada yalpalıyor
Boş bir hayal mi tutunduğum
Yoksa hayatın en büyük gerçeği mi
Kan ter içinde peşinden koşarsam
Beni boşluğa sürükler mi
Yeniden sevebilir mi insan
Ne inanç ne heyecan kalmış şu bedende
Yeşeren tomurcuklar onaylıyor beni
Rüzgar ise her şeyi olduğu gibi sürüklüyor
Arkama bakıyorum korka korka
Yaşadıklarım dehşete düşürüyor beni
Hayat şekle sokulamaz; nefes hapsedilemez, istek bağlanamaz, nefs hiçbir zaman tümüyle öldürülemez. İyi mi yararlıdır, yoksa kötü mü, her zaman bilinemez. Gün gelir bir kötülük, bin iyilikten daha faydalı olur.