Artık düşünmek istemiyordum. Hiç olmadığım kadar yorgundum, yalnız bu yorgunluğun, o günün, gecenin değil, uzun zamanların, sanki içimden çıkmaya çalışan birini içimde tutmaya, hapsetmeye çalısarak geçen ayların verdiği bir yorgunluktu bu.
"Hanımefendi!..
Atı alan Üsküdar'ı geçti. İleri sürdüğünüz her türlü sert yasaklarınıza rağmen ben sizi sevdim. Seviyorum. Hayatım boyunca seveceğim. Bu bir emri vaki. Gönlüm sizi bir kere bütün maddi ve manevi güzelliklerinizle şairliğin en yüce mertebesine çıkardı. Kalbimin tahtına oturttuğum melikesi oldunuz. Artık oradan sizi hiçbir şey, hiç bir kuvvet indiremez...”