“Cennet meyvesi nasıl bir şey baba?” diye sormuştum.
Gülümsemişti babam.
“Tarifi mümkün olmayan bir güzellik kızım. Ne rengi bellidir, ne tadı, ne kokusu, ne de biçimi. Onu değerli kılan da tarif edilemez oluşudur zaten.”
Gittin ey sevgili şimdi yollardasın
Ayın değirmisini başına yastık yapmış uyumaktasın
güzel uykular, renkli düşler seninle olsun
ama bir zamanlar dizlerimde yattığını da unutma, hatırla emi!
Tatlı bir ömür gibi gitmeye niyetlendin
ayrılık atını eğerledin inadına.
Git, yeni ülkeler gör, büyülü diyarlar gez.
Ama benimle eğleştiğin toprakları da unutma, hatırla emi!
“…Yarın sabah bir ameliyata daha girmek zorundayım.”
Kederle mırıldandım.
“Birinin kalbine daha dokunacaksın yani…”
Aynı kederle yanıtladı Nigel.
“Evet, ama benim kalbim her zaman seninle olacak.”
Şakayla karışık fısıldadım.
“Benimki de seninle, biliyorsun başka türlü atmıyor zaten.”