Oğuzhan

Oğuzhan
@archilla
35 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?
Sayfa 89
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dilbilgisi
Kibirli olduğu her halinden belli olan ünlü dilbilgini, sahile geldi. Sandalla karşıya geçecekti. Müşteri beklemekte olan Kayıkçı’ya seslendi. Yaklaştı ve bindi. Biraz yol aldıktan sonra, Kayıkçı’ya: “Dilbilgisinden anlar mısın? diye sordu. “Ben…” dedi Kayıkçı. “Cahil bir kayıkçıyım efendim, dilden de bilgisinden de anlamam.” Bilgin: “Vah vah” dedi “Senin adına çok üzüldüm, ömrünün yarısı boşa geçmiş!” Acıyarak bakıyordu ona. Biraz daha yol aldılar. Denizin tam ortasındaydılar, sahil gözden yitmişti. Kayıkçı telaşlandı, sık sık göğe bakıyor, toplanan kara bulutlardan kaygılanıyordu. Öteki: “Hayrola!” dedi. “Bir sorun mu var?” Kayıkçı: “Şimdilik yok ama sanırım olacak!” dedi. “Nasıl yani?” diye sordu Bilgin. “Siz dua etmeye başlayın beyim” dedi Kayıkçı, dümeni daha sıkı kavradı. Çok geçmeden siyah bulutlar çoğaldı, göğü büsbütün kapladı. Rüzgar şiddetlendi, yağmur başladı. Fırtına büyüdükçe kayık sallanıyor, Kayıkçı sandalın selametle yürümesi için çabalayıp duruyordu. Çabalıyordu ya, Kayıkçı’nın çırpınması boşaydı, kayık batmak üzereydi. Bilgin’in korkudan beti benzi atmış, tir tir titriyordu. “Beyim!” diye sordu Kayıkçı. “Yüzme bilir misin?” “Hayır!” dedi Bilgin.
1000Kitap
Adına da empati derler, bu empati değil!
Senin suçun ne biliyor musun hoca, sen kendini başkalarının yerine koyuyorsun. Benim yerime de koydun kendini. İşte senin yanlışlığın bu ve bunu yapmak için, başarmak için karşındakini konuşturuyorsun. Konuşurken, kalan boşlukları kafandan dolduruyorsun, itiraf edeyim ki, insanı korkutacak kadar da iyi dolduruyorsun.
Sayfa 205·Kitabı okudu
İnsanlar her iki tarafı da dinlemek zorunda bırakılıyorsa her zaman umut vardır; Yalnızca bir tarafı dinlerlerse hatalar katılaşıp önyargıya dönüşür, doğru da artık doğruluk etkisi yaratmaz olur, çünkü abartılarak yanlış haline getirilmiştir
Sayfa 56·Kitabı okudu
Kadın hamile. Bebek erkekmiş. Aile mutlu çok mutlu. Bebek doğdu, pipisini gösterdi amcalara. Amcalarda bayram sevinci. Dünyanın en gerekli organını gördüler çünkü. Bebek terledi, çırılçıplak soydular, evde misafirlikte, mahallede böyle gezdi. Bu hakka sahipti çünkü pipisi vardı. Bebek biraz büyüdü. Sünnet olacak. Davullar, zurnalar, hediyeler… Çocuk düşündü; “Sanırım bu çok önemli bir organ” Çocuk aklının en karanlık köşesine yazdı. Üç beş güzel kız var gittikleri yerde, annesi babası dedi ki: “Hangisini alayım oğlum sana?” Çocuk düşündü: “Sanırım karşı tarafa sormaksızın seçme hakkım var” Çocuk acıktı, sofrasını varsa kız kardeşleri ve annesi hazırladı. Yemek bitince topladılar. Çocuk düşündü: “Sanırım kızlar/kadınlar bana hizmet etmekle yükümlü. “ Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı. Kalabalık bir yemek daveti, herkes masaya sığmayacak. Erkekler ve yaşlılar masaya oturdu. Çocuğu da masaya oturtturdular. Annesi ve varsa kız kardeşleri yerde oturuyordu. Çocuk düşündü: “Sanırım önemli olan erkeklerin konforu.” Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı. Servis yapılacak, önce erkeklere yemek verildi, erkekler yardım etmedi. Çocuk düşündü: “Sanırım öncelikli olan erkeklerin karnının doyması. “ Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı. Çocuğun kız arkadaşı oldu. Bütün sülale duydu. Herkesin ağzı kulaklarında. Densiz bir amca: “Neler yapacan bahim gızlaraaa”dedi. Çocuğun annesi ve babası:
İnsan