Puan vermedi·272 syf.··
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 21:57
Muhammed Emin Yıldırım hocanın bu günlerde çok az kalan Zilhicce Ayı’nın her gününe bir ders olarak derlediği Mina Mektebi kitabını çok severek okudum. Çok bereketli bir kitap oldu benim için. Zilhicce Ayı’na çok daha farklı bakmamı sağladı. Hazır günleri yaklaşmışken sizlere de mutlaka tavsiye ediyorum. O günler gelmeden kitabı temin edip okumanızı çok isterim. Sizlere de çok farklı bir bakış kazandıracaktır. Hemde altın değerinde ki Zilhicce’nin ilk on gününü ve Arefe Günü’nü bu vesile ile çok bereketli geçirebiliriz. Bilmeden insan teyakkuza geçemiyor. Nasıl kıymetliymiş meğer o günler. Kurtuluşumuza vesile olabilirmiş.
Mina MektebiMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 071 okunma
İnsan Yol'da Olandır
Puan vermedi·184 syf.··
2026 15. kitabı
Elhamdülillah, güzel bir tanışma oldu. İhsan Fazlıoğlu bir şekilde sürekli etrafında dolaştığım; lakin şu ana kadar kendisinden bir şey okumadığım biriydi. Şimdiye nasipmiş ve güzel oldu. Gönlüme değen şeyler oldu kendisinden. Gönle bu kitaptan değenleri bir yekun üzerinde tartışmak çok kolay olmayacak, çünkü eser farklı zamanlarda dergilerde yayınlanan denemelerinden oluşuyor. Fakat İhsan Fazlıoğlu dertli olunması gereken konuları gündeme getirmiş, Allah (cc) kendisinden razı olsun. Bu kitabı okurken, insan tanımı tartışılmaya açılmak zorundadır; İhsan Fazlıoğlu'nun takip ederek ya da etmeyerek. En azından bu coğrafyada kimseler insanın tanımının ne'leri içerdiğini bilmesi gerekir ya da bu tanımların Batı'dan farklılıklarını işitmesi gerekir. Bazı alıntılar ile en azından İhsan Fazlıoğlu'nun işaret ettiği şeyleri aşağıda görmüş olabileceğiz. Bireysellik ve toplumsallık tartışması önemli bir yer tutar, İhsan Fazlıoğlu'nun eserinde. İddia şudur ki; insan başta toplumsal yapı içinde hayat bulur ve sonrasında birey olmayı keşfeder. Bu süreci inşaa eden kavramlar alıntı kısmında ümid ederim ki bulunabilecektir ve kavramlaştırabileceklerdir. Belki tam olarak bu terkip ile söylemese İhsan Fazlıoğlu için insan yol'da olandır (din'i olandır). Ne'reden ne'reye gittiği ile ilgili sürecini manalandırabilene insan der. Her ne kadar sivriltilmiş olsa da yazılardan bunu çıkarıp sloganlaştırdığımda yerleşik hali bir tuğla koymaya yol açıyor benim için. Gönül istiyor ki; dostlara biraz baskı ve naz ile bu kitabı okutturup mütalaa etsek. Lakin dünya dostun dost için kitap okumasının önüne kendini koydu. Alıntılar *** Her ne olursa olsun insan denilen soruya verilen her yanıt, insana öngörülebilir bir hayat sunmak zorundadır. Canı, aklı, soyu, malı ve inancı koruyamayan bir
Kendini Aramakİhsan Fazlıoğlu · Papersense Yayınları · 20142,089 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·68 syf.··
2026 41. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 00:47
Bir daha kışın güneşine aldanmam inşallah. Dondum. Kabristanlar tamam, bugün arefe ama çarşı marşını başkaları çalsın. Ben oyumu elektrikli battaniyeden yana kullandım. Parmaklarım donduğu için yazamıyorum daha fazla. Aslında bitirdiğimde kafamda tonla şey vardı ama ben her zaman söylediğim şeyi söyleyeceğim ve şu paragrafı paylaşacağım, iftar sofralarındaki tuzak; İftar zamanında, oruçlu kimse helal olan yiyeceklerden de tıka basa yememelidir. Doğrusu Allah katında, tıka basa helal yiyecekten doldurulan bir mideden daha çok buğza neden olan başka bir şey yoktur. Allah en çok —helal de olsa— midesini tıka basa doldurana buğzeder. Düşünün bir kez; adam gündüz yiyemediklerini akşam iftar vaktinde midesini tıka basa doldurarak yer ve içerse, Allah düşmanı olan şeytanı nasıl kovabilir ve ona güç kazandıran şehevi istek ve duygulara nasıl set çekebilir? Bu hiç mümkün olabilir mi? Ramazan ayında öyle yemek çeşitleri yapılır ve hazırlanır ki, önceki aylarda yenmeyen ve özlemi duyulan yiyecekler bile bu ayda ortaya dökülür; yemek çeşitleri adeta sergilenir.Böylece tüm yemek çeşitlerinden yenmiş olunur ki, bu da aslında istenmeyen bir şeydir. Çünkü oruç tutmanın asıl amacı; mideyi tıka basa doldurmamak, heva ile hevesin önüne geçmek ve şehevi duyguları kırmaktır. Böylece nefsin ve ruhun takva üzere halini sürdürebilmesine güç katmaktır. OYedikleriyle şehevi duyguları kabaracaktır; çünkü nefis, başka zamanlarda elde edemediklerini böylece bulmuş olmakta ve giderek kuvvet kazanmaktadır. Oysa böyle yapılmasaydı nefis daha çok azgınlaşmayacak ve insanın başını derde sokmayacaktı. Nefis, oruç ibadetiyle terbiye edilerek az yemek sonucu gemlenmiş olacaktı. Fakat bu yapılmıyor; aksine nefse güç katacak davranışlar sergileniyor. Oysa Ramazan ayı öncesindeki (itidalli) durum devam
Din
Oruç / Sırları ve Faziletiİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20141,699 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 45. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 23:53
Aylar önce ne düşünerek aldım bilmiyorum; kitaplığımda bir süredir beni bekliyordu ve sonunda okuma fırsatı bulabildim. Böyle bir şey bekleyerek almadığım kesinleşmiş oldu. Schwob tarafından, biyografinin bile bir edebi tür olarak görülerek, tarihin kıyısında köşesinde kalmış diyebileceğimiz karakterlerin hikayelerinin kurmaca haline getirildiği bir kitap. Zekice ve eğlenceli. Şurada doğmuş, burada yaşamıştır diye değil; şöyle düşünmüş, böyle hissetmiş şeklinde yazılmış; gerçekten de büyük oranda kurmaca. Ben bir yandan normalde kim olduklarına baktım, bir yandan da kitaptaki halini okudum. Benzerlikler ve farklılıkları takip etmek keyifliydi. Borges, Calvino ve Virginia Woolf gibi yazarları çok etkilediği söyleniyor. Mitolojiyi ve farklı fikirleri seviyorsanız hoşunuza gidecektir.
Hayali HayatlarMarcel Schwob · İthaki Yayınları · 202511 okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Yapıtlarıyla, 19. yüzyıl Rus klasikleri arasında Avrupa'da (bu arada bizde de) en önce çevrilen ve tanınanlardan biri olmuştur. İlk Aşk ve Arefe'den Duman ve ham Toprak'a pek çok nitelikli öykü, uzun öykü ve roman yazmış olmasına karşın, Turgenyev adı günümüzde de, 1862'de yayımlanan ve geleneksel otoritelerin tümünü birden hiçleyişin simgesine dönüşen oğul Bazarov tipini yarattığı Babalar ve Oğullar romanıyla özdeşleşmiş gibidir.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 102. kitabı
Seyyid Ahmed Arvasi / Manevi Yönelişler.  Eğitimci, yazar, şair, Türk İslâm Ülküsü mütefekkiri Seyyid Ahmed Arvasi, 15 Şubat 1932 Pazartesi günü Ağrı ili Doğubayezid ilçesinde doğdu. Ailesi Van ili Bahçesaray ilçesine bağlı Arvas ( Doğanyayla) köyündendir. Babası Gümrük Müdürlüğünden emekli Abdülhakim Efendi, annesi Cevahir Hanım'dır. İlkokula Doğubayazıt'ta başlamış, ortaokulu Karaköse ve Erzurum'da okumuştur. Erzurum Erkek Öğretmen Okulu ve Erciş Öğretmen Okulundan mezun oldu. 1952 yılında Konya'nın Doğanbeyli kasabasında ilkokul öğretmen olarak göreve başladı. 1958 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Pedagoji bölümünü bitirdi. 27 yıllık öğretmenlik hayatında artık Öğretmen Liseleri ve Eğitim Enstitülerinde görev aldı. 1979 yılında Milliyetçi Hareket Partisi Büyük kongresinde genel idare kurulu üyeliğine seçildi. 12 Eylül 1980'den sonra tutuklanarak Mamak'ta hapsedildi. Hapisten çıktıktan sonra, 1988 yılında vefatına kadar gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Seyyid Ahmed Arvasi, büyük bir mütefekkir olmanın yanı sıra, gazetede köşesi olan bir yazardı da. Mamak zindanlarında, 12 Eylül  zulmünü bitirdikten sonra, vefatına kadar Türkiye gazetesindeki köşesinde okuyucularıyla buluşmuştur. Manevi Yönelişler adını verdiği bu eserinde, gazetedeki köşesinde yazdığı, daha çok günlük dini konuların içeren yazılardan meydana gelmektedir. Takvimin üç aylar dedi, Recep, Şaban, Ramazan ayları süreci, takip edilerek Recep ve Şaban ayının önemi vurgulanarak Ramazan, Oruç, Kadir Gecesi, diğer mübarek geceler, Kur'an okumanın önemi, zekat, Fitre, Fidye konuları, Bir Müslümanın Ramazan'da yaşadığı ruh hali yazarın heyecanlı üslubu ile okuyucuya aktarılmaktadır. Arefe gününün yalnızca kurban bayramının önceki gününe denildiğini öğrendiğimiz kitapta, Hac ve kurban farizası hakkında da dini
Manevi YönelişlerSeyyid Ahmet Arvasi · Burak Yayınevi · 199823 okunma