Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
"Şems-î Tebrîzî" Gerçek ismi ve ismini nasıl değiştirdiği ile ilgili bir iki cümle paylaşarak başlamak isteriz. Asıl adı Mevlana Muhammed olan Şems-î Tebrîzî’, Şems sûresinin anlamından etkilenerek ismini Şems yani Güneş olarak değiştirmiştir. Şems, doğduğu yerde tarîkat pîrleri tarafından “Kâmil-i Tebrîzî”, gezgin bir derviş
Reklam
Mevlânâ Hazretleri’nin oğlu Sultan Bahâeddin Veled, şu hâtırasını nakleder: “Bir gün bana büyük bir ruh bezginliği ve iç sıkıntısı gelmişti. Beni bezgin ve sıkıntılı gören babam: –Birinden mi incindin de böyle sıkıldın? dedi. Ben de: –Bilmiyorum ki bu ne hâldir? dedim. Babam kalkıp eve gitti, bir müddet sonra baktım ki kurt postunu çevirip başına geçirmiş, çocukları korkuttukları gibi: “Bu! Bu! Bu!” diyerek yanıma geliyor. Babamın bu hoş hareketi sebebiyle beni bir gülme tuttu ki anlatamam. Hemen yere kapanarak ayaklarını öptüm. Babam: -Bahaddin! Eğer bir güzel ve latif sevgili sana sıkı sıkıya bağlansa, dâima seninle şaka, şenlik etse ve birdenbire yüzünün şeklini değiştirip gelse ve sana “Bu! Bu! Bu!” dese ondan hiç korkar mısın? buyurdu. Ben de: –Hayır, korkmam dedim. Bunun üzerine babam: –Seni sevindiren, seni sevinç ve neşe içinde tutan sevgili, seni üzen ve kendisinden sıkıntı duyduğun aynı sevgilidir. Hep O’dur, hep O’ndandır ve hep O’ndan feyizlenirsin. O hâlde niçin boş yere üzgün duruyor, sıkıntının elinde âciz kalıyorsun? buyurdu. Babamın bu hareketi ve sözleri üzerine derhal hâlim değişti, taze gül gibi açılıp ferahladım. Ömrüm boyunca da başka gam yüzü görmedim ve üzülmedim, dünyanın gamı kederi yanıma yaklaşmadı.” (Ahmed Eflâkî, Ariflerin Menkıbeleri, trc. Tahsin Yazıcı, İstanbul 1973, I, 265-266) (Dr. Murat Kaya, Ebedi Yol Haritası İslam, Erkam Yay.)
790 syf.
7/10 puan verdi
·
Beğendi
Doğru bilinen yanlışlar... !!!
Mevlana hakkında ne biliyoruz? Önce defalarca düzeltilmesine rağmen yanlış bir bilgiyle başlayalım. “Gene gel, gene gel! Her ne olursan ol, gene gel! Kâfir isen de, Mecûsî isen de, putperest isen de gene gel. Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değil; Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da gene gel!” Bu dizeler Mevlana Celaleddin Rumi’ye atfedilir, ama
Mevlana
MevlanaFranklin Lewis · Kabalcı Yayınevi · 201013 okunma
Sen Nesin Böyle...
Mevlana Hazretleri "Şems-i Tebrizi'nin ayağı ruhlahların başları üzerinde idi. Onun ayağının bastığı yere ayağını basma, başını koy." Ve başka bir yerde de: Şiir: "Aşk delidir, biz delinin delisiyiz. Nefis emmaredir, biz emmarenin emmaresiyiz," buyurdu.
Selamünaleyküm Hayırlı Sabahlar Hayırlı Cumalar...
(17) Hikâye: “Bunları aklı başında olanlardan başkası düşünmez bile” âyetinin erbabı olan has müritler şöyle rivayet ettiler ki. Seyyid hazretlerinin ömrü sona erince ve öteki dünyaya hareketi yaklaşınca, hizmetçisine bir desti sıcak su hazırlamasını emretti. Hizmetçi (biraz sonra gelip): “Suyu ısıttım” deyince Seyyid: “O halde git kapıyı muhkemce kapa ve daşarıda, garip Seyyid dünyadan göçtü, diye bir sala ver” dedi. Hizmetçi: “Ben de ne yapacak diye başımı ibadethanenin kapısına koyup gözetledim: Seyyid kalktı abdest aldı, gusletti, elbisesini, giydi, ecel kadehini içerek evin bir köşesinde kıvrıldı ve: “gökler temizdir, feleklerde olanların hepsi temizdirler. Temiz Rıhlar ve temiz ruhlu hepsi hazırlanmışlar. Ey bana bir emanet veren hâzır ve nazır Tanrı! lütfedip gel, bu emaneti benden al, “İnşallah beni sabredicilerinden bulursun ” diye bağırdı ve göçmeğe hazırlanıp, dedi: Şiir: “Ey dost, beni kabul et ve canımı al. Beni mest edip her iki dünyadan al götür. Sensiz hep ne ile gönlüm rahat ediyorsa içime ateş koy, benden onu al” Ve canını Tanrı’ya teslim etti diye anlattı. Bunun üzerine hizmetçi çığlık kopararak elbiselerini yırttı. Seyyid’in ölüm haberi Sâhib Şem-seddin’e ve ilerigelenlere ulaşır ulaşmaz fer-yadedip saçlarını yolarak geldiler. Kayseri (Dâru’l - fath) nin bütün büyük ve küçükleri başlarını açtılar. İman ehli hakkında yaptıkları gibi, hafızlar Kur’an okuyarak, şeyhler zikrederek, bilginler sarıkları perişan bir vaziyette ve okuyucular sela vererek Seyyid’i kendi mübarek mezarlığına gömdüler.
Reklam
Selamünaleyküm hayırlı sabahlar...
“Benim yüreğim ve canım Tanrı’yi görmek uğruna ipliğe döndü. Bundan sonra bana bir ip ucu göründü” Güç yolları aştık, sonuna ulaştık. Kendi halkımıza da yolları kolaylaştırdık (Mesnevi, c. III, s. 167/2947)
“Senin dışında, dünyada her ne varsa yoktur. Her aradığını kendinde ara. Çünkü her aradığın sendedir.”
Kendisini bu makama ulaştıran bu ulu kişinin sohbeti ile daha iyi, yüce olmak, en olgunluk derecelerine ulaşmak ve ilerlemek istiyordu. Bu arzu ile senelerce takatini tüketircesine dünyayı dönüp dolaştı, seyahatler etti. Nihayet bundan dolayı kendisine “Şems-i Perende Uçan Şems” adını verdiler.
Rubai: "Bir kase ayranım oldukça onu içerim Şunun bunun kasesi ve kesesi ile bağlanmam. Fakirlik ve zaruret ölümle beni tehdit etse de yine hürriyetinıi kulluk mukabilinde satamam."
Reklam
“O, bu dünyada zamanın piri değil, doğru yolun piridir. Tanrı doğruyu daha iyi bilir. “(Mesnevî, C. VI, s. 510/4124, 4121)
Yine bir gün Seyyid buyurdu ki: Bir adamın şu üç halin dışında daha fazlasını istemesi, münasebetsizliktir. Bu üç halden birincisi: her yemekten kâfi gelecek kadar istemek, ikincisi: kendini soğuk ve sıcaktan muhafaza edecek kadar elbise giymek, üçüncüsü de: dünyaya maskara olmıyacak kadar yücelikten fazlasını istememektir.
Muhammed Diyâüddin'in [kaddesallahu sırrahû] ailesi dinine bağlı insanlardan oluşmaktaydı. Yakın çevresinde de zamanın büyük âlimleri yaşamaktaydı. O, bu nedenle âlimlerin, âriflerin, velilerin arasında büyüyüp yetişti. Bitlis, Muş ve Siirt o zaman doğunun en iyi medreselerinin bulunduğu bölgeydi.
Mevlânâ Şemseddin - i Teb-rizî’nin hikâyesi şöyledir: Şemseddin- i Tebrizî, Tebriz şehrinde sepet ve zanbil örücüsü Ebû Bekr-i Tebrizî’nin müridi idi. Ebû Bekr - i Tebrizî velilikte ve kalb sırlarım bilmede zamanın bir tanesi idi. Şemseddin-i Tebrizî hazretlerinin makamı ve mertebeleri o dereceye ulaşmıştı ki artık bunlarla kanaat etmiyor, daha yüksek bir makam arıyordu.
Mevlananın Kedisi/ Can AYDOĞMUŞ
Mevlana Oğluna Der ki; Bahaeddin! Eğer daima cennette olmak istersen,herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma! Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!
146 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.